Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2020/5767 E. 2023/7736 K. 21.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5767
KARAR NO : 2023/7736
KARAR TARİHİ : 21.06.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/267 Esas, 2016/80 Karar
SUÇLAR : Sanıklardan … hakkında zincirleme basit zimmet, … hakkında denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma
HÜKÜMLER : Sanıklardan … hakkında mahkumiyet, … hakkında beraat.

Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2015/267 Esas, 2016/80 sayılı Kararının katılanlar vekilleri ile sanık … müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere “suçtan zarar görme” kavramının “suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali” olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle sanık … hakkında denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma suçundan açılan kamu davasına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Hazine ile Buldan Belediye Başkanlığının katılma ve bu suçtan verilen hükmü temyiz hakları olmadığı, mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararlarının da temyiz hakkı vermeyeceği anlaşılmıştır.
Sanık … hakkında zimmet suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca katılanlar vekilleri ile sanık … müdafiinin temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.10.2015 tarihli ve 2015/27736 Soruşturma, 2015/8997 Esas, 2015/676 numaralı İddianamesiyle sanık … hakkında zincirleme basit zimmet suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci ve 248 inci maddelerinin birinci fıkraları ile 43 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması, 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluklarına hükmedilmesi, sanık … hakkında denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması ve 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluklarına hükmedilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2015/267 Esas, 2016/80 sayılı Kararı ile sanık …’ın zincirleme basit zimmet suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 248 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık …’nın ise denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan … vekili 21.03.2016 havale tarihli dilekçe ile; gerekçe göstermeden aleyhlerine olan hükümleri temyiz etmiştir.
2. Katılan … vekilinin 20.04.2016 havale tarihli dilekçesi; sanık …’nın denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma suçundan mahkumiyeti yerine beraatine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu ve her iki sanık yönünden de eksik inceleme ile hüküm kurulduğu hususlarına ilişkindir.
3.Sanık … müdafii 18.03.2016 tarihli süre tutum dilekçesi ile; sanık hakkında verilen mahkumiyet kararını temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Buldan Belediyesinde zabıta memuru olarak görev yapan sanık …’ın 01.01.2015 ile 28.07.2015 tarihleri arasında pazar yerlerinden istifade eden esnaftan tahsil etmiş olduğu toplam 21.821 TL işgaliye bedelini 2015 yılı içerisinde kurum hesaplarına yatırmayarak zimmetine geçirdiği, mali hizmetler müdürü olarak görev yapan sanık …’in ise mevzuat hükümleri gereği kendisine yüklenen denetim ve gözetim yükümlülüğünü ihlal etmek suretiyle zimmetin oluşumuna neden olduğu iddialarıyla açılan kamu davalarında, Mahkemece; eylemleri sabit görülen sanık …’ın atılı suçtan cezalandırılmasına, suça konu eylemlerin sanık …’nın işgaliye gelirlerinde düşüş olduğunu tespit etmesi üzerine ortaya çıktığı kabul edilerek 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraatine hükmolunduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık … yönünden sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suç tarihinde zabıta memuru olarak görev yapan sanık …’ye Belediye Zabıta Yönetmeliğinin 42 nci maddesi uyarınca zabıta hizmetleri dışında bir görev verilemeyeceğinin ve tahsilat işini yürütmesine yasal engel bulunduğunun anlaşılması karşısında, eylemlerinin zincirleme hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı gözetilmeden, suç vasfında hataya düşülerek zincirleme basit zimmet suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince hak yoksunluğuna hükmolunmaması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2015/267 Esas, 2016/80 sayılı Kararına yönelik Hazine ve … vekillerinin sanık … hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz isteklerinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı REDDİNE,
2. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2015/267 Esas, 2016/80 sayılı Kararına yönelik katılanlar vekilleri ile sanık … müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.06.2023 tarihinde karar verildi.