YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4311
KARAR NO : 2023/5316
KARAR TARİHİ : 24.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/1453 Esas, 2016/157 Karar
SUÇ : Kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi
HÜKÜM : Kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi suçuna teşebbüsten mahkumiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.12.2014 tarihli ve 2014/162753 Soruşturma, 2014/49910 Esas, 2014/22542 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 262 nci maddesi uyarınca cezalandırılması ve 53 üncü maddesi gereği hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.İstanbul 71. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli ve 2014/1453 Esas, 2016/157 sayılı Kararı ile sanık hakkında kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesine teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 262 nci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci, 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 1 ay 7 gün hapis cezası karşılığı 740,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyizi, sanık hakkında beraat kararı verilmesi ve erteleme hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, şikayetçilerin yanına yaklaştığı ve polis olduğunu söyleyerek çantalarını aramak istediği, şikayetçilerin kendisinden polis kimliğini ibraz etmesini istediğinde kimlik ibraz edemediği ve atılı suçu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında yüklenen suça teşebbüsten cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Hakkında mahkumiyet hükmü kurulan sanığın yargılama konusu eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 262 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında yer alan suça ilişkin olduğu, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası ile basit yargılama usulünün getirildiği ancak Anayasa Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 14.01.2021 tarih, 2020/81 Esas ve 2021/4 sayılı Kararı ile yargılama aşamasında olup henüz “kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış” dosyalar açısından Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “…hükme bağlanmış…” ibaresinin “basit yargılama usulü” bakımından iptal edildiği ve bu kararın sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesi gereğince “basit yargılama usulü” yönünden yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunmaktadır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 71. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli ve 2014/1453 Esas, 2016/157 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2023 tarihinde karar verildi.