Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2020/5999 E. 2023/7718 K. 20.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5999
KARAR NO : 2023/7718
KARAR TARİHİ : 20.06.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/56 Esas, 2013/137 Karar
SUÇLAR :Basit zimmet (sanıklar …, …, …, … ve … hakkında), ihmali davranışla görevi kötüye kullanma (sanıklar …, …, …, … ve … hakkında)
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereğince temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Bir kısım sanıklar müdafiinin tayin olunan ceza miktarına nazaran yasal koşulları bulunmayan duruşmalı inceleme talebinin 1412 sayılı Kanun’un 318 inci maddesi uyarınca reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bilecik Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.04.2012 tarihli ve 2012/952 Soruşturma, 2012/355 Esas, 2012/12 numaralı İddianamesiyle sanıklar …, …, …, … ve … hakkında basit zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci fıkrası, sanıklar …, …, …, … ve … hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları gereği hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.11.2013 tarihli ve 2012/56 Esas, 2013/137 sayılı Kararı ile sanıklar …, …, … ve … hakkında basit zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun’un 247 nci ve 249 uncu maddelerinin birinci fıkraları ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 247 nci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları ile 62 nci maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince hak yoksunluklarına; sanıklar …, …, …, … ve … hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 75 tam gün karşılığı 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Katılan … vekili 28.11.2013 tarihli süre tutum dilekçesiyle usul ve yasaya aykırı karara karşı temyiz talebinde bulunmuştur.
B.Sanıklar …, …, …, … ve … müdafiin duruşma talepli ve sanık …’nın temyizleri, sanıkların üzerlerine atılı suçların sübut etmediği gerekçesi ile hükümlerin bozulması istemine ilişkindir.
C.Sanık … müdafiin temyizi, eksik kovuşturma ile hüküm kurulduğundan ve sanığın üzerine atılı suçun unsurları itibarıyla oluşmadığından hükmün bozulması taleplidir.
D. Sanık … müdafiinin temyizi, sanık hakkında kurulan hükümlerin bozulması talebine yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde sanıklardan …’in S.S. Alpagut Erkoca Kınık Tarımsal Kalkınma Kooperatifinin yönetim kurulu başkanı, diğer sanıkların ise yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptıkları, sanık …’in görev süresi bitiminde üzerinde iş avansı olarak bulunan 9.598,65 TL’yi yeni yönetime teslim etmeyerek ayrıca sanıklardan …, …, …, … ve …’nin yemek, yol ve konaklama gideri adı altında yapılan 3.102,49 TL ile stokta bulunması gereken 337 çuval unu uhdelerinde bulundurdukları iddia edilerek bu sanıklar hakkında zimmet suçundan; sanıklar …, …, …, İsmail ve Ahmet hakkında kooperatifin alacak ve borçlarını düzenli takip etmeyerek zarara uğrattıklarından bahisle ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılmaları istemiyle açılan kamu davasında, Mahkemece; sanıkların atılı suçlardan ayrı ayrı mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A.Sanıklar …, …, …, … ve … hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
İddiaya konu son suç tarihinin 25.04.2009 olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
B.Sanıklar …, …, …, … ve … hakkında basit zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde ise;
Kooperatifin 05.06.1991 tarihinde kurulduğu ve bu tarihten itibaren ticaret sicil gazetesine kayıtlı olarak faaliyet gösterdiği anlaşıldığından, tebliğnamedeki bu yönde bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık … yönünden sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık … ile diğer sanıklar …, …, … ve …’nin zimmetinde kaldığı kabul edilen, 3.102,49 TL ile stok açığı olan 337 çuval undan hangi sanığın ne miktarda ve şekilde sorumlu olduğu belirlenmeden, bu harcamaların gerçekten yapılıp yapılmadığı araştırılmadan ve hasat edilen buğdayın un fabrikasından alınan un ile takas edildiği, temin edilemeyen un karşılığında … Un Fabrikasından 10.10.2010 vade tarihli 8.800,00 TL bedelli senet alındığı, açık çıkan 337 çuval unun buradan kaynaklandığı savunması karşısında; un fabrikası sahibi Naim Uyar dinlenilmeden ve bu ticarete ilişkin kayıtlar incelenmeden eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre de;
Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasıyla ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,

Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul olunan sanıklar hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince hak yoksunluklarına hükmolunmaması,
Hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR
1.Sanıklar …, …, …, … ve … hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.11.2013 tarihli ve 2012/56 Esas, 2013/137 sayılı Kararına yönelik sanıklar müdafileri, sanık … ve katılan … vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
2.Sanıklar …, …, …, … ve … hakkında basit zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden ise
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.11.2013 tarihli ve 2012/56 Esas, 2013/137 sayılı Kararına yönelik sanıklar müdafileri ile katılan … vekilinin temyiz istekleri ve dosya kapsamında resen tespit edilen hususlar nazara alındığında hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, değişik gerekçeyle Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.06.2023 tarihinde karar verildi.