Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2020/6893 E. 2023/9758 K. 11.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6893
KARAR NO : 2023/9758
KARAR TARİHİ : 11.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/928 Esas, 2015/528 Karar
SUÇLAR : Edimin ifasına fesat karıştırma
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

… 2. Asliye Ceza Mahkemesiinin, 13.10.2015 tarihli ve 2012/928 Esas, 2015/528 sayılı Kararının suçtan zarar gören ve katılan vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre edimin ifasına fesat karıştırma suçundan açılan kamu davasında katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, … ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu’nun (3628 sayılı Kanun) değişiklik öncesindeki 18 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.
Sanıklar hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca katılanlar vekillerinin temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.05.2012 tarihli ve 2010/5407 Soruşturma, 2012/6322 Esas, 2012/2485 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 236 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2…. 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2015 tarihli ve 2012/928 Esas, 2015/528 sayılı Kararı ile sanıkların edimin ifasına fesat karıştırma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan … Vekilinin Temyiz Sebepleri
Atılı suçun tüm unsurları ile oluştuğu halde sanıklar hakkında beraat hükümleri kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ve beraat kararlarının bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Hazine Vekilinin Temyiz Sebepleri
Hazinenin 3628 sayılı Kanun’un 17 ve 18 inci maddeleri gereği katılmasına karar verilmesi gerektiği, mahkemece eksik inceleme ile kurulan beraat hükümlerinin hukuka aykırı olduğu ve Yargıtayca resen gözetilecek sebeplerle hükümleri temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Haraççı İlk Kademe Belediye Başkanlığınca 05.05.2008 tarihinde gerçekleştirilen asfalt yapım işi ihalesine ait işlerin bitmesi sonrasında kurulan geçici kabul komisyonunda yer alan sanıklar …, … ve …’ün tanzim ettikleri kabul tutanağına göre fen işleri müdürü olarak görevlendirilen sanık … tarafından hak edişin 232.353,25 TL + KDV olarak düzenlendiği, belediye başkanı sanık … tarafından bu evrakın onaylandığı, 5747 sayılı Büyükşehir Belediyesi Sınırları İçerisinde İlçe Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunla ilk kademe belediyesinin Arnavutköy Belediye Başkanlığına devrolunması sonrasında yapılan inceleme sırasında alınan bilirkişi raporuna göre işin bir kısmının yapılmadığı ve yapılan kısım için 219.382,496 TL + KDV hak ediş düzenlenmesi gerektiğinin tespit edildiği, yüklenici tarafından şartname ve sözleşmedeki hükümler doğrultusunda işin tamamlanan kısmı için nakliye, imalat ve yapım işleri gerçekleştirilmediği halde hak edişin 12.970,754 TL + KDV fazladan hesap edilip geçici kabulün de buna göre yapılarak kamu zararına neden olunduğu iddiasıyla açılan kamu davasında, Mahkemece; kesin kabul ve ödeme işlemlerinin yapılmamış olması sebebiyle atılı suçun oluşmayacağı kabul edilerek 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereği beraat kararları verilmiştir.
IV. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun’un 236 ncı maddesinin ikinci fıkrasında yer verilen kabul ibaresinin suç tarihinde yürürlükte bulunan 04.03.2009 tarihli ve 27159 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yapım İşleri Muayene ve Kabul Yönetmeliği’nin 10 ve devamı maddelerinde detayına yer verilen kesin kabul işlemi olarak anlaşılması gerektiği, kesin kabul işleminin yapılmaması nedeniyle yüklenen edimin ifasına fesat karıştırma suçunun yasal unsurlarının gerçekleşmediği nazara alınarak, tebliğnamede yeniden bilirkişi raporu alınması gerektiği yönündeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanıkların leh ve aleyhlerindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaatine göre, yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2015 tarihli ve 2012/928 Esas, 2015/528 sayılı Kararında katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekillerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.10.2023 tarihinde karar verildi.