YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4749
KARAR NO : 2023/2425
KARAR TARİHİ : 09.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma, basit zimmet, özel
belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma ve basit zimmet suçlarından açılan kamu davalarında eylemlerinin bir bütün halinde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturabileceği kabulüyle bu suçtan ve özel belgede sahtecilik suçundan ayrı ayrı beraat
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.11.2015 tarihli ve 2015/703 Soruşturma, 2015/2157 Esas, 2015/207 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma, basit zimmet ve özel belgede sahtecilik suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 207 nci maddesinin birinci fıkrası ve 247 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması ve 53 üncü maddesi uyarınca belirli haklardan yoksun bırakılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli ve 2015/483 Esas, 2016/105 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma ve basit zimmet suçlarından açılan kamu davalarında eylemlerinin bir bütün halinde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturabileceği kabulüyle bu suçtan ve özel belgede sahtecilik suçundan, yüklenen suçların sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekili, delillerin toplanması yönündeki taleplerinin mahkemece dikkate alınmadığı, suçun işlendiği yönünde mahkemece kanaate varılmasına karşın değer azlığından söz edilerek sanığa ceza verilmediği, bilirkişi raporunda birçok usûlsüzlüğün tespit edilmesine karşın mahkemenin bu hususları göz ardı ettiği, sanık tarafından site için yapıldığı belirtilen bazı harcamaların hiç yapılmadığı bazılarının ise yapılmış gibi gösterildiği, mahkemece keşif yapıldığı takdirde elektrik sayaçları, işletme defterine mükerrer yazılan harcamalar ve hiç yazılmayan harcamaların akıbetinin anlaşılacağı, sanığın 10.000,00 Türk Lirası değerindeki harcamanın akıbeti hakkında bir açıklama yapmadığı ve delil sunmadığı, kararların usûl ve yasaya aykırı olduğu sebepleriyle hükümleri temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Osirus Villalarının (Site) 13.04.2014 ile 18.01.2015 tarihleri arasında yöneticisi olan sanığın, 2013 yılına ait yönetim kurulu karar defterleri ile 2014-2015 dönemine ait işletme defterinin kapanış tasdikini süresinde yaptırmadığı, 20.04.2014 ve 10.01.2015 tarihleri arasında 1.968,90 Türk Lirası tutarında belgesiz harcama yaptığı, karar defterinde herhangi bir karar olmaksızın, … 6 adet fatura karşılığında 5.150,00; … adına 4 adet makbuz karşılığında 2.500,00; … 4.200,00, … , … , … , … , … ve … isimli şahıslara 5.400,00; … 1.000,00 Türk lirası ödeme yaptığı, ayrıca başka fiyat teklifi almadan … Şirketinden 9.691,22; … Şirketinden 16.602,95; Hilmi Keskin … Şirketinden ise 9.500,00 Türk Lirası bedelli faturalar karşılığında mal ve hizmet aldığı, bu hususlarla ilgili olarak sitenin defter kayıtlarındaki giderler toplamının 282.604,00 Türk Lirası olduğu, sitenin belgeleri üzerinde yapılan incelemelerde ise giderlerin 279.904,72 Türk Lirası olduğu ve 2.629,28 Türk Lirası tutarında giderin fazla yazıldığı tespit edildiğinden bahisle atılı suçlardan cezalandırılması istemiyle kamu davaları açılmıştır.
Mahkemece, sanığın suçlamaları kabul etmediği, sanığın uhdesine para geçirdiği iddiasının bulunmadığı, dosyada mevcut bilirkişi heyeti raporunda sadece 2.629,28 Türk Lirası fazla gider yazıldığının bildirildiği, bu kadar yüksek miktarlı bütçenin olduğu bir site yönetiminde küçük hataların olabileceği, sitenin yönetim kurulu başkanının kanser hastası olması üzerine geçici olarak site yönetim kurulu başkanlığı yaptığına dair sanık savunmalarının makul ve hayatın olağan akışına uygun olduğu, her ne kadar sanık hakkında zimmet ve görevi kötüye kullanma suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de sanığın eyleminin sübutu halinde 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hizmet sebebiyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı fakat tüm dosya kapsamından sanığın mahkûmiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden bu suçtan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin 2 nci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine ve keza sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de sanığın atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı, kanuni ve takdiri delil elde edilemediği, atılı suçun sanık tarafından işlendiği hususunun sabit olmadığı anlaşıldığından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin 2 nci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine dair hükümler kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Sanığın atılı suçları işleyip işlemediğinin tespiti ve maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, Sitenin suç tarihlerine ilişkin muhasebe kayıtları ile sahteliği iddia olunan belgelerin denetime olanak verecek şekilde dosya içine konulması, Sitenin karar defterinde herhangi bir karar alınmadan usûlsüz ödemeler yapıldığı ve başka fiyat teklifi alınmadan doğrudan alım yapıldığı iddia olunan şahısların ve firma yetkililerinin tanık sıfatıyla dinlenilerek suç tarihlerinde Siteye iddinamede belirtilen mal ve hizmetleri sağlayıp sağlamadıkları, varsa bu hususa ilişkin tüm bilgi, belgeler ile ticari defter ve kayıtlarının temin edilmesi, gerektiğinde mahallinde keşif icrası ile Site inşaatı ve eklentileri için suça konu harcamaların suç tarihlerinde yapılıp yapılmadığı, yapıldıysa o tarihteki Bayındırlık birim fiyatlarına göre toplam maliyetinin ne kadar olduğu hususunda teknik bilirkişi raporu aldırılması ve dosyanın tüm ekleriyle birlikte alanında uzman bir bilirkişi heyetine tevdi edilerek, Sitenin tüm gelir ve giderlerinin karşılaştırılması, iddiaya konu fatura ve makbuzların gerçek bir mal ve hizmet alımı karşılığında düzenlenip düzenlenmediği, yapılan harcamalarla fiili olarak gerçekleştirilen hizmetlerin ve alınan malların maliyetlerinin uyumlu olup olmadığı, savunma ve katılan beyanları doğrultusunda sanığın sorumluluğunu irdeler şekilde uhdesinde Site parası bulunup bulunmadığı, varsa miktarının ne olduğu hususlarında rapor alınması ve sahteliği iddia olunan belgelerin duruşmaya getirtilip incelenmesi suretiyle, belgelerde sahtecilik yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa bu sahteciliğin aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığı hususlarının tespiti ve özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması sonrasında sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli ve 2015/483 Esas, 2016/105 sayılı Kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği ve dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar nazara alındığında, hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.03.2023 tarihinde karar verildi.