YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1075
KARAR NO : 2023/1174
KARAR TARİHİ : 15.02.2023
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : İhaleye fesat karıştırma, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Sanıklar haklarında ihaleye fesat karıştırma suçuna ilişkin eylemlerinin zincirleme hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle mahkumiyet, diğer suçlar yönünden beraat
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Hazine vekilinin sanıklar Hayrettin ve Hasbi hakkında verilen beraat hükümlerini temyiz ettiği gözetilerek yapılan incelemede;
Hazinenin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından doğrudan zarar görmediği, bu itibarla sanıklar hakkında bahse konu suçlardan verilen beraat hükümlerini temyiz hakkının bulunmadığı nazara alınarak, vekilinin bu suçlara ilişkin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 317. maddesi uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, incelemenin müdafilerin sanıklar … ve … hakkında zincirleme hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Hükümden sonra 24/10/2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 155/2. maddesinde tanımı yapılan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesinin ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü de gözetilerek, 6763 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanun’un 253. maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra, sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 15/02/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.