YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4891
KARAR NO : 2023/7001
KARAR TARİHİ : 31.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/117 Esas, 2017/131 Karar
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.09.2009 tarihli ve 2009/13035 Soruşturma, 2009/4657 Esas, 2009/246 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin ikinci fıkrası, 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 39 uncu, 43 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması ile hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.12.2010 tarihli ve 2009/184 Esas, 2010/330 sayılı Kararı ile sanık hakkında zincirleme biçimde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, bu kararın itiraz edilmeksizin 08.01.2011 tarihinde kesinleşmesini müteakip 16.09.2015 tarihinde işlediği kasten yaralama suçundan dolayı Pazarcık Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.12.2016 tarihli ve 2016/102 Esas, 2016/517 sayılı Kararı ile ihbarda bulunulması üzerine Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.06.2017 tarihli ve 2017/117 Esas, 2017/131 sayılı Kararı ile sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına ve sanığın zincirleme biçimde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü ve 62 nci maddeleri gereğince 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri
Sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulduğu halde 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmamasının hukuka aykırı olduğu,
B. Katılan … vekilinin temyiz sebepleri
Sanık hakkında eksik inceleme ile hüküm kurulduğu,
C. Sanığın temyiz sebepleri
Belediyede makam şoförlüğü yapması haricinde bir yetkisinin olmadığı, araca yakıt alınması konusunda görevinin bulunmadığı, amiri olan belediye başkanının yönlendirmesi ile makam şoförlüğü yaptığı, suçlamayı kabul etmediği,
Hususlarına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde Pazarcık Belediyesinde işçi statüsünde çalışan sanığın belediye başkanının makam şoförlüğünü yaptığı, 2006-2007 yıllarında bütün akaryakıtların Üçler Petrol’den alındığı, makam aracı şehir dışında iken de alım yapıldığı, araçlar için alınabilecek yakıt miktarının çok üstünde alım yapıldığının tespit edildiği, sanığın da makam aracına benzin alarak zimmet suçuna iştirak ettiğinden bahisle açılan kamu davasında, Mahkemece; sanığın eylemlerinin zincirleme biçimde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçu kapsamında kaldığı kabul edilerek bu suçtan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Hakkında mahkumiyet hükmü kurulan ve suç tarihinde Pazarcık belediyesinde işçi statüsünde çalışan sanığın yargılama konusu eyleminin mahkemenin kabulüne göre 5237 sayılı Kanun’un 257 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında yer alan suça ilişkin olduğu fakat sanık hakkındaki soruşturma veya kovuşturmanın 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun’un 2 nci maddesinin birinci fıkrası gereği izne tabi olmadığı, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası ile basit yargılama usulünün getirildiği ancak Anayasa Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 sayılı Kararı ile yargılama aşamasında olup henüz “kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış” dosyalar açısından Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Yasa’nın 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “…hükme bağlanmış…” ibaresinin “basit yargılama usulü” bakımından iptal edildiği ve bu kararın sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesi gereğince “Basit Yargılama Usulü” yönünden yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.06.2017 tarihli ve 2017/117 Esas, 2017/131 sayılı Kararına yönelik sanığın, katılan … vekilinin ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.05.2023 tarihinde karar verildi.