Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2019/4821 E. 2022/14023 K. 29.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/4821
KARAR NO : 2022/14023
KARAR TARİHİ : 29.11.2022

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : İcbar suretiyle irtikap
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Dosya kapsamına göre suç tarihinde … İlçe Devlet Hastanesinde kadın doğum uzmanı olarak görev yapan sanığın, hamile olan şikayetçi …’yı muayene edip ameliyat için gün verdikten sonra cebinden zarf çıkararak bıçak parası olarak içerisine 500 TL para koyup ameliyattan önce eşinin kendisine getirmesini istediği, şikayetçinin durumlarının olmadığını söylemesi üzerine sanığın size 250 TL de olur dediği, şikayetçinin de bu konu hakkında sanıkla anlaşma yapmadan durumu eşi …’ya bildirmesi üzerine birlikte önce hastanenin başhekimine konu ile ilgili başvurdukları, başhekim …’un tarafları savcılığa yönlendirmesi üzerine katılan …’in savcılığa müracaat ettiği, suçüstü yapılmasını sağlamak amacıyla savcılık tarafından seri numaraları alınmış 250 TL’nin sanığa verilmek üzere katılana teslim edildiği, katılanın sanığın … yerine gittiği ve sanıkla görüşüp parayı verdikten sonra dışarı çıktığı, koridorda bekleyen kolluk görevlilerince katılana sanığın parayı alıp almadığının sorulduğu, katılanın sanığın parayı alarak elindeki kağıtların arasına koyduğunu söylemesi üzerine kolluk görevlilerinin sanığın bulunduğu odaya girdiği ve bu sırada sanığın elinde bulunan kağıtları masanın üzerine bıraktığı, görevlilerce masanın üzerindeki evrak kontrol edildiğinde daha önceden seri numaraları alınmış paraların ele geçirildiği somut olayda; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30/03/2010 tarihli ve 2009/5-167-2010/70 sayılı Kararında da açıklandığı üzere, icbar suretiyle irtikap suçunda mağdurun iradesini baskı altında tutmaya elverişli olmak koşuluyla, doğrudan doğruya veya dolaylı biçimde yapılan her türlü zorlayıcı hareketin icbar kavramına dahil olduğu, manevi cebirin, belli bir şiddete ulaşması, ciddi olması, mağdurun baskının etkisinden kolaylıkla kurtulma olanağının bulunmaması gerektiği, mevcut delil durumuna
ve olayın oluş şekline göre sanığın öğreti ve uygulamada kabul edildiği üzere Yasa’nın öngördüğü anlamda icbar boyutuna varan bir davranışı bulunmadığından cebri irtikap suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, bu itibarla sübut bulan fiilinin suç tarihine nazaran görevinin ifasıyla ilgili olarak yapması gerekli bir işi yapmak için menfaat sağlamak suretiyle rüşvet alma niteliğinde olduğu ancak taraflar arasında gerçek iradeye dayalı bir rüşvet anlaşması gerçekleşmediğinden sanığın eyleminin rüşvet almaya teşebbüs suçunu oluşturacağı gözetilmeden yanılgılı değerlendirme ile cebri irtikap suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
Mağdurun ekonomik durumu araştırılmaksızın sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 250/4. maddesinin uygulanması,
Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı Kararının 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK’nın 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Yüklenen suçu TCK’nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında, aynı Kanun’un 53/5. maddesi gereğince, ayrıca, cezasının infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 29/11/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.