Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2019/488 E. 2023/707 K. 07.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/488
KARAR NO : 2023/707
KARAR TARİHİ : 07.02.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zimmet
HÜKÜM : Mahkumiyet (sanık … hakkında), beraat (sanık … hakkında)

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Katılan vekili 18/02/2016 havale tarihli dilekçesiyle sanıklar hakkında verilen hükümleri temyiz etmiş ise de; daha sonra vermiş olduğu 21/03/2016 havale tarihli dilekçesiyle temyiz isteminden vazgeçtiği anlaşılmakla, incelemenin müdafiinin sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Suç tarihinde Alaca Merkez ve Köylere Hizmet Götürme Birliği tahakkuk memuru olarak görev yapan sanık …’in, Evci barajından yapılan sulama hizmeti karşılığı senede bağlanan ve sulama teknisyeni … tarafından çiftçilerden tahsil edilip kendisine verilen 2010 ve 2011 yıllarına ait toplam 63,885.00 TL’yi birliğin banka hesaplarına intikal ettirmeyip uhdesinde bulundurduğu kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiş ise de; sanığın suçlamayı kabul etmemesi, sanık müdafiinin bilirkişi raporunun birliğe borcu olan tanık beyanlarına göre hazırlandığı, olanların da borçtan kurtulmak için ödedikleri yönünde beyanda bulundukları, sulama bedellerinin gerçekten tahsil edilip edilmediği ve ne şekilde tahsil edildiğinin araştırılmadığı şeklindeki savunmaları ile Alaca Kaymakamlığının 29.01.2013 tarihli yazısında sanıkların çiftçilerin birliğe olan borçlarını yetkisiz olarak elden aldıklarının belirtilmiş olması karşısında; maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer kalmayacak şekilde ortaya çıkarılması ve suç vasfının tayini için öncelikle sulama hizmeti ödemelerinin nasıl yapılması gerektiği, bu konuda kimlerin görevlendirildiği ve görevlerinin kapsamı, sanığın fiilen para tahsili ile görevlendirilip görevlendirilmediği hususlarının kurumdan sorulup, sulama hizmeti ödemelerine ilişkin tahsilat makbuzlarının, senetlerin kaydedildiği defter ve Birlik’teki diğer tüm kayıt ve belgelerin getirtilerek dosyanın kül halinde Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşacak yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilerek, sanığın tüm savunmalarını irdeler şekilde uhdesinde kalan Birlik parası bulunup bulunmadığı ile varsa miktarını belirleyen rapor alınmasından sonra hukuki durumunun ve suç vasfının takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanık hakkında TCK’nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken, söz konusu maddenin 1. fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlar ve aynı Kanun’un 3. maddesinin 1. fıkrasındaki “Suç işleyen kişi hakkında fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur” şeklindeki yasal düzenlemeler ile dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, olayın oluş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı ve kastının yoğunluğu hususları göz önüne alınarak temel cezanın hak ve nesafete uygun bir şekilde belirlenmesi gerekirken, TCK’nın 3/1. maddesindeki orantılılık ilkesine aykırı olarak alt sınırdan fazlaca uzaklaşılarak tayin edilmesi,
Yüklenen suçu TCK’nın 53/1-a madde-fıkra-bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında, 53/5. maddesi uyarınca, ayrıca, cezasının infazından sonra işlemek üzere hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
Kanuna aykırı, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca hükmün BOZULMASINA 07/02/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.