Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2019/9439 E. 2023/344 K. 23.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/9439
KARAR NO : 2023/344
KARAR TARİHİ : 23.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ : Zincirleme olarak rüşvet vermeye teşebbüs
HÜKÜM : Mahkumiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.09.2014 tarihli ve 2014/23870 Soruşturma, 2014/6919 Esas, 2014/492 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında zincirleme olarak rüşvet vermeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 252 nci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrası, 63 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.11.2014 tarihli ve 2014/254 Esas, 2014/243 sayılı Kararı ile sanık hakkında zincirleme olarak rüşvet vermeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 252 nci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına, 58 inci maddesinin birinci ve altıncı fıkraları uyarınca hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 63 üncü maddesi uyarınca gözaltında geçirdiği sürenin cezasından mahsubuna karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii 10.11.2014 havale tarihli temyiz dilekçesi ile verilen kararın hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Tüm dosya kapsamından; suç tarihinde polis olan şikayetçiler tarafından, sevk ve idaresindeki araç ile trafikteki diğer araçları tehlikeye düşürecek şekilde seyir halinde olduğu tespit edilen sanığın durdurulduğu, yapılan kontrollerde sanığın alkollü olduğu ve ehliyetinin üzerinde bulunmadığının tespit edildiği, hakkında idari işlem yapılacağını anlayan sanığın cebinden çıkarttığı 100,00 TL’yi ruhsat kabı içerisine koyarak şikayetçilere ibraz etmek suretiyle rüşvet vermeye teşebbüs ettiği, polis memurlarının sanığın eyleminin görüntülerini kayda aldıkları, sanık hakkında alkollü araç kullanması nedeniyle idari işlem yapıldığı ve ceza soruşturması açıldığı, şikayetçilerin ve sanığın ifadelerinin alındığı, neticesinde sanık hakkında üzerine atılı suçtan kamu davası açıldığı ve cezalandırılması yoluna gidildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık rüşvet verme eylemini birlikte görev yapan şikayetçilere yönelik aynı anda gerçekleştirmiş olsa da amacının hakkında yapılacak idari işlemi engellemek olması nedeniyle eyleminin hukuki anlamda tek fiil oluşturması karşısında, hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı gözetilmeden 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini,
Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı Kararının 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.11.2014 tarihli ve 2014/254 Esas, 2014/243 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2023 tarihinde karar verildi.