YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5770
KARAR NO : 2023/7424
KARAR TARİHİ : 12.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/22 Esas, 2016/107 Karar
SUÇ : Zincirleme ihmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Basit zimmet suçundan mahkumiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Oltu Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.11.2015 tarihli ve 2015/1659 Soruşturma, 2015/576 Esas, 2015/34 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesi uyarınca son soruşturmanın açılması kararı verilmesi talep edilmiştir.
2.Oltu Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.12.2015 tarihli ve 2015/44 Esas, 2015/51 sayılı Kararı ile sanığın zincirleme ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca yargılanması için son soruşturmanın Erzurum Ağır Ceza Mahkemesinde açılmasına karar verilmiştir.
3.Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.04.2016 tarihli ve 2016/22 Esas, 2016/107 sayılı Kararı ile sanığın eylemlerinin basit zimmet suçunu oluşturduğu kabulüyle, 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları gereğince hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; kendisine zorunlu müdafii tayin edilmesi gerektiğine ve suçun sübut bulmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Erzurum Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, vekaletname ile vekilliğini üstlendiği katılandan dava ve teminat masrafı adı altında değişik tarihlerde 30.000 TL, 7.000 TL, 20.000 TL ve 12.200 TL olmak üzere toplam 69.200 TL almasına rağmen herhangi bir dava açmadığı ayrıca ev satın aldığı karşı tarafla tapu bedeli olarak 35.100 TL ödemek üzere anlaşan katılandan bu kapsamda 35.100 TL nakit parayı karşı tarafın avukatına vermek için aldığı ancak bu parayı karşı tarafa vermediği ve uhdesine geçirdiği, böylelikle eylemlerinin bir bütün halinde zincirleme ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu iddiasıyla açılan kamu davasında, Mahkemece; sanığın eylemleri basit zimmet suçu kapsamında değerlendirilerek bu suçtan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 17.06.2021 tarihli ve 2021/5-43 Esas, 2021/287 sayılı Kararında da açıklandığı üzere; sanık ile katılan arasındaki vekalet ilişkisinde kamu otoritesi ve kamu gücünün kullanılmadığı, söz konusu malın teslim edilmesinin sanığın avukat olmasının doğal sonucu değil katılan tarafından şahsına duyulan güven ilişkisi nedeniyle verilen ahzu kabz yetkisi kapsamında gerçekleştirildiği ve buna bağlı olarak da aralarındaki ilişkinin hizmet ilişkisi kapsamında kaldığı gözetildiğinde, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında tanımı yapılan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ve 24.10.2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü de gözetilerek, 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 35 inci maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 254 üncü maddesi uyarınca aynı Kanun’un 253 üncü maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri
yerine getirildikten sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.04.2016 tarihli ve 2016/22 Esas, 2016/107 sayılı Kararına yönelik sanığın temyiz isteği ve dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar nazara alındığında, sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.06.2023 tarihinde karar verildi.