Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2020/2397 E. 2023/7898 K. 04.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2397
KARAR NO : 2023/7898
KARAR TARİHİ : 04.07.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2011/52 Esas, 2013/193 Karar
KATILANLAR : …, …, …
SUÇTAN ZARAR GÖRENLER : …, Tarım ve Orman Bakanlığı, Hazine
SUÇLAR : Zimmet
HÜKÜMLER : Sanık … hakkında açılan mükerrer davanın reddi, sanık … hakkında zimmet suçundan mahkûmiyet, diğer sanıklar hakkında zimmet suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEMYİZ EDENLER : Sanık … müdafii, suçtan zarar görenler Tarım ve Orman Bakanlığı ile Hazine vekilleri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İncelenmeksizin iade, onama
EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İncelenmeksizin iade, onama

Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.06.2013 tarihli ve 2011/52 Esas, 2013/193 sayılı Kararının sanık … müdafii ve suçtan zarar görenler Tarım ve Orman Bakanlığı ile Hazine vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazine ile Tarım ve Orman Bakanlığının kanun yoluna başvurma haklarının bulunması ve hükümlerin vekilleri tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (7417 sayılı Kanun) yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususları karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu’nun (3628 sayılı Kanun) değişiklik öncesindeki 18 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Hazinenin, 7417 sayılı Kanun’un 40 ıncı maddesiyle değişik 3628 sayılı Kanun’un 18 inci maddesinin ikinci fıkra hükmü uyarınca da Tarım ve Orman Bakanlığının başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandıkları kabul edilmiştir.
Sanıklar …, …, …, …, …, … ve … hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası uyarınca itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığından, aynı Kanun’un 264 üncü maddesi de gözetilerek katılanlar Hazine ve bakanlık vekillerinin temyiz isteklerinin itiraz mahiyetinde kabulü ile merciince değerlendirilip gerekli kararın verilmesi mümkün görülmüştür.
Sanıklar … ve … hakkında zimmet suçundan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.02.2011 tarihli ve 2011/278 Esas, 2011/419 Soruşturma, 2011/33 numaralı İddianamesiyle sanıklar …,… hakkında zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları, 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi, … hakkında 58 inci maddesinin tatbiki talebiyle kamu davası açılmıştır.
B. Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.06.2013 tarihli ve 2011/52 Esas, 2013/193 sayılı Kararı ile sanık … hakkındaki davanın 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası gereği reddine, sanık … hakkında zimmet suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci fıkrası, 248 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları gereğince hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Katılan bakanlık vekilinin temyiz istemi; duruşmadan haberdar edilmeden karar verildiğine, sanıklar hakkında görevi kötüye kullanma suçundan da dava açılmasına rağmen eylemleri zimmet suçu kapsamında kabul edilerek ayrıca ceza verilmemesinin yasaya aykırı olduğuna ve resen tespit edilecek diğer nedenlerle hükümlerin bozulması gerektiğine,
B.Katılan Hazine vekilinin temyiz istemi; sanıkların en üst sınırdan cezalandırılmalarına, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının kaldırılarak mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğine,
C.Sanık … müdafiinin temyiz istemi; sanık savunmaları, tanık beyanları, bilirkişi raporu ve dosya kapsamındaki deliller dikkate alınmadan karar verildiğine, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, sanığın atılı suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık …’in 2004-2008 yılları arasında kooperatifte kantin işleri ile görevli kooperatif memuru olduğu, 2006 yılında satılan ancak belge düzenlenmeyen ve muhasebe kayıtlarına intikal ettirilmeyen 6.061 litre motorin bedeli olan 13.576,64 TL ile büyük ve küçük tüpler bedeli 1.742,50 TL olmak üzere toplam 15.319,14 TL’nin diğer sanık … ile birlikte zimmetinde olduğu iddiasıyla açılan kamu davasında; sanık … hakkında Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinin 30.03.2010 tarihli ve 2009/6 Esas, 2010/85 sayılı Kararı ile zimmet suçundan mahkumiyetine karar verildiği ve bu kararın onanarak kesinleştiği, dava konusu eylemin onanarak kesinleşen dosyada sübut bulan eylemin teselsülü niteliğinde olduğu; sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin de uygulandığı gerekçesiyle sanık hakkında açılan kamu davasının reddine, sanık …’ın 2004-2008 yılları arasında kooperatifin süt toplama ve mazot satışı işi ile görevli kooperatif memuru olduğu, 2006 yılında satılan ancak belge düzenlenmeyen ve muhasebe kayıtlarına intikal ettirilmeyen 6.061 litre motorin bedeli olan 13.576,64 TL ile büyük ve küçük tüpler bedeli 1.742,50 TL olmak üzere toplam 15.319,14 TL, ayrıca 2008 yılına ilişkin olarak da 171,33 TL satış bedelli veteriner ilaç parası ile 2008 yılı Ocak ayından gelen 141,40 TL satış bedelinin zimmetinde olduğu kabul edilerek cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Gerekçeli karar başlığında ve ek tebliğnamede isimlerine yer verilen …, … ve … haklarında dava açılmadığı ve hüküm kurulmadığı anlaşılmıştır.
A. Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden
5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasında suçun zincirleme şekilde işlenmesi halinde cezanın 1/4’ten 3/4’üne kadar artırılabileceği öngörülmüş olup, zincirleme suç nedeniyle artırım yapılırken, aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki “Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur” şeklindeki yasal düzenleme uyarınca mağdur ve/veya fiil sayısı nazara alınıp, fiillerin süresi de gözetilerek benzer olaylarla karşılaştırıldığında failin fiili, eylem ile ceza arasındaki dengeyi bozmayacak şekilde, denetime imkan verecek biçimde yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek hakkaniyet ölçüleri ile bağdaşacak hakça bir zincirleme suç artırım oranı belirlenerek ceza tayin edilmesi, Ceza Genel Kurulunun 15.03.2016 tarihli ve 2014/10-847, 2016/128; 20.04.1999 tarihli ve 61-74 sayılı Kararlarında belirtildiği ve Ceza Dairelerinin süregelen uygulamalarında da kabul edildiği üzere, zincirleme suça dahil olan bir suçtan mahkumiyet kararı verilmiş ve bu karar kesinleşmiş ise zincirleme suça konu ikinci suçla ilgili olarak, Mahkemece; kesinleşen hükme konu eylem de göz önüne alınarak zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle hüküm kurulması, kesinleşen hükümdeki ceza, sonuç cezadan indirilerek yargılaması devam eden suça ilişkin cezanın belirlenmesinin gerekmesine göre; dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden inceleme konusu bu kamu davasına ilişkin eylemlerin Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/6 Esas sayılı dava dosyasındaki eylemlerden farklı olduğu, aynı teselsül ilişkisi içinde olsa bile bir kısım zimmet eylemleri nedeniyle açılmış bir kamu davasının veya verilmiş ya da kesinleşmiş bir hüküm bulunmasının diğer eylemlerin dava konusu yapılmasına engel olmayacağı, yargılama sonunda sabit görülen suçların cezalandırılabilirliğinin bu husustan bağımsız olarak ele alınması gerektiği nazara alınarak, yargılamaya devamla suç sabit görüldüğü takdirde, belirtilen ilkelere göre temel ceza belirlenip 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi uyarınca artırım yapıldıktan sonra, kesinleşmiş hükümdeki ceza miktarı mahsup edilmek suretiyle aradaki fark kadar ek cezaya hükmolunması yerine mükerrerlik nedeniyle davanın reddine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
B. Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden
Sanığın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre 13.03.2020 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmaktadır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.06.2013 tarihli ve 2011/52 Esas, 2013/193 sayılı Kararına yönelik sanık … müdafii, katılanlar Tarım ve Orman Bakanlığı ile Hazine vekillerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, sanık … yönünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.07.2023 tarihinde karar verildi.