Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2020/6732 E. 2023/6650 K. 24.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6732
KARAR NO : 2023/6650
KARAR TARİHİ : 24.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/106 Esas, 2013/236 Karar
SUÇ : İcbar suretiyle irtikap
HÜKÜMLER : Değişen suç vasfına göre; rüşvet alma suçundan mahkumiyet

… 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.10.2013 tarihli ve 2013/106 Esas, 2013/236 sayılı Kararının suçtan zarar gören vekili, sanıklar müdafii ve sanık … tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
Suçtan zarar gören … vekilinin yokluğunda verilip 03.07.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, hüküm tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 29.07.2020 tarihinde temyiz isteğinde bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca sanıklar müdafii ve sanık …’ün temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyize isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.10.2008 tarihli ve 2008/5524 Soruşturma, 2008/6225 Esas, 2008/251 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında icbar suretiyle irtikap suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 250 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2…. 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.05.2009 tarihli ve 2008/232 Esas, 2009/95 sayılı Kararı ile sanıkların icbar suretiyle irtikap suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına, 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları gereği hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.
3.Hükümlerin sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 14.02.2013 tarihli ve 2012/488 Esas, 2013/1194 sayılı Kararı ile sanıkların eylemlerinin rüşvet alma suçu kapsamında kalmasına karşın yazılı şekilde hükümler kurulmasının yerinde olmadığından bahisle bozulmasına karar verilmiştir.
4.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.10.2013 tarihli ve 2013/106 Esas, 2013/236 sayılı Kararı ile sanıkların rüşvet alma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 252 nci maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrası, 4199 sayılı Kanunla değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (2918 sayılı Kanun) ek 11 inci maddesi ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince neticeten 4 yıl 2 ay hapis cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları gereğince hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanıklar müdafiinin 22.11.2013 havale tarihli dilekçesi, suçun yasal unsurlarının oluşmadığı ve işlendiğinin de sabit olmadığı, aleyhe bozma yasağına aykırı hareket edildiği, eksik incelemeyle hüküm kurulduğu hususlarına ilişkindir.
2.Sanık … 04.10.2013 havale tarihli süre tutum dilekçesi ile, gerekçesiz şekilde hükmü temyiz etmiştir.
3…. vekili, suçtan zarar gören kurum davadan haberdar edilmeksizin yargılama yapılması, sanıklar hakkında alt sınırdan hüküm kurulması ve takdiri indirim nedenlerinin uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle hükümleri temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
… İlçe Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan ve 21.06.2008 tarihinde …-… yolu üzerinde trafik denetimi yapan sanıkların, katılan …’in kullanmış olduğu aracı durdurdukları, hız limitini aştığından bahisle katılan hakkında trafik ceza makbuzu düzenledikleri, katılanın alkollü olduğunu beyan etmesi üzerine sanıkların ceza makbuzuna konu 237 TL’yi kendilerine vermesi karşılığında alkollü araç kullanmaktan işlem yapmayacaklarını söyledikleri, katılanın da bankamatikten para çekerek 240 TL’yi sanıklara verdiği iddiasıyla icbar suretiyle irtikap suçundan açılan kamu davasında, Mahkemece; eylemin rüşvet alma suçunu oluşturduğu kabulüyle sanıkların cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Trafik polisi olup, 2918 sayılı Kanun’un 114 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen suç veya ceza tutanağını tanzim görevi bulunan sanıklar hakkında aynı Kanun’un Ek 11 inci maddesinin uygulanması, akabinde verilecek olan cezanın sanıklar hakkında aleyhe temyiz bulunmayan 14.05.2009 tarihli kararla verilen cezalar üzerinden belirlenmesi yerinde görüldüğünden, tebliğnamede bu hususta bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
2.Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Katılanın, bankamatikten para çektikten sonra, sanıkların kendisinden rüşvet istediğini düşünerek, 1 adet 50 TL’nin seri numarasını aldığını, sanıklardan ayrıldıktan sonra da hemen 155’i aradığını beyan etmesi karşısında taraflar arasında özgür iradeleri ile yapılmış bir rüşvet anlaşmasının gerçekleşmediği anlaşılmakla, katılanın amacının rüşvet vermek olmayıp olayın ortaya çıkmasını sağlamak ve sanıkları yakalatmak olduğu, bu itibarla sanıkların eylemlerinin teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden, tamamlanmış suçtan hüküm kurularak fazla ceza tayini,
Sanıklar hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinde 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hakları nedeniyle cezaların 4 yıl 2 ay üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken sanıkların neticeten 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmesi,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işledikleri kabul edilen sanıklar hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrasının uygulanması sırasında, sadece 53 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kullanmaktan aleyhe temyiz bulunmayan ilk hükümdeki kazanılmış hakları dikkate alınarak 2 yıl 1 ay süreyle yasaklanmalarına karar verilmesi yerine, birinci fıkrada sayılan tüm hakları kullanmaktan 2 yıl 6 ay süreyle yasaklanmalarına karar verilmek suretiyle sanıklar aleyhine uygulama yapılması,
Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesiyle ilgili yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.10.2013 tarihli ve 2013/106 Esas, 2013/236 sayılı Kararına yönelik … vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, ek Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.10.2013 tarihli ve 2013/106 Esas, 2013/236 sayılı Kararına yönelik sanıklar müdafii ile sanık …’ün temyiz istekleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden, hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.05.2023 tarihinde karar verildi.