YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5455
KARAR NO : 2023/3620
KARAR TARİHİ : 28.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Zimmet, denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma
HÜKÜMLER : Sanık … hakkında zincirleme basit zimmet suçundan mahkûmiyet, sanık … hakkında denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma suçundan beraat
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Elmalı Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.05.2013 tarihli ve 2013/337 Esas, 2013/736 Soruşturma, 2013/63 numaralı İddianamesiyle sanıklardan … hakkında zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza
Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesi, … hakkında denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma suçundan 251 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
Elmalı Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.10.2015 tarihli ve 2013/117 Esas, 2015/179 sayılı Kararı ile sanık … hakkında zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddeleri uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunlukları uygulanmasına, … hakkında denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereği beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan vekilinin temyiz istemi; sanık …’nin eylemlerinin zimmetin gizlenmesine yönelik olduğuna, tüm dosya kapsamı itibarıyla suçu işlediğinin sabit olduğuna, sanık …’in kontrol görevini gereği gibi yerine getirmediği için zimmete sebebiyet verdiğine ilişkindir.
2.Sanık … müdafiinin temyiz istemi; son bilirkişi raporunun maddi gerçeği yansıtmadığı, sanığın gişe memuru olmayıp gelen giden postalara baktığı, görev nedeniyle zilyedliği kendisine devredilmiş bir para bulunmadığı, karmaşık ve yoğun bir dönemde açığın meydana geldiği, aynı odada 4-5 kişinin çalıştığı bir ortamda kimin hangi parayı nasıl aldığının belli olmadığı, kendi işi dışında da sanığa bir çok iş verildiği, atılı suçu işlediğinin sabit olmadığı hususlarına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık …’in Kaş PTT Müdürlüğünde gelen-giden posta memuru olarak görev yaptığı, diğer sanık …’nın ise aynı postanenin müdürü olduğu, sanık …’in 2013 yılı Ocak ve Şubat aylarında müşterilerden ya da köy dağıtıcısından teslim aldığı bazı kargolara ait ödeme bedellerini gecikmeli olarak gişeye teslim ettiği, Şubat ve Mart aylarında ise bizzat müşterilerden tahsil ettiği tutarların yanı sıra köy dağıtıcısı ya da şirket elemanından teslim aldığı toplam 12.490,67 TL’yi gişeye teslim etmeyerek uhdesinde bulundurduğu kabul edilerek zimmet suçundan mahkumiyetine, sanık …’nın ise zimmet eyleminden kısa bir süre sonra durumdan şüphelenerek diğer sanık …’i yazılı olarak ikaz ettiği, akabinde zimmet eylemini üst makamlara bildirdiği nazara alınarak denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma suçundan beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık …’in yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 19.09.2013 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
B. Sanık …’nin suçlamayı kabul etmediği, açığın kendi işlemlerinden kaynaklanmadığı, çalışma ortamında bir kargaşa olduğu, aynı yerde çalışan 4-5 kişinin hangi parayı nasıl aldığının belli olmadığı şeklindeki savunmaları, müfettiş raporu ile mahkemece Sayıştay emekli uzman denetçi heyetinden alınan raporlarda zimmet miktarı olarak belirtilen toplam 12.490,67 TL’nin ne şekilde oluştuğu hususunda açıklık bulunmadığı nazara alındığında; maddi gerçeğin kuşkuya yer kalmayacak şekilde ortaya çıkarılması için dosyanın kül halinde konunun uzmanı bilirkişilerden oluşturulacak yeni bir kurula tevdi edilerek, her bir gönderi açısından eylemlerin hangi tarihte, ne şekilde gerçekleştiği ve kargo bedellerinin ne kadarının sanık tarafından bizzat müşterilerden ne kadarının köy dağıtıcılarından teslim alındığı, sanığın zimmetinde para bulunup bulunmadığı ve varsa miktarını belirten denetime elverişli rapor alınmasından ve sanığın görevinin kapsamının kesin olarak belirlenmesinden sonra, hasıl olacak sonuca göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında, aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, ayrıca, cezasının infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A. Sanık … hakkında denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma suçundan kurulan beraat hükmü yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Sanık … hakkında zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Elmalı Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.10.2015 tarihli ve 2013/117 Esas, 2015/179 sayılı Kararına yönelik katılan vekili ile sanık … müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.03.2023 tarihinde karar verildi.