Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2020/311 E. 2023/7005 K. 31.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/311
KARAR NO : 2023/7005
KARAR TARİHİ : 31.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/312 Esas, 2019/388 Karar
SUÇ : Zincirleme nitelikli zimmet
HÜKÜM : Değişen suç vasfına göre zincirleme basit zimmet suçundan mahkumiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2007 tarihli ve 2007/7189 Soruşturma, 2007/2503 Esas, 2007/212 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında zincirleme nitelikli zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 43 üncü ve 248 inci maddelerinin birinci fıkraları uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereği hak yoksunlukları, 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.02.2009 tarihli ve 2007/395 Esas, 2009/63 sayılı Kararı ile sanık hakkında, değişen suç vasfına göre icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 51 inci maddesinin birinci fıkrası gereği bu cezanın ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesine hükmolunmuştur.
3. 24.02.2009 tarihli hükmün O yer Cumhuriyet savcısı, katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 26.12.2012 tarihli ve 2011/2117 Esas, 2012/13576 sayılı Kararı ile sanığın savunması doğrultusunda makbuzlarda isimleri geçen kişilerin araştırılması ve tespit edilebilenlerin beyanlarının alınması sonrasında sanığın hukuki durumu ve suç vasfının belirlenmesi, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları ile 58 inci maddelerinin uygulanması ve lehe yasa değerlendirme yapılması gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.10.2013 tarihli ve 2013/107 Esas, 2013/314 sayılı Kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü ve 62 nci maddeleri ile 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası karşılığı 5.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir.
5. 31.10.2013 tarihli hükmün katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 15.03.2018 tarihli ve 2015/10147 Esas, 2018/1957 sayılı Kararı ile bozmaya uyularak ifadeleri alınan makbuz sahiplerinin beyanları doğrultusunda sanığın eylemlerinin basit zimmet suçuna uymasına karşın yazılı şekilde hüküm kurulmasının yerinde olmadığı, belirlenen makbuzlar yönünden inceleme yaptırılması ve zimmet suçuna konu miktarın tespit edilmesi amacıyla yeniden bilirkişi raporu alınması sonrasında hüküm kurulması gerektiği ve uygulamadaki hatalar nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
6. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.05.2019 tarihli ve 2018/312 Esas, 2019/388 sayılı Kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 248 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları uyarınca hak yoksunluklarına, 58 inci maddesi gereği tekerrür hükümlerinin uygulanarak cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine hükmolunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyizi, zimmet suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, çelişkili bilirkişi raporları olduğu ve eksik incelemeyle hüküm kurulduğu hususlarına dairdir.
III. OLAY VE OLGULAR
Saruhanlı İlçe Tarım Müdürlüğünde veteriner sağlık teknisyeni olan ve 14.03.2005 tarihli defterdarlık oluru ile sayman mutemedi olarak görevlendirilen sanığın, sayman mutemedi alındıları ile tahsil ettiği parayı saymanlık veznesine veya saymanlık banka hesabına yatırmadığı, bazı saymanlık mutemedi alındılarının dip koçanları üzerinde tükenmez kalemle değişiklik yaptığı ve kurumda kalan nüshalarla bu dip koçanlarının farklı olduğu ayrıca mükelleflere teslim ettiği alındı makbuzları ile kurum nüshaları arasında fark olduğu, bu suretle tahsil edilen paranın kurum hesaplarına eksik yatırıldığı, bu şekilde toplamda 15.730 TL’nin kurum hesaplarına yatırılmayarak mal edindiği iddiasıyla zincirleme nitelikli zimmet suçundan açılan kamu davasında, Mahkemece; sayman mutemedi alındı tutarlarının bir kısmının eksik bir kısmının hiç yatırılmaması suretiyle toplamda 15.395,70 TL’nin sanığın uhdesinde kaldığı kabul edilerek zincirleme basit zimmet suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
III. GEREKÇE
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemizin 15.03.2018 tarihli ve 2015/10147 Esas, 2018/1957 Karar sayılı bozma ilamı doğrultusunda, belirlenen makbuzlar yönünden zimmet tutarının tespitine ilişkin alınan 08.01.2019 tarihli bilirkişi raporunda zimmet tutarının 40 TL olarak belirlendiği nazara alındığında, bu tutarın suç tarihindeki ekonomik koşullara ve Dairemiz uygulamalarına göre, değer azlığı sınırında kalması nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 249 uncu maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.05.2019 tarihli ve 2018/312 Esas, 2019/388 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden ve dikkate alınan sair hususlar yönünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.05.2023 tarihinde karar verildi.