YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7011
KARAR NO : 2021/1140
KARAR TARİHİ : 16.03.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zimmet
HÜKÜM : Zincirleme nitelikli zimmet suçundan mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
CMK’nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette zimmet suçundan zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün süresi içinde vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Kanunun 18. maddesindeki “….Hazine avukatının yazılı başvuruda bulunması halinde Maliye Bakanlığı, başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazanır” düzenlemesinin verdiği yetkiye ve CMK’nın 237/2. maddesine dayanılarak Hazinenin kamu davasına katılan olarak KABULÜNE karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık hakkında 12/05/2009 tarihli iddianamede yer alan zimmet eylemine yönelik isnatlar yönünden yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemizin 09/01/2018 tarihli ve 2016/1197 Esas, 2018/44 Karar sayılı bozma ilamında “Dosya ve UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede, sanığın 2009 yılında işlediği iddia olunan zimmet suçundan Bartın Ağır Ceza Mahkemesince verilen 03/05/2011 tarih ve 2010/206 E. 2011/69 K. sayılı beraat kararının Dairemizin 15/01/2014 tarih ve 2012/12647 Esas, 2014/459 sayılı ilamıyla bozulduğu, bozma sonrası davanın aynı mahkemenin
2014/31 Esas numarasına kaydının yapıldığı ve halen derdest olduğu, anılan dosyanın suç tarihlerinin bir kısmının incelemeye konu 12/05/2009 tarihli iddianame kapsamında kaldığı anlaşılmakla, suç ve iddianame tarihlerine göre zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının söz konusu olabileceği, bu bağlamda suç vasfının, temel cezanın, zincirleme suç nedeniyle yapılacak artırım oranlarının belirlenmesi ve TCK’nın 248 ile 249. maddelerinin değerlendirilmesi bakımından anılan dosyayla birleştirilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği”nin belirtildiği, ancak birleştirilen dava yönünden sanığın eyleminin zimmet suçunu oluşturup oluşturmadığı karar yerinde tartışılıp değerlendirilmek suretiyle hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, bozma ilamında belirtilen dosya getirtilerek davalar da birleştirilmesine rağmen yeni kurulan hükümde birleştirilen davada yer alan zimmet isnadı yönünden herhangi bir değerlendirme yapılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafi ile katılan Hazine vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 16/03/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.