YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5081
KARAR NO : 2023/6632
KARAR TARİHİ : 23.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/329 Esas, 2017/248 Karar
SUÇ : Rüşvet verme
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle atılı suçtan mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.03.2003 tarihli ve 2003/521 Esas, 2003/12590 Hazırlık, 2003/465 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında rüşvet verme suçundan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (765 sayılı Kanun) 213 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 219 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.11.2007 tarihli ve 2003/140 Esas, 2007/299 sayılı Kararı ile sanık hakkında rüşvet verme suçundan 765 sayılı Kanun’un 213 üncü maddesinin birinci fıkrası, 219 uncu maddesinin üçüncü fıkrası ve 59 uncu maddesi uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 647 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi gereği bu cezanın ertelenmesine hükmedilmiştir.
3.Bahse konu kararın katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 19.06.2012 tarihli ve 2009/1475 Esas, 2012/6958 sayılı Kararı ile hükümden sonra yürürlüğe giren yasal düzenlemeler nazara alınarak sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması gerektiğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
4.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.09.2014 tarihli ve 2012/297 Esas, 2014/231 sayılı Kararı ile sanık hakkında atılı suçtan hükmün açıklanması geri bırakılmıştır.
5.Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi üzerine açıklanması geri bırakılan hüküm açıklanmak suretiyle temyiz incelemesine konu karar ile sanığın yüklenen rüşvet verme suçundan 765 sayılı Kanun’un 213 üncü maddesinin birinci fıkrası, 219 uncu maddesinin üçüncü fıkrası ve 59 uncu maddesi uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 119 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; eksik inceleme ile karar verildiğine, sanığın suç kastının bulunmadığına ilişkindir.
III. GEREKÇE
1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince sanık lehine olan ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Kanun’un 213 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 104 üncü maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen 10 yıllık olağan ve 15 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu anlaşılmıştır.
2.Suç tarihi olan 2003 yılından temyiz incelemesi tarihine kadar, 15 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin durma süresi eklendiğinde dahi gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.10.2017 tarihli ve 2015/329 Esas, 2017/248 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.05.2023 tarihinde karar verildi.