Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2020/555 E. 2023/2422 K. 09.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/555
KARAR NO : 2023/2422
KARAR TARİHİ : 09.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ : Zimmet
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yozgat Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.09.2013 tarihli ve 2011/222 Esas, 2013/198 sayılı Kararının sanık müdafii, katılan … Odaları Birliği ve suçtan zarar gören vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Tarım ve Orman Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (7417 sayılı Kanun) yürürlük tarihi olan 05/07/2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususları karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu’nun 7417 sayılı Kanun’un 40 ıncı maddesiyle değişik 18 inci maddesinin ikinci fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.
Sanık hakkında zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün; hüküm tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereğince temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Yozgat Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.11.2011 tarihli ve 2011/1154 Esas, 2011/3625 Soruşturma, 2011/156 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması ve hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
B. Yozgat Ağır Ceza Mahkemesinin, 11/09/2013 tarihli ve 2011/222 Esas, 2013/198 sayılı Kararı ile sanığın yüklenen suçtan, 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci fıkrası, 248 inci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları uyarınca hak yoksunlukları uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … Ziraat Odaları Birliği vekilinin temyiz sebepleri; mahkemece verilen kararın usul ve kanuna uygun olmadığına ve sair hususlara ilişkindir.
Katılan … vekilinin temyiz sebepleri; katılma taleplerinin kabulü ile lehlerine vekalet ücreti takdir edilmesine ilişkindir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan ceza verildiğine, teftiş aşamasında alınan rapor ile mahkemece alınan rapor arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulduğuna, cezalandırmaya yeterli şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığına, kurum zararını giderdiği halde sanık hakkında alt sınırdan değil üst sınırdan ceza verilmesinin isabetli olmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
… Ziraat Odası Başkanı olarak görev yapan sanığın, 2007-06.06.2011 tarihleri arasındaki Oda muhasebe kayıtlarının incelenmesi neticesinde belirlenen 266.036 TL tutarındaki kasa açığını mal edindiği iddasıyla zimmet suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
Mahkemece; sanığın suçunun sabit olduğu kabul edilerek, kovuşturma evresinde alınan bilirkişi heyet raporu ile belirlenen 213.815 TL kasa açığının sanık tarafından mal edinildiği tespitiyle üzerine atılı suçtan cezalandırılmasına ve mal edinilen paranın kovuşturma evresinde Odaya geri ödenmesi nedeniyle hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Mal edinilen miktarın farklı zamanlarda zimmete geçirildiğine ilişkin tespit bulunmaması ve eylemin kasa açığı olarak ortaya çıkarılması karşısında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilerek tebliğnamedeki bu yönde bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
… vekilinin vekalet ücretine yönelik talebi; kovuşturma aşamasında kamu davasına katılma talebinde bulunmayan ve katılmasına karar verilmeyen bakanlık lehine kanun yolu muhakemesinde vekalet ücreti hükmolunmasına yasal olanak bulunmadığından yerinde görülmemiştir.
5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün bulunmuştur.
Sanığın adli sicil kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası gereğince ele alınması için ilgili mahkemeye ihbarda bulunulması yönünden mahallinde işlem yapılması mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında, aynı maddenin beşinci fıkrası gereğince kamu görevini yapmasından yasaklanmasına şeklinde sınırlı uygulama yapılması ile verilen yasaklama kararına ilişkin sürenin tayin olunan cezanın yarısından az olamayacağı gözetilmeden, 1 yıl 4 ay 20 gün yerine 1 yıl 4 ay 15 gün olarak eksik tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu hukuka aykırılığın Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yozgat Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.09.2013 tarihli ve 2011/222 Esas, 2013/198 sayılı Kararına yönelik sanık müdafii ile katılanlar vekillerinin temyiz istemleri ve dosya kapsamında resen tespit edilen hususlar nazara alındığında, hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322 nci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasının 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin 1 numaralı bendinin beşinci paragrafının “Suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanığın aynı Kanun ve maddenin beşinci fıkrası gereğince, ayrıca, cezasının infazından sonra başlamak üzere anılan Kanun ve maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen hak ve yetkileri kullanmaktan 1 yıl 4 ay 20 gün süreyle yasaklanmasına,” şeklinde değiştirilmesi suretiyle, eleştiri dışında, sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.03.2023 tarihinde karar verildi.