Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2019/8582 E. 2022/14781 K. 22.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/8582
KARAR NO : 2022/14781
KARAR TARİHİ : 22.12.2022

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ : Basit zimmet, kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği
HÜKÜM : Zincirleme nitelikli zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçlarından mahkûmiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Tayin olunan cezaların ayrı ayrı miktarına nazaran yasal koşulları bulunmadığından sanık müdafii Av. …’nun süresinden sonra da vaki duruşma talebinin 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 318. maddesi uyarınca REDDİNE ve incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
15/01/2010 ilâ 10/12/2012 tarihleri arasında … Ticaret ve Sanayi Odasında (Oda) Dış İlişkiler Sorumlusu ve Proje Koordinatörü olarak görev yapan sanığın, Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı ile Oda arasında yapılan protokol gereği, hizmet alımı ve yapım işlerinde kullanılması amacıyla, ajans tarafından hibe edilmek suretiyle Odanın … … şubesi hesabına yatırılan paraları, tek imza ile para çekme yetkisi bulunmadığından, 25/05/2012, 15/08/2012 ve 18/09/2012 tarihlerinde Odaya ait antetli kağıtları, Oda yönetim kurulu başkanı olarak görev yapan … ve Oda genel sekreteri Aydın Ekmekçi adına imzalayarak, ödeme yapılması için … … şubesine ibraz ettiği ve banka tarafından ödenen toplam 9.800,00 TL’yi alarak uhdesinde bulundurduğu iddia ve kabul edilen somut olayda; Ticaret ve Sanayi Odalarının kuruluş ile işleyişini düzenleyen ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 5174 sayılı Kanun’un odanın gelirleri başlıklı 23. maddesinin (g) ve (f) bentleri uyarınca odaların gelirleri arasında bağış ve yardımlar ile sair gelirlerin de bulunduğu, aynı Kanun’un odalarda ehliyet, temsil ve imza yetkisi başlıklı 11. maddesinde yer alan “Odayı, yönetim kurulu başkanı ile en az bir yönetim kurulu üyesinin veya genel sekreterin ortak imzaları bağlar” şeklindeki düzenleme uyarınca Odanın temsil ve ilzamında proje koordinatörü olan sanığın herhangi bir görevinin bulunmadığı, Oda tarafından … … Şube Müdürlüğüne yazılan 17/01/2012 tarihli yazıda adı geçen projelerle ilgili Odaya ait hesaplarda yetkili kılınacak kişiler arasında yönetim kurulu başkanı, yönetim kurulu üyesi ya da genel sekreteri olmayan sanığın da gösterilmesinin 5174 sayılı Kanun’un 11. maddesine aykırı olduğu ve sanığın …’a hitaben düzenlenen suça konu Odaya ait antetli kağıtları imzalama yetkisinin bulunmadığı, bu belgelere istinaden banka tarafından yapılan ödemelerde yasal tevdi unsurunun gerçekleşmediği anlaşılmakla, sanığın eyleminin zincirleme olarak nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek zincirleme nitelikli zimmet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması,
Odanın, … … şubesinde bulunan parasını çekebilmek için Oda başkanı ve genel sekreterinin imzalarını taklit ederek Odaya ait antetli kağıtları düzenleyip bankaya ibraz eden ve banka tarafından bu sahte belgelere istinaden kendisine ödeme yapılan sanığın eyleminin, anılan belgeleri düzenleme yetkisinin bulunmaması karşısında, TCK’nın 204/1. maddesinde düzenlenen suça uyduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
Sanık hakkında nitelikli zimmet suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünde TCK’nın 43. maddesi uyarınca 1/4 oranında yapılan artırım sırasında hesap hatası sonucu 8 yıl 16 ay 15 gün yerine 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle fazla ceza tayini,
Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı Kararının 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK’nın 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca hükümlerin BOZULMASINA 22/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.