YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4759
KARAR NO : 2023/3530
KARAR TARİHİ : 28.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zincirleme basit zimmet
HÜKÜM : Eylemlerin zincirleme olarak ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan mahkûmiyet
… Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.12.2014 tarihli ve 2013/229 Esas, 2014/215 sayılı Kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre zincirleme şekilde basit zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan İçişleri Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve vekilinin 7417 sayılı Kanun’un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce katılma talebini içerir dilekçe sunması ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, 7417 sayılı Kanun’un 40 ıncı maddesiyle değişik 3628 sayılı Kanun’un 18 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.12.2013 tarihli ve 2013/5452 Soruşturma, 2013/2035 Esas, 2013/121 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması ile hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.12.2014 tarihli ve 2013/229 Esas, 2014/215 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 187 tam gün karşılığı 7.480,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii 09.12.2014 tarihli temyiz dilekçesi ile verilen kararın usul ve esas hükümlerine aykırı olduğundan bahisle bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihlerinde Tanır Belde Belediye Başkanlığı tarafından fatura karşılığı satın alınan çimento, kireç ve hazır betonun nereye sarf edildiğinin tespit edilemediği, belediye başkanı olan sanığın bu malzemeleri zimmetine geçirdiği yönünde bir tespitin yapılamadığı, ancak sanığın belediye başkanı olarak söz konusu malzemelerle ilgili herhangi bir kayıt tutturmadığı, bu sebeple sorumluluğunun olduğu, belirtilen eyleminin zimmet suçu kapsamında değil, zincirleme biçimde ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçu kapsamında kaldığı kabul edilerek cezalandırılması yoluna gidildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Suç tarihlerinde fatura karşılığında alınmış bulunan 670 torba çimento ve 428 torba kirecin belediye işlerinde kullanılmaması ve nereye sarf edildiğinin de tespit edilememesi karşısında sanığın eylemlerinin basit zimmet suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin suç vasfında yanılgıya düşülerek ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasıyla ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince, ayrıca, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.12.2014 tarihli ve 2013/229 Esas, 2014/215 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.03.2023 tarihinde karar verildi.