Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2020/2685 E. 2023/6142 K. 09.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2685
KARAR NO : 2023/6142
KARAR TARİHİ : 09.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/263 Esas, 2013/284 Karar
SUÇ : İhaleye fesat karıştırma
HÜKÜM : Beraat

Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2013 tarihli ve 2013/263 Esas, 2013/284 sayılı Kararının suçtan zarar gören ve katılan Hazine vekilleri, katılan … ve O yer Cumhuriyet savcısının temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre ihaleye fesat karıştırma suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Milli Eğitim Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün vekili tarafından 7417 sayılı Kanun’un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu’nun (3628 sayılı Kanun) 7417 sayılı Kanun’un 40 ıncı maddesiyle değişik 18 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sincan Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.03.2008 tarihli ve 2007/20750 Soruşturma, 2008/1344 Esas, 2008/84 numaralı İddianamesiyle sanıklar … ve … hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 235 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a-1) bendi ile 235 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılmaları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Sincan 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.11.2008 tarihli ve 2008/66 Esas, 2008/230 sayılı Kararı ile sanık … hakkında eyleminin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ve sanık hakkında Sincan Kaymakamlığı’nın 25.09.2007 tarih 498/K-23 sayılı kararı ile soruşturma izni verilmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca davanın düşürülmesine, sanık … hakkında ise 5271 sayılı kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine hükmedilmiştir.
3.Dairemizin 28.05.2013 tarihli, 2012/5843 Esas, 2013/5808 sayılı Kararıyla sanık … hakkında kurulan beraat hükmünün onanmasına, sanık … hakkında kurulan hükmün ise “ceza davasının konusunun iddianamede belirtilen maddi vakıalarla sınırlı olması ve mahkemenin de iddianamede yazılı hukuki nitelendirme ile bağlı olmayıp, değişen suç niteliğine göre ek savunma hakkı tanımak suretiyle hüküm kurma imkanına sahip bulunması karşısında, 3628 sayılı Kanun’un 17. maddesinde belirtilen bir suçtan dolayı kamu davası açıldıktan sonra davanın yargılaması sırasında, suç niteliğinde değişme olsa dahi 4483 sayılı Kanun hükümlerine göre dava konusu suç için ilgili makamdan soruşturma izni alınmasına gerek bulunmadığı…” gerekçesiyle verilen düşürülme hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
4.Bozma üzerine yapılan yargılamada Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2013 tarihli ve 2013/263 Esas, 2013/284 sayılı Kararı ile sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Katılan Hazine vekilinin temyizi, sanık hakkında eksik araştırma ile hüküm kurulduğundan bozulmasına karar verilmesi taleplidir.
B.Katılan … vekilinin temyizi, sanık hakkında kurulan beraat hükmünün bozulması istemine dairdir.
C.Katılan …’un temyizi, sanık hakkında kurulan beraat kararının bozulması talebine ilişkindir.
D.O yer Cumhuriyet savcısının temyizi, sanığın üzerine atılı eylemin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğundan bu suçtan mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi nedeniyle verilen beraat kararının bozulmasına yöneliktir.
III. GEREKÇE
1.Sanığın yargılama konusu eyleminin sübutu halinde ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı, bu suçun düzenlendiği 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.Dosya kapsamına göre suç tarihinin 20.08.2007 olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2013 tarihli ve 2013/263 Esas, 2013/284 sayılı Kararına yönelik katılanlar … ve Hazine vekilleri ve katılan … ile O yer C.Savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.05.2023 tarihinde karar verildi.