Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2020/6741 E. 2023/5840 K. 03.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6741
KARAR NO : 2023/5840
KARAR TARİHİ : 03.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/152 Esas, 2015/397 Karar
SUÇLAR : Rüşvet alma, rüşvet verme ve rüşvet vermeye aracılık etme
HÜKÜMLER : Sanıklardan … hakkında rüşvet alma suçundan beraat, … ve … hakkında değişen suç vasfına göre kamu görevlisine hakaret suçundan mahkumiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.03.2014 tarihli ve 2014/10980 Soruşturma, 2014/4194 Esas, 2014/324 numaralı İddianamesiyle sanık … hakkında rüşvet alma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 252 nci ve 254 üncü maddelerinin birinci fıkraları, sanık … hakkında rüşvet verme suçundan aynı Kanun’un 252 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, sanık … hakkında rüşvet vermeye aracılık etme suçundan yine aynı Kanun’un 252 nci maddesinin birinci, üçüncü ve beşinci fıkraları uyarınca cezalandırılmaları ve 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 2014/152 Esas, 2015/397 sayılı Kararı ile sanıklar … ve …’ün değişen suç vasfına göre kamu görevlisine hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 52 nci maddesi uyarınca 365 gün karşılığı 7.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, sanık …’ın ise 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin 2 nci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; sanık … hakkında verilen beraat hükmünün onanmasına, sanıklar … ve … hakkında ise eylemlerinin rüşvet suçunu oluşturduğundan bu suçtan mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğinden bahisle hükümlerin bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.O yer Cumhuriyet savcısı, sanıklar hakkında iddianamede belirtilen sevk maddeleri uyarınca hükümler kurulması gerektiğinden bahisle kararın tüm sanıklar yönünden bozulmasını talep etmiştir.
2.Katılan vekili, mahkemece yeterli araştırma yapılmadığı ve yapılan değerlendirmenin hukuka aykırı olduğundan bahisle kararın tüm sanıklar yönünden bozulmasını talep etmiştir.
3.Sanık … müdafii, müvekkilinin atılı suçu işlediğine yönelik somut delil bulunmadığı ve beraatine karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulmasını talep etmiştir.
4.Sanık … müdafii, suçun maddi unsurlarının oluşmadığı, müvekkilinin suçu işlediğine yönelik somut delil bulunmadığı, suç kastı bulunmadığı ve beraat kararı verilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulmasını talep etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık …’un olay tarihinde Mardin İl Jandarma Komutanlığı, sanık …’un Erdemli ilçesi Tömük Jandarma Karakol Komutanlığı emrinde astsubay başçavuş olarak görev yaptıkları, sanık …’ın ise Mezitli ilçesinde bilgisayar ve CD kiralama işi yapmakta olduğu, …’ın … Kasabasında tombala oynatılan bir yer açmak ve burada kumar oynatacağı için iş yerine yapılacak baskınlardan önceden haberdar olmak istediğini arkadaşı olan …’a anlattığı, …’un da yardımcı olabileceğini söylediği, 09.10.2013 günü …’un devriye görevi yaparken … ile karşılaştığı, …’un …’a bir konuda görüşmek istediğini söylediği ve daha sonra sözleştikleri yerde buluştukları, burada …’un …’ı … ile tanıştırdığı ve …’ın … Beldesinde kumarhane açacağını, makineli tombala ile kumar oynatacağını, kesinlikle kendisinden sır çıkmayacağını, bu işi 7-8 kişi ile birlikte yapacağını, kumar oynatılmasına göz yumması ve karakoldan gelecek devriye ve baskınları önceden haber vermesi karşılığında kendisine aylık 5.000 TL para verileceğini söylediği, …’un da kumar oynatan şüpheli şahısların kimliklerinin belirlenmesi, suçun ve delillerin ortaya çıkmasını sağlamak amacıyla yardımcı olacağını söylediği, aynı gün akşam saatlerinde tekrar buluştukları, …’un kumarhanenin 11.10.2013 günü akşam saatlerinde açılacağını, …’ın irtibat için başka şahıslar adına kayıtlı ve hiç kullanılmamış telefon hattı ve cep telefonu getireceğini, irtibatın bu hat üzerinden yapılacağını, Kurban Bayramı öncesinde de kendisine bir miktar ödeme yapılacağını söylediği, 11.10.2013 günü … ile …’ın tekrar buluştuğu, bu buluşmada …’ın …’a cep telefonu ve telefon hattı verdiği ve bundan sonraki irtibat ve görüşmelerin bu hat üzerinden yapılmasını kararlaştırdıkları, …’ın kumarhanenin açılacağı yeri de tarif ettiği, 13.10.2013 günü …’un bu olayları Erdemli İlçe Jandarma Komutanlığına vekalet eden üsteğmene anlattığı, onun da Erdemli Başsavcısına aktardığı, başsavcılığın sözlü talimatları doğrultusunda …’un 14.10.2013 günü … ile lokantada buluştuğu ve birlikte yemek yedikleri, ardından sanık …’ın kumar oynatılmasına göz yumması ve karakoldan gelecek devriye ve baskınları önceden haber vermesi için …’a 5 adet 100 TL olmak üzere 500 TL para verdiği, …’un da amirlerinin talimatları doğrultusunda paraları aldığı, aynı gün paraların kimden ne şekilde alındığı hususunda … ve İlçe Jandarma Komutanının müşterek imzalı tutanak düzenledikleri iddialarıyla açılan kamu davasında, mahkemece; sanık … ve tanık sıfatıyla ifadesi alınan Erdemli İlçe Jandarma Komutanlığına vekalet eden üsteğmenin beyanlarına itibar edilerek sanık …’un, gerçekte olayın başından itibaren rüşvet teklifini kabul etmediği ve suç kastı bulunmadığı, ayrıca şarta bağlı rüşvet sözleşmesi yapılamayacağı kabul edilerek atılı suçtan beraatine, sanıklar … ve …’ın, eylemlerinin kamu görevlisinin onur, şeref ve saygınlığına saldırı ve rencide edici niteliğinde olduğu gerekçesiyle kamu görevlisine hakaret suçunu oluşturacağından bahisle bu suçtan mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 04.05.1987 tarihli ve 600/245 sayılı Kararında vurgulandığı gibi rüşvet suçunun konusu, işin yapılması veya yapılmaması olduğundan, şarta bağlı rüşvet sözleşmesinin yapılamayacağı, zira şart gerçekleşmediğinde rüşvet sözleşmesinin gereğinin yerine getirilemeyeceği, başka bir anlatımla anlaşma konusunun ortadan kalkacağı, şarta bağlı olan teklifin rüşvet suçunu oluşturmayacağı, dosya kapsamına ve beyanlara nazaran sanıkların sübut bulan eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin 3 üncü fıkrasında düzenlenen kamu görevlisine hakaret suçunu oluşturacağı nazara alınarak, tebliğnamede sanıklar … ve …’un eylemlerinin rüşvet suçunu oluşturduğu şeklindeki görüşe iştirak edilmemiş, O yer Cumhuriyet savcısı ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazları da reddedilmiştir.
B. Sanık … hakkında rüşvet alma suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaatine göre, yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
C. Sanıklar … ve … hakkında kamu görevlisine hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz istemlerinin incelenmesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hakarete konu eylemin herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan bir lokantada gerçekleşmesi, belirlenemeyen sayıda kişi tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunmasına rağmen 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmaması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
1. Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 2014/152 Esas, 2015/397 sayılı Kararında O yer Cumhuriyet savcısı ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden O yer Cumhuriyet savcısının ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2.Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenle Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 2014/152 Esas, 2015/397 sayılı Kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısı, katılan vekili ile sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, farklı gerekçeyle Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.05.2023 tarihinde karar verildi.