Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2020/411 E. 2023/1177 K. 15.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/411
KARAR NO : 2023/1177
KARAR TARİHİ : 15.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ : Rüşvet almaya teşebbüs
HÜKÜM : Beraat

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.02.2012 tarihli ve 2011/13554 Soruşturma, 2012/770 Esas, 2012/50 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında rüşvet almaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 252 nci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.04.2013 tarihli ve 2012/107 Esas, 2013/101 sayılı Kararı ile sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısı ve katılan 17.05.2013 ve 04.06.2013 havale tarihli dilekçeleri ile; sanığın mahkumiyetine yeterli delilin bulunmasına rağmen beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle kararı temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde Adana Ulaştırma Bölge Müdürlüğüne bağlı Çamalan 2 nolu yol kenarı denetim istasyonunda denetim memuru olarak görev yapan sanığın katılanın sevk ve idaresindeki aracı durdurduğu, yapılan kontrolde aracın içinde …, …, … ve … isimli şahısların yolcu olarak bulunduğunun tespit edilmesi üzerine sanığın katılandan yolcu taşıma belgesi istediği, katılanın yolcu taşıma belgesi olmadığını ancak araçta bulunan şahısların akrabaları ve aynı yerde çalıştığı kişiler olduğunu beyan etmesi üzerine sanığın belgesiz yolcu taşımanın cezai işlem gerektirdiğini fakat 100 TL vermeleri halinde ceza yazmayacağını söylediği, katılanın bunu kabul etmemesi üzerine cezai işlem uygulandığı iddiasıyla açılan kamu davasında; Mahkemece yapılan değerlendirmede tanıklar …, … ve …’in sanığın görevli olduğu denetim istasyonunda çalıştıkları, alınan ifadelerinde olay günü sanık ile birlikte olduklarını, usulüne uygun şekilde cezai işlem yapıldığını, sanığın katılandan 100 TL para istemediğini beyan ettikleri, katılanın olayın hemen akabinde ihbar ve şikayette bulunmadığı, tanıklar …, …, … ve …’un alınan ifadelerinde sanığın katılandan 100 TL para istediğini beyan etmiş iseler de; bu şahısların katılanın yakınları oldukları ve beyanlarının objektif olarak değerlendirilemeyeceği, bu kapsamda katılan … tanıkların iddialarının soyut olduğu, başkaca maddi bir delil ile desteklenmediği ve delil durumu itibarıyla yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı kabul edilerek beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, O yer Cumhuriyet savcısı ile katılanın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.04.2013 tarihli ve 2012/107 Esas, 2013/101 sayılı Kararında O yer Cumhuriyet savcısı ve katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden O yer Cumhuriyet savcısı ve katılanın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.02.2023 tarihinde karar verildi.