Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2020/3553 E. 2023/5993 K. 04.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3553
KARAR NO : 2023/5993
KARAR TARİHİ : 04.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/245 Esas, 2013/187 Karar
SUÇLAR : Basit zimmet
HÜKÜMLER : Basit zimmete teşebbüs suçundan mahkûmiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2012 tarihli ve 2012/29139 Soruşturma, 2012/19460 Esas, 2012/1154 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında iştirak halinde basit zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.06.2013 tarihli ve 2012/245 Esas, 2013/187 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında basit zimmete teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci ve 62 nci maddeleri uyarınca 2 yıl 9 ay 10’ar gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık … müdafiinin temyizi, inceleme sırasında nazara alınacak hukuka aykırılıklara,
2. Sanık … müdafiinin temyizi, sanığın zimmet kastı ile hareket etmediğine, suça iştirak ettiği kabul edilmemekle birlikte atılı suçtan yardım eden olarak sorumlu tutulması gerektiğine ve sanığın cezasından teşebbüs hükümleri uyarınca yapılan indirimin olayın oluşu ile uygun düşmediğine,
3. Katılan vekilinin temyizi ise eylemin nitelikli zimmet suçunu oluşturduğuna ve inceleme sırasında nazara alınacak sair nedenlere,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık …’ın suç tarihinde katılan kurumda depodan sorumlu memur olup taşınır kayıt ve kontrol yetkilisi olarak görev yaptığı, olay tarihinden önce kurum amiri tanık … tarafından …’ın depoda bulunan yazıcı kartuşlarını sattığı hususunda bilgi edinilmesi üzerine kurum güvenlik birimi çalışanlarına bilgi verilerek adı geçenin takip edilmeye başlandığı, olay tarihinde kırtasiyecilik yapan sanık …’in kullandığı …. plaka sayılı araçla kurum deposunun bulunduğu kısma girdiği, her iki sanığın toplamda 135 adet çeşitli nitelikteki kuruma ait yazıcı kartuşlarını araca yükledikleri, akabinde aracın kurumdan çıkış yaptığı sırada güvenlik görevlilerince durdurulduğu ve kolluk kuvvetlerine ihbarda bulunulduğu, kollukça tutulan tutanağa göre sanık … tarafından kullanılan aracın kapalı kasa kısmında suça konu kurum malzemesinin bulunduğu, böylece her iki sanığın iştirak halinde basit zimmet suçunu işlediği iddiasıyla haklarında kamu davası açıldığı ve yapılan yargılama sonucunda sanıkların eylemlerinin teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilerek basit zimmete teşebbüs suçundan cezalandırılmalarına karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Katılan kurumun depo memuru olan sanık …’ın görevi kapsamında koruma ve gözetimle yükümlü olduğu suça konu malzemeleri sanık … ile birlikte zimmetine geçirdiği anlaşılmış, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Özgü suç niteliğinde olan ve kamu görevlisi tarafından işlenebilen zimmet suçuna iştirak eden diğer kişilerin 5237 sayılı Kanun’un 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ancak azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilecekleri, kamu görevlisi olmayan sanık …’in kamu görevlisi olan …’ı azmettirdiğine dair dosya içerisinde delil bulunmadığı, bu haliyle atılı suçtan yardım eden olarak sorumlu tutulması ve hakkında 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden aynı Kanun’un 37 nci maddesi kapsamında müşterek fail sıfatıyla atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmek suretiyle fazla ceza tayini,
Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesiyle ilgili yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık … hakkında, aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, ek savunma hakkı tanınarak, ayrıca, cezasının infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasından yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.06.2013 tarihli ve 2012/245 Esas, 2013/187 sayılı Kararına yönelik sanıklar müdafileri ile katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.05.2023 tarihinde karar verildi.