Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2020/6060 E. 2023/6991 K. 30.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6060
KARAR NO : 2023/6991
KARAR TARİHİ : 30.05.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1933 Esas, 2020/229 Karar
SUÇLAR : İhaleye fesat karıştırma, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: 1) … 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.04.2019 tarihli ve 2017/93 Esas, 2019/245 sayılı Kararı ile; sanık … hakkında atılı suçlardan mahkumiyet, diğer sanıklar hakkında beraat
2-İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 05.02.2020 tarihli ve 2019/1933 Esas, 2020/229 sayılı Kararı ile beraat hükümleri ve sanık … hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmü bakımından istinaf başvurularının esastan reddi, sanık … hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılarak atılı suçtan beraat

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 05.02.2020 tarihli ve 2019/1933 Esas, 2020/229 sayılı Kararının katılanlar vekilleri ve sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede;
Sanıklar … ve … hakkında ihaleye fesat karıştırma ve özel belgede sahtecilik suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine dair kararların 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca temyizi mümkün olmadığından katılan … vekili ile sanıklar müdafiinin anılan kararlara yönelik temyize hak ve yetkisinin, keza sanık … hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin anılan karara ilişkin temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince sanık … hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği katılanlar vekillerinin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrasınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrasına istinaden temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.05.2016 tarihli ve 2014/41123 Soruşturma, 2016/6052 Esas, 2016/5989 numaralı İddianamesi ile; sanıklar hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 235 inci maddesinin birinci fıkrası ve ikinci fıkrasının (a) bendinin (bir) numaralı alt bendi, sahtecilik suçundan aynı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Büyükçekmece 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2016 tarihli ve 2016/398 Esas, 2016/838 sayılı Kararıyla sanıkların üzerlerine atılı ihaleye fesat karıştırma suçunun 5237 sayılı Kanun’un 235 inci maddesine göre 5 yıldan 12 yıla kadar hapis cezasını öngörmesi nedeniyle yargılama yapma görevinin ağır ceza mahkemesine ait olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verilmiştir.
3. … 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.04.2019 tarihli ve 2017/93 Esas, 2019/245 sayılı Kararı ile sanıklardan Ali hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 235, 43 ve 62 nci maddelerinin birinci fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca neticeten 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, özel belgede sahtecilik suçundan aynı Kanun’un 207 nci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları ile 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanıklar … ve … hakkında ise ihaleye fesat karıştırma ve özel belgede sahtecilik suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararları verilmiştir.
4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 05.02.2020 tarihli ve 2019/1933 Esas, 2020/229 sayılı Kararı ile sanıklar … ve … hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükümlerine yönelik katılanlar vekilleri ile sanıklar müdafiinin ve sanık … hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine; sanık … hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine, mahkumiyet hükmünün kaldırılarak sanığın atılı suçtan beraatine hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan Hazine vekilinin temyiz itirazı; sanık … hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan verilen mahkumiyet kararının kaldırılarak sanığın beraatine karar verilmesinin hatalı olduğuna,
2. Katılan … vekilinin temyiz itirazları; sanıklar hakkında verilen beraat kararlarının eksik inceleme sonucu verilmiş olduğuna ve sanıkların atılı suçlardan cezalandırılmalarına,
3. Sanıklar müdafiinin temyiz itirazları; sanıklar … ve … yönünden vekalet ücretine takdir edilmemesinin hatalı olduğuna ve sanık … hakkında özel belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet kararının bozulması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizlerin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sahte teminat mektupları kullanılarak ihalelere fesat karıştırıldığı iddia edilen somut olayda sanıkların ihaleye fesat karıştırma ve özel belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
Mahkemece; sanıklardan … ve …’in sahte teminat mektuplarının verildiği ihalelerle ilgili belgelerin hazırlanması aşamasında yer almadıklarına dair savunmaları ile ihalelere katılan şirketlerin suç tarihlerindeki yetkili ve sorumlu müdürünün sanık … olması hususu birlikte değerlendirildiğinde sanıklardan … ve …’in atılı suçlardan beraatlerine, sanık …’nin ise mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanıklar … ve … hakkında atılı suçlardan verilen beraat hükümleri ile sanık … hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüyle ilgili olarak İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği ve istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Sanık … hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüyle ilgili olarak; 5237 sayılı Kanun’un 235 inci maddesinde ihaleye fesat karıştırma halleri yasa koyucu tarafından tahdidi olarak sayılmış olup, maddede sayılan seçimlik hareketlerin ya da faillik durumunun genişletilmesinin anılan Kanun’un 2 nci maddesindeki kanunilik ilkesine aykırılık teşkil edeceğinde bir kuşku bulunmadığı, her ne kadar bir kısım öğretide özgü suç olarak kabul edilmese de madde metni gerekçesiyle birlikte incelendiğinde; 2 nci fıkranın (a) ve (b) bentlerinde sayılan hallerde ihale sürecinde görev alan ilgili görevlilerin, (d) bendinde belirtilen halde ise ihaleye katılan ya da katılmak isteyen kişilerin suçun faili olabileceği, dolayısıyla söz konusu suçun özel faillik niteliği taşıyan kimselerce işlenebileceğinde bir tereddüt bulunmadığının kabulü gerektiği, bu itibarla 5237 sayılı Kanun’un 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrasına göre özgü suç niteliğinde olan ve aynı Kanun’un 235 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (iki) numaralı alt bendi uyarınca ihale sürecinde görev alan kamu görevlisi tarafından işlenebilen ihaleye fesat karıştırma suçuna iştirak eden diğer kişilerin azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilecekleri dikkate alındığında, kamu görevlileri hakkında açılmış bir kamu davası bulunmaması, faili bulunmayan suça şerikliğin mümkün olmaması ve suça konu sahte belgelerin ihale yetkilisine verilmesi eylemiyle ilgili olarak özel belgede sahtecilik suçundan ayrıca hüküm kurulduğu da gözetilerek sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünün kaldırılarak sanığın atılı suçtan beraatine hükmolunduğu görülmüştür.
IV. GEREKÇE
Sanıklar … ve … hakkında atılı suçlardan kurulan beraat hükümlerine yönelik sanıklar müdafiinin ayrı ayrı vekalet ücreti verilmesine dair istinaf talebi değerlendirilmeden bu hükümlerle ilgili katılanlar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine dair kararlar verildikten sonra müdafiinin anılan sanıklar lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yönelik 17.02.2020 tarihli dilekçeyle temyiz talebinde bulunduğu anlaşılmakta ise de; sanıklar müdafiinin temyiz isteminden sonra İstanbul Bölge Adliye Cumhuriyet Başsavcılığının aynı konudaki itiraz başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 28.02.2020 tarihli ve 2019/1933 Esas, 2020/229 sayılı ek Kararı ile anılan sanıklar lehine vekalet ücretine hükmolunduğu da dikkate alınarak yapılan incelemede;
Sanık …’ın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen Bölge Adliye Mahkemesinin beliren takdir ve kanaati karşısında katılanlar vekillerinin temyiz itirazları ile hükümde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
1. Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle katılan … vekili ile sanıklar … ve … müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı REDDİNE,
2.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 05.02.2020 tarihli ve 2019/1933 Esas, 2020/229 sayılı Kararında katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN AYRI AYRI ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,30.05.2023 tarihinde karar verildi.