YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4931
KARAR NO : 2023/7904
KARAR TARİHİ : 05.07.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/436 Esas, 2015/116 Karar
SUÇLAR : Zincirleme nitelikli zimmet
HÜKÜMLER : Sanıklardan … hakkında mahkûmiyet, …hakkında beraat
TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık …
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında zincirleme nitelikli zimmet suçundan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerden sanık …’in hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünü, katılan Hazine vekilinin sanık … hakkında verilen beraat hükmünü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereğince temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 inci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1.HUKUKÎ SÜREÇ
1. Hatay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.11.2013 tarihli ve 2013/15635 Soruşturma, 2013/5836 Esas ve 2013/472 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında zincirleme nitelikli zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunlukları uygulanması, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası gereği cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi ve 54 üncü ve 55 inci maddeleri uyarınca kazanç müsaderesine hükmedilmesi talebiyle kamu davaları açılmıştır.
2. Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.05.2015 tarihli ve 2013/436 Esas, 2015/116 sayılı Kararı ile sanık … hakkında zincirleme nitelikli zimmet suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 7 yıl 9 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları uyarınca hak yoksunlukları uygulanmasına, sanık …’ın ise atılı suçtan beraatine karar verilmiştir.
II.TEMYİZ SEBEPLERİ
A- Sanık …’in Temyiz Sebepleri
Sadece bir askerin beyanı doğrultusunda tarafına ceza verildiği, kaçak sigaralarla ilgili savcılık dosyası getirtilip incelenmeden hüküm kurulduğu, ele geçirilen sigara miktarı ile gümrük müdürlüğüne teslim edilen sigara miktarının karşılaştırılması gerektiği, nöbet çizelgelerinin incelenerek tanıkların suç tarihinde görevli olup olmadıklarının tespit edilmesinin gerekli olduğu, tanık …’nın beyanlarının mahkemece itibar görmediği, zimmete geçirildiği kabul olunan eşyaların nelerden ibaret olduğunun kararda belirtilmediği, zimmete konu dizüstü bilgisayarın halen İlçe Jandarma Komutanlığında bulunduğu, zararı gidermek ve etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istese dahi zararın somut olarak belirlenemeyeceği, suç vasfının yanlış belirlendiği, eksik inceleme ile hüküm kurulduğu ve Yargıtayca resen gözetilecek sebeplerle hükmü temyiz etmiştir.
B-Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
Sanık … hakkında eksik inceleme ve araştırmayla beraat hükmü kurulduğu ve Yargıtayca resen gözetilecek sebeplerle hükmü temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde sanık …’in … İlçe Jandarma Komutanlığında (Komutanlık) başçavuş olarak görev yaptığı, öğrenci olan diğer sanık …’ın ise sanık …’in oğlu olduğu, tampon bölge olarak anılan Cilvegözü gümrük sahasından sonraki bağlantı yolunda yakalanan kaçak sigaralardan bir kısmının sanık … tarafından el konularak Komutanlığa, akabinde kendisine ait Kumlu ilçesindeki bir binaya götürüldüğü; 7 veya 8 farklı tarihte gündüz vakti yapılan önleme aramalarında ele geçirilen kaçak sigara ve çaylardan bir kısmının sanık … tarafından kendi aracına yüklenip götürüldüğü; Suriye uyruklu kişilerin kaldığı çadır kent olarak tabir edilen Hac Konaklama Tesislerinde bulunan battaniye, çocuk salıncakları ve benzeri eşyaların sanık … tarafından kendi aracına yüklendiği; Komutanlıkta bulunan yangın tüpü, hortum gibi eşyalar ve koğuşlarda bulunan sinekliklerin de sanık … tarafından söktürülerek götürüldüğü, bu olaylara diğer sanık …’ın da iştirak ettiği, böylece sanıkların iştirak halinde atılı suçları işledikleri iddiasıyla açılan kamu davalarında, Mahkemece; sanık …’in eylemleri gerçekleştirdiği sabit görülerek atılı suçtan mahkûmiyetine, sanık …’ın ise atılı suçu işlediğinin sabit olmaması sebebiyle beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
1. Sanık … hakkında zincirleme nitelikli zimmet suçundan verilen beraat hükmünün incelenmesinde;
Sanık hakkında yüklenen suçu işlediği sabit olmadığından bahisle beraat kararı verilirken 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı olarak aynı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi hüküm fıkrasında gösterilmemişse de, bu noksanlığın Mahkemesince ilavesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden, eleştiri dışında, herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2. Sanık … hakkında zincirleme nitelikli zimmet suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde ise;
Komutanlıkta başçavuş olarak görev yapan sanığın, tampon bölge olarak anılan Cilvegözü gümrük sahasından sonraki bağlantı yolunda yakalanan kaçak sigaralardan bir kısmına el koyarak Komutanlık binasına getirdiği, akabinde bu kaçak sigaraları kendisine ait Kumlu ilçesindeki bir binaya götürdüğü ve 7 veya 8 farklı tarihte gündüz vakti yapılan önleme aramalarında ele geçirilen kaçak sigara ve çaylardan bir kısmını yine kendi aracına yükleyip uhdesine geçirdiği ayrıca Suriye uyruklu kişilerin kaldığı çadır kent olarak tabir edilen Hac Konaklama Tesislerinde bulunan battaniye, çocuk salıncakları ve benzeri eşyaları da zimmetine geçirdiği şeklindeki iddia ve kabul karşısında; sanığın suç tarihlerindeki görevlendirme belgelerinin temini ile olayların hiçbir tereddüde yer bırakmayacak şekilde aydınlatılması amacıyla tanık beyanları ve Komutanlıktan gelen yazı içeriklerinden yola çıkılıp kaçak olduğu iddia edilen eşyalara ilişkin olarak savcılık tarafından yürütülen soruşturma ve mahkemeler nezdinde yürütülen kovuşturma dosyalarının onaylı suretlerinin getirtilerek söz konusu dosyalarda muhafaza altına alma veya el koyma tutanaklarında tutanak mümzi olarak imzası bulunan ve dosya kapsamında dinlenilmeyen tüm şahısların ve hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan işlem yapılan şahısların tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulması, tanık sıfatıyla dinlenilen veya dinlenilecek olan tüm asker şahısların suç tarihlerindeki görev belgeleri ile nöbet çizelgelerinin getirtilmesi, İl Gümrük Müdürlüğünden Komutanlık tarafından hangi tarihte, ne miktarda kaçak eşyanın teslim edildiğinin sorulması, kaçak eşyaya mahsus tespit varakalarının temini, keza çadır kent olarak tabir edilen Hac Konaklama tesislerinde Suriye uyruklu kişilerin ihtiyaçları için ayrılan malzemelerin kim veya hangi kurum tarafından temin edildiği, varsa bu eşyaların niteliği, miktarı, Komutanlığa teslimi, nerede, nasıl ve kim tarafından muhafaza edildiği, ilgilisine ne şekilde dağıtıldığına ilişkin tüm bilgi ve belgelerin temini ile söz konusu eşyaların sanığa teslim edilip edilmediği, sanığın bu eşyaların muhafazasında ve dağıtılmasında herhangi bir görev ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığının belirlenmesi sonrası sanığın temyiz dilekçesindeki savunması, tanık beyanları ve getirtilen dosya içerikleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sanığın muhafaza altına alınan veya el konulan kaçak eşyaları uhdesine geçirip geçirmediği yine çadır kentte görevi gereği kendisine teslim olunan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu eşya olup olmadığı, bu eşyaları zimmetine geçirip geçirmediği, uhdesine geçirmişse hangi tarihteki hangi eylem neticesinde ve ne miktarda uhdesine geçirdiği, bunların miktar ve değerlerinin tam olarak tespit edilerek sonucuna göre suç vasfının belirlenmesi ayrıca sanığın Komutanlığa ait eşyaları uhdesine geçirdiğine dair iddia ve kabule ilişkin olarak Komutanlıktan gelen “Komutanlık zimmetinde bulunan malzeme ve eşyalardan eksik bulunmadığı tespit edilmiştir” şeklindeki 16.03.2015 tarihli tutanak içeriği karşısında, sanığın Komutanlıktan hangi eşyaları, hangi tarihte, nasıl ve ne miktarda zimmetine geçirdiği kararda belirtilmeden ve Komutanlıktan gelen yazı içeriğine neden itibar edilmediği karar yerinde tartışılıp açıklanmadan eksik araştırma ve yetersiz gerekçeyle sanığın yazılı şekilde cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kabule göre de;
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği belirlenen 7 yıl 6 ay hapis cezasından aynı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca yapılan artırım sırasında 8 yıl 16 ay 15 gün hapis cezası yerine 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilerek fazla ceza tayini,
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde yer alan bazı ibarelerin iptaline ilişkin Kararının değerlendirilmesi lüzumu,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık … hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrasının uygulanması sırasında, sadece 53 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kullanmasından yasaklanmasına karar verilmesi yerine, hangi hak ve yetkiye ilişkin olduğu gösterilmeksizin maddenin tümünü kapsayacak şekilde ve “hükmolunan ceza miktarı olan 7 yıl 9 ay 22 gün sürenin yarısı kadar bir süre ile bu hak ve yetkileri kullanmasından yasaklanmasına” denilmek suretiyle infazda tereddüt oluşturacak biçimde hüküm tesisi,
“Hüküm ve kararda yargılama giderlerinin kimlere yükletileceği gösterilir” şeklindeki açık hüküm ile Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 26/05/1935 tarihli ve 111/7 sayılı “… yargılama giderleri hükmün tamamlayıcı parçası olduğundan ilamlarda açıklanmalı, kime yükletileceği belirtilmelidir” ve yine Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 02/05/1966 tarihli ve 4/3 sayılı “… tefhim edilmekle hükmün esasını oluşturan kısa kararda yargılama giderinin miktarı ve kime ne miktarda yükletileceği belirtilerek, sanığın yükümlülüğü öğrenmesinin sağlanması ve bu sayede sanığa yargılama giderlerine karşı temyiz davası açıp açmama hususunda karar verme olanağı tanınması gerektiğini” belirten kararları karşısında, hükmün esasını oluşturan kısa kararda sanığın yükümlülüğünü öğrenmesi ve buna göre yargılama giderleri yönünden temyiz yoluna başvurup başvurmayacağı hususunda karar vermesine imkan tanımak için yargılama giderlerinin kime yükleneceğinin ve yükümlülüğünün ne miktar olacağının belirtilmesi gerekirken, mahkemece kısa kararda yargılama gideri ile ilgili kısım miktar olarak boş bırakılarak ilgili miktar açıklanmadan, bilahare gerekçeli kararda belirtilmesi suretiyle hüküm kurulması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. HÜKÜM
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.05.2015 tarihli ve 2013/436 Esas, 2015/116 sayılı Kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, kazanılmış hakkı korunarak, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci ve 326 ncı maddeleri gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.07.2023 tarihinde karar verildi.