YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4303
KARAR NO : 2023/1146
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Rüşvet vermeye teşebbüs
HÜKÜM : Açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması
suretiyle atılı suçtan mahkumiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereğince temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.03.2011 tarihli ve 2011/12235 Soruşturma, 2011/5321 Esas, 2011/325 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 252 nci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması ve hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.12.2011 tarihli ve 2011/190 Esas, 2011/549 sayılı Kararı ile sanık hakkında rüşvet vermeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 252 nci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddenin ikinci fıkrası ve 62 nci maddeleri uyarınca neticeten 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve bu kararın 24.01.2012 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
3.Gaziantep 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.06.2013 tarihli ve 2012/676 Esas ve 2013/419 sayılı Kararı ile sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediğinden bahisle 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası gereğince dosyanın ele alınması için ihbarda bulunulduğu, bunun üzerine dosyayı ele alan mahkemece 29.11.2013 tarihli ve 2013/365 Esas, 2013/329 sayılı Karar ile sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanarak sanığın rüşvet vermeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 252 nci maddesinin birinci fıkrası, 252 nci maddenin dördüncü fıkrası ve 62 nci maddeleri uyarınca neticeten 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; verilen kararın haksız olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Tüm dosya kapsamından; olay günü Çeşmeli Jandarma Karakol Komutanlığı görevlilerince yol kontrolü yapıldığı esnada sanığın abisine ait araç ile hareket halinde iken kontrol noktasına 80 metre kadar uzaklıkta aracın kontrolünü kaybettiği ve aracın yolun sağ tarafında bulunan şarampolün içerisine düştüğü, olaya müdahale eden görevlilerin sanıktan nüfus cüzdanı ve araç ruhsatını istedikleri, sanığın bu sırada görevli …’a yanındaki bayanın eşi olmadığını ve bu olay duyulduğunda zor durumda kalacağını, çekiciye ödeyecek parasının da bulunmadığını, “30 TL’yi alın hakkımda işlem yapmayın, çorba içersiniz” diyerek üzerinde bulunan 30 TL’yi görevli personele vermek istediği ve görevli personelin de rüşvet teklifini kabul etmediği somut olayda; sanık hakkında üzerine atılı suçtan kamu davası açıldığı ve cezalandırılması yoluna gidildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun’un, 05/07/2012 günü yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki rüşveti tanımlayan 252 inci maddesinin üçüncü fıkrasında “Rüşvet, bir kamu görevlisinin görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır” denilerek sadece nitelikli rüşvete yer verildiği, kamu görevlisinin yapması gereken işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlamasının veya kişilerin bu şekildeki iş için kamu görevlisine çıkar temin etmelerinin rüşvet tanımı içinde yer almadığı, bu bağlamda görevin gereklerine aykırı olarak bir işin yapılması veya yapılmaması için rüşvet teklifinde bulunulması durumunda suçun icra hareketleri başlamış olacağından eylemin rüşvete teşebbüs, haklı hususun temini için rüşvet önerilmesi halinde ise koşullarının bulunması durumunda kamu görevlisinin şeref ve saygınlığına saldırı niteliğinde olması sebebiyle aynı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen kamu görevlisine hakaret suçunu oluşturacağı gözetildiğinde, suç tarihinde Çeşmeli Jandarma Karakol Komutanlığı görevlilerince yol kontrolü yapıldığı esnada sanığın abisine ait araç ile hareket halinde iken kontrol noktasına 80 metre kadar uzaklıkta aracın kontrolünü kaybettiği ve aracın yolun sağ tarafında bulunan şarampolün içerisine düştüğü, olaya müdahale eden görevlilerin sanıktan nüfus cüzdanı ve araç ruhsatını istedikleri sırada sanığın görevli …’a yanındaki bayanın eşi olmadığını ve bu olay duyulduğunda zor durumda kalacağını, çekiciye ödeyecek parasının da bulunmadığını, bu nedenle “30 TL’yi alın hakkımda işlem yapmayın, çorba içersiniz” şeklinde sözler söylediği, ancak görevli jandarma personelince teklifin kabul edilmediği, sanığın bu şekilde rüşvet vermeye teşebbüs suçunu işlediği iddiasıyla yapılan yargılamada; rüşvet suçuna konu para teklifinin kamu görevlisi olan personele görevlerinin gereklerine aykırı olan bir işi yapmaları için verilip verilmediği hususunun hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve buna bağlı olarak suç niteliğinin tayini bakımından, sanık hakkında olay günü bir trafik cezası işlemi veya idari işlemin uygulanıp uygulanmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının değerlendirilmesi lüzumu,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.11.2013 tarihli ve 2013/365 Esas, 2013/329 sayılı Kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2023 tarihinde karar verildi.