Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2020/5768 E. 2023/5320 K. 24.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5768
KARAR NO : 2023/5320
KARAR TARİHİ : 24.04.2023

MAHKEMESİ : Muş 1. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/55 Esas, 2016/98 Karar
HÜKÜM : Mahkumiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Muş Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.03.2016 tarihli ve 2016/108 Soruşturma, 2016/309 Esas, 2016/30 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında basit zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci fıkrası ve 248 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Muş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.04.2016 tarihli ve 2016/55 Esas, 2016/98 sayılı Kararı ile sanık hakkında basit zimmet suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci fıkrası, 248 inci maddesinin ikinci fıkrasının ilk cümlesi ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları gereği hak yoksunlukları uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri, suç kastı olmadığına, suçun teşebbüs aşamasında kaldığına, sicilinin temiz olduğuna, lehe uygulamaların yapılmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde Muş İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil ve Denetleme Şube Müdürlüğünde sürücü belgeleri sicil ve arşiv amirliği sayman mutemedi olarak görevlendirilen sanığın, 31.12.2015 tarihinde eşinin emniyete müracaat ederek kaybolduğunu bildirmesi üzerine kurumda bulunan ve sanığın kontrolünde olan kasada yapılan sayımda Türk Polis Teşkilatını Güçlendirme Vakfına yatırması gereken 11.798,00 TL ile Hazineye yatırması gereken 58.548,00 TL’nin eksik olduğunun tespit edildiği, sanığın suçlamaları kabul ettiği ve soruşturma aşamasında kurumların zararlarını tamamen tazmin ettiği, bu suretle sanık hakkında zimmet suçundan kamu davası açıldığı ve cezalandırılması yoluna gidildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün bulunmuş, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddenin beşinci fıkrasının uygulanması sırasında, sadece 53 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kullanmasından yasaklanmasına karar verilmesi yerine, hangi hak ve yetkiye ilişkin olduğu gösterilmeksizin maddenin tümünü kapsayacak ve infazda tereddüt oluşturacak biçimde hüküm kurulması,
Hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu hukuka aykırılığın Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Muş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.04.2016 tarihli ve 2016/55 Esas, 2016/98 sayılı Kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322 nci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasının 9. paragrafında yer alan “TCK 53/1 FIKRASINDAKİ BU HAK VE YETKİLERİN” ibaresinin “5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki” şeklinde değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.04.2023 tarihinde karar verildi.