YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/6670
KARAR NO : 2023/266
KARAR TARİHİ : 17.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Edimin ifasına fesat karıştırma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.02.2013 tarihli ve 2012/1006 Soruşturma, 2013/111 Esas, 2013/30 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 236 ncı maddesinin 2 nci fıkrasının (e) bendi delaletiyle 236 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.05.2014 tarihli ve 2013/41 Esas, 2014/119 sayılı Kararı ile sanık hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 236 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri lehe hükümlerin uygulanmamasına, delillerin takdir ve değerlendirilmesinde hata yapıldığına ayrıca bilirkişi raporunun içeriği ile bu rapor kendisine tebliğ edilmeden, rapora karşı diyecekleri sorulmadan hüküm kurulmasına ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Tüm dosya kapsamından; sanığın … İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün 2011-2012 eğitim öğretim yılı için … ve … köylerinden Yörükkaracaören İlköğretim Okuluna taşımalı eğitim amacıyla yapılan hizmet alımı ihalelerini … Taşımacılık adına kazanarak öğrenci taşıma işine başladığı, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile … Taşımacılık arasındaki tüm ihale evrakı ve tutanaklar temin edilerek incelendiğinde, … Taşımacılık yetkilisinin … olduğu ancak 07.05.2010 tarihinde … 1. Noterliği aracılığı ile …’ ın oğlu olan sanık …’a vekalet verdiği, … Taşımacılığın tüm işlemlerini vekaleten sanık …’ın takip ettiği ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile … Taşımacılık arasındaki 2011-2012 eğitim öğretim yılı için yapılan ihaleye de sanık …’ın katılıp ihaleyi kazanarak Yörükkaracaören İlköğretim Okulu ile … ve … köyleri arasındaki öğrenci taşımacılığı hizmetine başladığı, yüklenici … Taşımacılık ile … İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü arasında 15.09.2011 tarihinde imzalanan hizmet alımına ait sözleşmedeki şartlara aykırı olacak şekilde, servis araçlarının sabahleyin veya okul çıkışında bazen hiç gelmediği bazen sözleşmede yer alan servis aracından farklı kapasite ve özellikteki servis aracı ile öğrencilerin taşındığı yine araçların kapasitesi üzerinde öğrenci taşındığı bazen de sözleşmede belirtilen şoförler dışında başka şoförlerin servis şoförlüğü yaptıklarının tespit edilerek … İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından 23.03.2012 ve 09.05.2012, Yörükkaracaören İlköğretim Okulu öğretmenleri ve idaresi tarafından 19.03.2012, 02.04.2012, 25.04.2012, 07.05.2012, 10.05.2012, 14.05.2012 tarihlerinde, … köyü muhtarı tarafından da 13.02.2012 tarihinde tutanakların düzenlendiği ayrıca yüklenici firmanın 2012 yılı Mayıs ayı içerisinde öğrenci taşımacılığı yaparken tek taraflı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiği ve bunun sonucunda … İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün sözleşmeyi feshettiği, sözleşmeye aykırılık bulunup bulunmadığı, eylemlerin isnat edilen suçun sübutu için yeterli olup olmadığına dair dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği ve 25.03.2014 tarihli bilirkişi heyeti raporunda sanığın ihale kararında veya sözleşmede belirtilen şartlara uygun olarak hizmet vermediği ve edimin ifasına fesat karıştırma suçunun unsurları itibarıyla oluştuğu yönünde görüş bildirdiği, sanık ile … İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü arasında hizmet alımına ait sözleşmenin 14, 16 ve 25 inci maddelerinde yüklenici firmanın sözleşmede belirtilen araçtan farklı bir araçla taşıma yapması gereken hallerde durumu idareye bildirmesi gerektiği yönünde hüküm bulunduğu ancak firmanın söz konusu tarihlerde okul idaresine veya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne herhangi bir bildirimde bulunmadığı, … Taşımacılığın yetkilisi olan sanık …’ın hizmet niteliğindeki edimini ihale kararında veya sözleşmede belirtilen şartlara göre vermediği, verilen hizmetin de eksik verildiği kabul edilerek, sanığın üzerine atılı edimin ifasına fesat karıştırma suçunu işlediğinin sabit olduğu gerekçesiyle mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Dosya kapsamında bulunan 25.03.2014 tarihli bilirkişi heyeti raporuna ilişkin olarak; 15.05.2014 tarihli celsede bilirkişi raporunun okunduğu ve sanığın mazeretsiz olarak duruşmaya katılmadığının anlaşılması karşısında bahse konu raporun sanığa tebliğ edilmesinde zorunluluk bulunmamaktadır.
2. 5271 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin üçüncü fıkrasındaki “Bilirkişi raporunda ve sözlü açıklamaları sırasında çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hususlar dışında açıklama yapamaz; hâkim tarafından yapılması gereken hukukî nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamaz” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak hakim tarafından yapılması gereken hukuki nitelendirme ve suç vasfının belirlenmesine yönelik görüş bildiren bilirkişi heyeti raporunun hükme esas alınamayacağının gözetilmemesi,
3. 5237 sayılı Kanun’un 236 ncı maddesinde edimin ifasına fesat karıştırma halleri yasa koyucu tarafından tahdidi olarak sayılmış olup, maddede sayılan seçimlik hareketlerin ya da faillik durumunun genişletilmesinin anılan Kanun’un 2 nci maddesindeki kanunilik ilkesine aykırılık teşkil edeceğinde bir kuşku bulunmadığından, her ne kadar bir kısım öğretide özgü suç olarak kabul edilmese de madde metni gerekçesiyle birlikte incelendiğinde; 2 nci fıkranın (a) ve (b) bentlerinde yüklenici konumundaki kişiler ve temsilcileri ile edimin ifası sürecinde görev alan ilgili kamu görevlileri, (c), (d) ve (e) bentlerinde ise edimin ifası sürecinde görev alan ilgili kamu görevlileri suçun faili olabileceğinden, dolayısıyla söz konusu suçun özel faillik niteliği taşıyan kimselerce işlenebileceğinde bir tereddüt bulunmadığının kabulü gerektiğinden, 5237 sayılı Kanun’un 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrasına göre özgü suç niteliğinde olan ve aynı Kanun’un 236 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca edimin ifası sürecinde görev alan kamu görevlisi tarafından işlenebilen edimin ifasına fesat karıştırma suçuna iştirak eden diğer kişilerin azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilecekleri, somut olayda ise kamu görevlileri hakkında açılmış bir dava bulunmadığı, faili olmayan suçta şeriklik de mümkün olamayacağından sanığın eylemlerinin edimin ifasına fesat karıştırma suçunu teşkil etmeyeceği gözetilmeden atılı suçtan beraat kararı verilmesi yerine yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de;
Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesiyle ilgili yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Mahkumiyet hükmü kurulan sanık hakkında 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun 27 nci maddesi gereğince yasaklama kararı verilmemesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.05.2014 tarihli ve 2013/41 Esas, 2014/119 sayılı Kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.01.2023 tarihinde karar verildi.