Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2020/5625 E. 2023/6620 K. 23.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5625
KARAR NO : 2023/6620
KARAR TARİHİ : 23.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/217 Esas, 2013/401 Karar
SUÇLAR : İhaleye fesat karıştırma
HÜKÜMLER : Beraat

Tunceli Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2013 tarihli ve 2013/217 Esas, 2013/401 sayılı Kararının suçtan zarar gören vekili ile O yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre ihaleye fesat karıştırma suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Kanun’un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu’nun değişiklik öncesindeki 18 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca katılan Hazine vekili ile O yer Cumhuriyet savcısının hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.07.2013 tarihli ve 2013/375 Esas, 2013/652 Soruşturma, 2013/160 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 235 inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi delaletiyle üçüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

Tunceli Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2013 tarihli ve 2013/217 Esas, 2013/401 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.O yer Cumhuriyet savcısının temyizi, sanıkların birlikte hareket edip etmediklerinin belirlenebilmesi açısından ihale evrakını sistemden aynı zamanda indirip indirmediklerine, geçici teminatın aynı kişi tarafından teslim alınıp alınmadığına ilişkin araştırma yapılmadan hüküm kurulmasının hatalı olduğuna ilişkindir.
2.Katılan Hazine vekilinin temyizi, beraat kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçun sübut bulduğuna yöneliktir.
III.GEREKÇE
1.Dava konusu ihale nedeniyle kurum zararı oluşmadığı nazara alındığında; sanıkların yargılama konusu eylemlerinin sübutu halinde, 6459 sayılı Kanun’un 12 nci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 235 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendindeki suçu oluşturacağı ve bu bent uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 24.12.2013 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Tunceli Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2013 tarihli ve 2013/217 Esas, 2013/401 sayılı Kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.05.2023 tarihinde karar verildi.