YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/558
KARAR NO : 2019/3021
KARAR TARİHİ : 13.03.2019
Görevi kötüye kullanma suçundan sanıklar … ve …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 257/2, 43/1, 62, 50/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 3.740,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmalarına dair Antalya 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 20/05/2014 tarihli ve 2012/64 esas, 2014/516 sayılı Kararının;
01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenlemeye ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun “Zaman bakımından uygulama” başlıklı 7. maddesine nazaran öncelikle lehe Kanunun tespit edilerek uygulama yapılması gerekmesi karşısında, sanıkların üzerlerine atılı suça konu eylem tarihinin 30/07/2004 olduğu ve yargılama konusu görevi kötüye kullanma suçunun 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, bu itibarla mahkûmiyet hükmünün verildiği 20/05/2014 tarihi itibarıyla dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu dikkate alınmadan sanıkların mahkûmiyetlerine dair yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 17/12/2018 gün ve 94660652-105-07-14892-2018-Kyb sayılı Kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile Daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdi kılınmakla gereği düşünüldü:
03/07/2004 ile 24/06/2006 tarihleri arası … Sitesi Konut Yapı Kooperatifi yönetim kurulu üyesi olan sanıkların görev yaptıkları dönemde kooperatifin amacına ulaşarak tasfiye kararı alınmasına rağmen tasfiye işlemlerini sonuçlandırmadıkları ve kura çekimi sonucu belli olan bağımsız bölümleri sahiplerine teslim etmeyerek devam eden dönemde oluşan kooperatife ait borçlardan dolayı icra takiplerine maruz kalmalarına ihmali davranışlarıyla sebep oldukları iddia ve kabul edilen olayda; sanıkların ihmali davranışlarının niteliği gereği görev yaptıkları süre boyunca devam ettiği ve 24/06/2006 tarihli genel kurulda yeni yönetimin seçilmesiyle görev sürelerinin sona erdiği nazara alındığında suç tarihinin 24/06/2006 olduğu, bu tarihte yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nın 257/2. maddesinde düzenlenen ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı ile aynı Yasanın dava zamanaşımını düzenleyen hükümleri birlikte değerlendirildiğinde mahkumiyet kararlarının verildiği tarihte zamanaşımı sürelerinin gerçekleşmediği anlaşıldığından
Antalya 5. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 20/05/2014 tarihli ve 2012/64 esas, 2014/516 sayılı Karara yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİNE, 13/03/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.