Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2020/6000 E. 2023/2728 K. 15.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6000
KARAR NO : 2023/2728
KARAR TARİHİ : 15.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇLAR : Müteselsilen ihtilasen zimmet, resmi belgede müteselsilen sahtecilik
HÜKÜMLER : Zincirleme nitelikli zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçlarından mahkûmiyet

… 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.10.2013 tarihli ve 2012/49 Esas, 2013/378 sayılı Kararının sanık müdafii ve suçtan zarar görenler vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
Suç tarihinden sonra 446 sayılı … Tarım Kredi Kooperatifi bünyesine dahil edilen 1342 sayılı Gündüzbey Tarım Kredi Kooperatifinde müdür olarak görev yapan sanık hakkında zimmet ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kamu davası açıldığı, gerek Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Birliği Merkez Müdürlüğünün gerekse 446 sayılı … Tarım Kredi Kooperatifinin bu suçların ayrı ayrı zarar göreni oldukları ve davaya katılma haklarının bulunduğu, 13.10.2004 tarihli duruşmada birlik adına davayı takiple görevlendirilen Zeki Gezgez’in yazılı talebiyle birliğin katılanlığına karar verildiği, sonrasında 446 sayılı … Tarım Kredi Kooperatifi vekilinin 16.12.2004 tarihli duruşmada ayrıca kooperatif adına da davaya müdahil olmak istediklerini bildirdiği ancak (5) numaralı ara kararla daha önce müdahilliklerine karar verildiğinden bahisle aynı konuda karar verilmesine yer olmadığına hükmedildiği dikkate alındığında bu ara kararda isabet görülmemiştir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun (1163 sayılı Kanun) Ek 2 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince sanığa yüklenen tüm suçlardan, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu’nun (3628 sayılı Kanun) 17 nci ve 18 inci maddeleri gereği zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Tarım ve Orman Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (7417 sayılı Kanun) yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, 7417 sayılı Kanun’un 40 ıncı maddesiyle değişik 3628 sayılı Kanun’un 18 inci maddesinin ikinci fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2004 tarihli ve 2004/7771 Soruşturma, 2004/4163 Esas, 2004/380 numaralı İddianamesi ile sanık hakkında müteselsilen ihtilasen zimmet ve resmi belgede müteselsilen sahtecilik suçlarından 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (765 sayılı Kanun) 202 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 80 inci maddesi ile 342 nci maddesinin birinci fıkrası ve 80 inci maddesi uyarınca cezalandırılması ile 31 ve 33 üncü maddeleri gereğince hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.04.2006 tarihli ve 2004/761 Esas, 2006/171 sayılı Kararı ile sanık hakkında eylemlerinin kül halinde nitelikli zimmet suçunu oluşturduğunun kabulüyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (5237 sayılı Kanun) hükümleri uyarınca bu suçtan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
3. Bu kararın sanık müdafii tarafından temyizi sonrası verilen hüküm Dairemizin 08.12.2011 tarihli ve 2007/14475 Esas, 2011/25164 sayılı Kararıyla eksik inceleme ile hüküm kurulduğu gerekçesiyle bozulmuştur.
4. Bozma sonrası temyize konu … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.10.2013 tarihli ve 2012/49 Esas, 2013/378 sayılı Kararı ile sanık hakkında nitelikli zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 9 ay 22 gün; kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları gereği hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafiinin temyiz isteği, atılı suçların yasal unsurlarının oluşmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, mevcut delillerin mahkûmiyet için yetersiz olduğuna, hüküm kurulurken çelişkili raporlara dayanıldığına, lehe kanun hükümlerinin isabetli şekilde belirlenmediğine, zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığına ve temyiz incelemesinde nazara alınacak sair nedenlere,
2. Katılan 446 sayılı … Tarım Kredi Kooperatifi vekilinin temyiz isteği, cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak verilmesi gerektiğine,
3. Katılan … Bakanlığı vekilinin temyiz isteği, davanın yokluklarında görülmesinin hukuka aykırı olduğuna ve temyiz incelemesinde nazara alınacak sair nedenlere,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihlerinde katılan kooperatifin müdürü olarak görev yapan sanığın Vergi Dairesine ve Sosyal Sigortalar Kurumuna yatırılmak üzere kendisine tevdi edilen paraları ilgili kurumlara yatırmadığı, ortaklar … ve …’ın borçlarından mahsup edilmek üzere kendisine verilen paraları kooperatif kayıtlarına intikal ettirmediği, kooperatife ait arpa ve pamuk küspesini satarak mal edindiği ve bu eylemleri gizlemek için bir kısım ortaklar adına, onların bilgisi ve rızası dışında fatura, senet ve ihtiyaç cetveli düzenleyip kredi verilmiş gibi gösterdiği ayrıca 4876 sayılı Kanun’dan yararlanıp borçları yeniden yapılandırmak için ortaklar adına sahte imzalarla dilekçe verdiği kabulüyle lehe kanun değerlendirmesi sonucu üzerine atılı her iki suçtan 5237 sayılı Kanun hükümleri uyarınca ayrı ayrı mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık hakkında zimmet suçundan verilen hükme yönelik temyiz istemlerinin incelemesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve yerinde görülmeyen temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Sanık hakkında sahtecilik suçundan verilen hükme ilişkin temyiz istemlerinin incelemesinde ise;
1. Sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçu için, 765 sayılı Kanun’un 339 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 102 nci maddesinin birinci fıkrasının üçüncü bendi ve 104 üncü maddesinin son fıkrası gereği 15 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Zincirleme suç hükümleri de dikkate alındığında son suç tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar, 15 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
1. Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle 446 sayılı … Tarım Kredi Kooperatifi vekilinin katılma talebi hususunda 16.12.2004 tarihli duruşmada verilen (5) numaralı “karar verilmesine yer olmadığı” şeklindeki ara kararın KALDIRILMASINA, adı geçen kooperatifin 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği kamu davasına katılan olarak KABULÜNE,
2. Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.10.2013 tarihli ve 2012/49 Esas, 2013/378 sayılı Kararında sanık müdafii ve katılanlar Tarım ve Orman Bakanlığı ile 446 sayılı … Tarım Kredi Kooperatifi vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin ve katılanlar vekillerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
3. Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.10.2013 tarihli ve 2012/49 Esas, 2013/378 sayılı Kararına yönelik sanık müdafii ve katılanlar Tarım ve Orman Bakanlığı ile 446 sayılı … Tarım Kredi Kooperatifi vekillerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.03.2023 tarihinde karar verildi.