Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2019/8911 E. 2023/343 K. 23.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/8911
KARAR NO : 2023/343
KARAR TARİHİ : 23.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇLAR : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma, kamu görevlisinin ticareti, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu’na (3628 sayılı Kanun) aykırılık
HÜKÜM : Beraat

Polatlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.10.2013 tarihli ve 2011/175 Esas, 2013/561 sayılı Kararının, katılan … suçtan zarar gören vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere “suçtan zarar görme” kavramının “suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali” olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesine göre sanığa isnat edilen görevi kötüye kullanma ve kamu görevlisinin ticareti suçlarından doğrudan zarar görmeyen Hazinenin kamu davasında katılma ve temyiz hakkının bulunmadığı anlaşılmıştır.
5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre 3628 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Kanun’un değişiklik öncesindeki 18 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.
Sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma, kamu görevlisinin ticareti ve 3628 sayılı Kanun’a aykırılık suçlarından kurulan beraat hükümlerinin; hüküm tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden Hazinenin 3628 sayılı Kanun’a aykırılık, … Genel Müdürlüğü vekilinin ise tüm suçlardan kurulan hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Polatlı Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.04.2011 tarihli ve 2011/1003 Soruşturma, 2011/380 Esas, 2011/121 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında gerçeğe aykırı bildirimde bulunma suçundan 3628 sayılı Kanun’un 12 nci maddesi, görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve kamu görevlisinin ticareti suçundan aynı Kanun’un 259 uncu maddesi uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Polatlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.10.2013 tarihli ve 2011/175 Esas, 2013/561 sayılı Kararı ile sanık hakkında kamu görevlisinin ticareti suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi, görevi kötüye kullanma ve 3628 sayılı Kanun’a aykırılık suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.PTT Genel Müdürlüğü vekili, atılı suçlar sübut bulmasına karşın delil yetersizliği sebebiyle beraat kararları verilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle hükümleri temyiz etmiştir.
2.Hazine vekili, eylemler sübut bulduğu halde usul ve yasaya aykırı şekilde beraat hükümleri kurulduğu gerekçesiyle hükümleri temyiz etmiştir.
III. GEREKÇE
1.Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 259 uncu maddesi ve 3628 sayılı Kanun’un 12 nci maddesi uyarınca belirlenecek cezaların üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 23.11.2011 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle görevi kötüye kullanma ve kamu görevlisinin ticareti suçları yönünden Hazine vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Polatlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.10.2013 tarihli ve 2011/175 Esas, 2013/561 sayılı Kararına yönelik katılanlar vekillerinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2023 tarihinde karar verildi.