YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6014
KARAR NO : 2023/7924
KARAR TARİHİ : 06.07.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2017/1355 Esas, 2018/1084 Karar
SUÇ : Zimmet
HÜKÜMLER : 1) … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.04.2017 tarihli ve 2016/12 Esas, 2017/80 sayılı Kararı ile; atılı suçtan beraat,
2) Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 10.05.2018 tarihli ve 2017/1355 Esas, 2018/1084 sayılı Kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddi.
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrasına istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.12.2015 tarihli ve 2015/7836 Soruşturma, 2015/2805 Esas, 2015/177 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.04.2017 tarihli ve 2016/12 Esas, 2017/80 sayılı Kararı ile sanık hakkında zimmet suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereği beraat kararı verilmiştir.
3.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 10.05.2018 tarihli ve 2017/1355 Esas, 2018/1084 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; dosya kapsamında sanığın mahkumiyetine yeterli somut ve kesin deliller bulunmasına karşın hakkında beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, dosyadaki mevcut bilirkişi raporu da nazara alındığında delillerin takdirinde ve olayın değerlendirilmesinde hataya düşülerek hüküm kurulduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Badak Köyünde ikamet eden ve muhtar adayı olan …’in şikayeti üzerine sanık hakkında soruşturma işlemlerine başlanıldığı, suç tarihinde… Köyü muhtarı olarak görev yapan sanığın köye ait araç ile öğrenci taşıdığı ve buradan elde edilen gelire ilişkin düzenli şekilde makbuz tutmadığı, böylece tahsil edip kayıtlara işlemediği 1.900 TL’yi uhdesine geçirdiği iddiasıyla hakkında zimmet suçundan açılan kamu davasında;
Köy ihtiyar heyeti tarafından ekonomik durumu iyi olmayan öğrencilerden taşıma ücreti alınmaması yönünde karar alındığı, bir kısım öğrenci velilerinin ücret ödediklerini ancak makbuz almadıklarını, diğer öğrenci velilerinin ise parayı ödeyip makbuz aldıklarını bildirdikleri, sanığın bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere her bir yolcu için ayrı ayrı makbuz kesip kimlik bilgilerini yazmak yerine kimlik bilgisi belirtmeden yaptığı tahsilatlara topluca makbuz kestiği, bu şekilde usul hatası yaparak hesaplarda karışıklığa sebebiyet verdiği, bunun yanında savunmasına göre gerek öğrenci velilerinden gerekse taşıma yaptığı köy halkından olan kişilerden para verenlerin verdiği kadarını alıp vermeyenlerden ücret tahsil etmediği, şikayetçinin sanık hakkında taşıma ücreti alarak hiç makbuz kesmediği yönündeki iddiasının gerçeği yansıtmadığı, sanığın kendi hesabına para geçirme kastının bulunmadığı ve hesabına geçirdiği bir meblağın da olmadığı, bu sebeple zimmet suçundan beraatine karar verilmesi gerektiği kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre ilk derece mahkemesi beraat hükmünde usul ve esasa ilişkin herhangi bir aykırılık bulunmadığı tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
… Cumhuriyet Başsavcılığının davaya konu 29.12.2015 tarihli iddianamesinde sanık hakkında zimmet suçunun yanında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan da kamu davası açıldığı, bu suç yönünden sübutu kabul edilen eylemlerin ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde belirtildiği, zimmet suçuna konu edilen tek isnadın ise sanık tarafından tahsil edilen ve uhdesine geçirdiği iddia olunan 1.900 TL’lik taşıma ücreti bedeli olduğu, olay ve olgular kısmında belirtildiği şekilde ilk derece mahkemesi kararında zimmet suçuna ilişkin isnat yönünden sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği kabul edilmiş ve kısa kararla da bu suçtan beraat hükmü kurulmuş ise de; aynı eylem sebebiyle sanığın görevini ihmal ederek kişilerin yararına haksız menfaat sağladığı kabul edilip 1.900 TL’lik meblağın kamu zararı olduğu ve sanık tarafından zararın giderildiği bildirilerek görevi kötüye kullanma suçundan sübutu kabul edilen ve zincirleme suç hükümleri uygulanarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen diğer eylemlerin içerisine dahil edildiği, dolayısıyla bölge adliye mahkemesi tarafından, ilk derece mahkemesi kararının, zimmet sevki ile ayrı kamu davası açılan incelemeye konu isnat yönünden hem beraat kararı verilip hem de görevi kötüye kullanma suçunun teselsülü niteliğinde olduğunun kabul edilmesi isabetsizliğinden, sanık hakkında zimmet suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken beraat kararı verildiğinden bahisle bozulması yerine istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 10.05.2018 tarihli ve 2017/1355 Esas, 2018/1084 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.07.2023 tarihinde karar verildi.