YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6724
KARAR NO : 2023/7756
KARAR TARİHİ : 22.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/168 Esas, 2016/217 Karar
SUÇLAR : Nitelikli zimmet ve resmî belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek (sanıklar … ve … hakkında), basit zimmet (sanık … hakkında)
HÜKÜMLER : Sanıklardan … ve … hakkında eylemlerinin zincirleme basit zimmet suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan, … hakkında ise zincirleme nitelikli zimmet suçundan mahkûmiyet; sanıklar … ve … hakkında resmî belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçundan beraat
Yozgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.10.2016 tarihli ve 2016/168 Esas, 2016/217 sayılı Kararının katılan Hazine vekili ve sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
17.01.2017 tarihli Tebliğname içeriğinde her ne kadar temyiz dışı sanık … hakkında verilen karar yönünden de görüş bildirilmişse de, adı geçen sanığın zincirleme basit zimmet suçundan cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın 17.10.2016 havale tarihli dilekçesi ile anılan karara yönelik olarak itiraz isteminde bulunduğu, kararın merci Sungurlu Ağır Ceza Mahkemesinin 13.12.2016 tarihli ve 2016/484 Değişik iş sayılı Kararı ile itirazın reddine karar verildiği, sanığın bu karara yönelik herhangi bir temyiz isteminin bulunmadığı keza sanık … ve … müdafiilerinin, müvekkilleri hakkında resmî belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik herhangi bir temyiz istekleri bulunmadığı nazara alındığında bu hususlarda herhangi bir temyiz incelemesi yapılmamıştır.
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli ve 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere “suçtan zarar görme” kavramının “suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali” olarak anlaşılması gerektiği, sanıklar … ve …’e yüklenen resmî belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçundan 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesine göre doğrudan zarar görmeyen Hazinenin katılma hakkının olmadığı, mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararının da temyiz hakkı vermeyeceği anlaşılmakla, Hazine vekilinin bu yöndeki temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317 nci maddesi gereği reddine karar vermek gerekmiştir.
Sanıklar … ve … hakkında zincirleme basit zimmet, sanık … hakkında ise zincirleme nitelikli zimmet suçundan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca sanıklar müdafiilerinin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereğince temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Yozgat Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.12.2009 tarihli ve 2009/3950 Soruşturma, 2009/1285 Esas ve 2009/166 numaralı İddianamesiyle sanıklar … ve … hakkında nitelikli zimmet ve resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 205 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmaları, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunlukları uygulanması, 63 üncü maddesi uyarınca tutuklulukta ve gözaltında geçirdikleri sürelerin cezalarından mahsubu, sanık … hakkında ise 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunlukları uygulanması ve 63 üncü maddesi uyarınca tutuklulukta ve gözaltında geçirdiği sürenin cezasından mahsubu talebiyle kamu davaları açılmıştır.
2.Yozgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.07.2010 tarihli ve 2009/297 Esas, 2010/109 sayılı Kararı ile; sanıklar … ve … hakkında nitelikli zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 248 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca ayrı ayrı 3 yıl 10 ay 25’er gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları uyarınca hak yoksunluklarına, 63 üncü maddesi uyarınca mahsuba; aynı sanıklar hakkında resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçundan 5237 sayılı Kanun’un 205 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci ve ikinci cümleleri, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca ayrı ayrı 3 yıl 1 ay 15’er gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları uyarınca hak yoksunluklarına, 63 üncü maddesi uyarınca mahsuba; sanık … hakkında ise basit zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun’un 247 nci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları, 248 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 7 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları uyarınca hak yoksunluklarına, 63 üncü maddesi uyarınca mahsuba hükmolunmuştur.
3.Bahse konu hükümlerin sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 30.05.2016 tarihli ve 2014/4538 Esas, 2016/5551 sayılı Kararı ile zimmet suçu yönünden sair temyiz itirazları reddedilerek, sanık …’in resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığından bahisle bu suçtan beraatine karar verilmesi gerektiği, anılan suça ilişkin sanık …’in eyleminin zimmetin ortaya çıkmasını önlemek amacıyla hileli davranışlar kapsamında kaldığı, diğer yandan sanık …’in eyleminin basit zimmet kapsamında kaldığı, mahkemenin kabulüne göre de, sanıklar … ve … hakkında resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçundan zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması gerekirken uygulandığı, tüm sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasına ilişkin olarak Anayasa Mahkemesinin hükümden sonra yürürlüğe giren iptal kararının dikkate alınması ve 53 üncü maddesinin beşinci fıkrasının hatalı uygulandığı, sanık … hakkında adli sicil kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın ele alınması için mahkemesine ihbarda bulunulmamasının yerinde olmadığı nedenleriyle sanıklar hakkında kurulan hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
4.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde Yozgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.10.2016 tarihli ve 2016/168 Esas, 2016/217 sayılı Kararı ile; sanık … hakkında nitelikli zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 248 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 10 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları uyarınca hak yoksunluklarına, 63 üncü maddesi uyarınca mahsuba, adli sicil kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın ele alınması için mahkemesine ihbarda bulunulmasına; sanıklar … ve … hakkında ise basit zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun’un 247 nci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları, 248 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 7 ay 7’şer gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları uyarınca hak yoksunluklarına, 63 üncü maddesi uyarınca mahsuba hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Hazine Vekilinin Temyiz Sebepleri
Sanıklardan … ve … hakkında resmi belgeyi yok etmek suçundan verilen beraat hükümlerinin usûl ve yasaya aykırı olduğu, atılı suçun sanıklar tarafından işlendiği, sanıkların cezalandırılması gerektiği sebepleriyle hükümleri temyiz etmiştir.
B. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Zimmet suçunun unsurlarının oluşmadığı, sanığın suç işleme kastıyla hareket etmediği, dosyada bulunan rapor ve mevcut delillerin mahkemece hatalı olarak değerlendirildiği sebepleriyle sanık hakkında zimmet suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünü temyiz etmiştir.
C. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Gerekçeli temyiz dilekçesinin, gerekçeli kararın tebliğinden sonra sunulacağından bahisle sanık hakkında zimmet suçundan kurulan hükmün bozulması gerektiğinden bahisle hükmü temyiz etmiştir.
D. Sanıklar … Ve … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Dosyada mevcut bilirkişi raporunda sanıkların eyleminin kullanma zimmeti suçuna uyduğuna ilişkin kanaat ile mahkemece verilen hükümler arasında çelişki bulunduğu, suçun unsurlarının oluşmadığı, belediye tahsildarlarının tahsil ettikleri paraları bankaya yatırmalarının gerektiği ancak küçük belediyelerde işleyiş farklılığından ötürü bu durumun mümkün olmadığı ve Yargıtayca resen gözetilecek sebeplerle sanıklar hakkında zimmet suçundan kurulan hükümlerin bozulması istemiyle hükümleri temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihlerinde sanıklardan …’in Yerköy Belediyesinde tahsilat şefi, … ve …’in ise tahsildar olarak görev yaptıkları, sanık …’in görevi gereği kendisine 2007 yılı Ağustos ayında teslim edilen tahsilat makbuzları ile tahsilat yapmasına karşın tahsil ettiği paralardan 106.103,22 Türk lirası (TL) parayı Belediyenin hesabına yatırmayarak bu paraları uhdesinde bulundurduğu, sanıklar … ve …’in görevleri gereği kendilerine verilen bazı makbuz koçanlarını yok ettikleri, sanık …’in görevi gereği kendisine teslim edilen işgaliye fişi karşılığı yaptığı tahsilatları belediye hesaplarına eksik yatırmak, hesaplara aktardığı makbuzları iptal etmek ve başka tahsildarlardan aldığı işgaliye fişi parasını belediye hesaplarına aktarmamak suretiyle toplam 22.750,00 TL’yi zimmetinde bulundurduğu, sanık …’in gerçek tahsilat miktarını gizlemek için kendisine teslim edilen tahsilat makbuzlarının alt ve üst koçanlarına farklı rakamlar yazmak, hesaplara aktardığı makbuzları iptal etmek ve işgaliye fişi karşılığı yaptığı tahsilatları belediye hesaplarına eksik aktarmak suretiyle toplam 29.000,00 TL parayı uhdesine geçirdiği iddiasıyla sanıklardan … ve … hakkında nitelikli, … hakkında ise basit zimmet suçundan kamu davaları açılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, sanıklar … ve …’in eylemlerini farklı tarihlerde gerçekleştirdikleri kabulüyle sanık … hakkında zincirleme basit zimmet, sanık …’in ise zincirleme nitelikli zimmet suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanık …’in ise görevi gereği kendisine verilen makbuz koçanlarını yok ettiğine dair delil bulunmadığı ve eylemlerini zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla gerçekleştirmediği fakat paraları farklı tarihlerde uhdesine geçirdiği kabulüyle sanığın zincirleme basit zimmet suçundan cezalandırılmasına hükmolunmuştur.
IV. GEREKÇE
Yüklenen suçları 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işledikleri kabul edilen sanıklar hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrasının uygulanması sırasında bu bentteki hak ve yetkilerin tamamını kullanmaktan yasaklanmalarına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde sadece ”devlet memurluğu yetkilerini kullanmaktan yasaklanmalarına” şeklinde sınırlı uygulamalar yapılması ile bahse konu hak yoksunluklarının süresinin hükmedilen cezaların yarısından az olamayacağının gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle sanıklar … ve … hakkında resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik Hazine vekilinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca, ek Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yozgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.10.2016 tarihli ve 2016/168 Esas, 2016/217 sayılı Kararında sanıklar müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 22.06.2023 tarihinde karar verildi.