Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2020/5615 E. 2023/5467 K. 25.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5615
KARAR NO : 2023/5467
KARAR TARİHİ : 25.04.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/2013 Esas, 2018/2396 Karar
SUÇ : Zimmet
HÜKÜMLER : 1) Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.01.2018 tarihli ve 2016/391 Esas, 2018/12 sayılı Kararı ile; basit zimmet suçundan mahkûmiyet,
2) Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 19.10.2018 tarihli ve 2018/2013 Esas, 2018/2396 sayılı Kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddi,
3)Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 17.07.2020 tarihli ve 2018/2013 Esas, 2018/2396 sayılı ek Kararı ile; temyiz isteminin reddi.

Bölge Adliye Mahkemesince verilen temyiz isteminin reddine dair ek karar ile istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin asıl karar temyiz edilmekle, temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi;
Sanığın temyiz isteminin reddine dair ek kararı yasal süresi içerisinde 20.07.2020 havale tarihli dilekçeyle temyiz ettiği, 15.07.2020 tarihli ve 31186 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7249 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 59. maddesine eklenen 5. fıkra ile avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları hakkında CMK’nın 286/2. maddesinin uygulanmayacağı hükmünün getirildiği, ayrıca 7343 sayılı Kanun’un 15. maddesi ile 1136 sayılı Kanun’a eklenen ve 30.11.2021 tarihinde yürürlüğe giren geçici 24. madde ile de anılan Yasa’nın 59. maddesinin 5. fıkrasının, bu tarihten itibaren 15 gün içinde talep etmek koşuluyla avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle bölge adliye mahkemesi ceza dairelerince 15.07.2020 tarihinden önce verilmiş kesin nitelikteki kararları hakkında da uygulanmasına olanak sağlandığı, bu itibarla sanığın bölge adliye mahkemesince verilen kararlara yönelik incelemeye konu duruşmalı temyiz isteminin 1136 sayılı Yasa’nın geçici 24. maddesindeki 15 günlük süre içinde yapılmış talep olduğunun Anayasa’nın 36 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddelerinde düzenlenen hak arama özgürlüğünün doğal bir sonucu olarak kabulü gerektiği anlaşılmakla, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesince verilen 17.07.2020 tarihli ek kararın kaldırılmasına ve esasın incelenmesine, dosya kapsamına göre uygun görülmeyen duruşmalı inceleme talebinin CMK’nın 299. maddesi uyarınca REDDİNE ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 17.06.2021 tarihli ve 2021/5-43 Esas, 2021/287 sayılı Kararında da açıklandığı üzere; sanık ile katılan arasındaki vekalet ilişkisinde kamu otoritesi ve kamu gücünün kullanılmadığı, söz konusu paranın teslim edilmesinin sanığın avukat olmasının doğal sonucu değil katılan tarafından şahsına duyulan güven ilişkisi nedeniyle verilen ahzu kabz yetkisi kapsamında gerçekleştirildiği ve buna bağlı olarak da aralarındaki ilişkinin hizmet ilişkisi kapsamında kaldığı gözetildiğinde, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 155/2. maddesinde tanımı yapılan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ve hükümden önce 24/10/2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesinin ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü de gözetilerek, 6763 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanun’un 253. maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2 ve 307/5. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, bozma kararının içeriği de gözetilerek dosyanın Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİNE 25.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.