YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7020
KARAR NO : 2023/6144
KARAR TARİHİ : 09.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/78 Esas, 2014/44 Karar
SUÇLAR : Zimmet (sanık … hakkında), denetim görevinin ihmali suretiyle zimmete neden olma (sanık … hakkında)
HÜKÜMLER : Mahkumiyet (her iki sanık hakkında)
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.02.2012 tarihli ve 2012/663 Soruşturma, 2012/346 Esas, 2012/41 numaralı İddianamesiyle sanıklar …, …, …, …, …, …, … ve … hakkında denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları, sanık … hakkında ise basit zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması ve tüm sanıklar hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2…. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.02.2014 tarihli ve 2012/78 Esas, 2014/44 sayılı Kararı ile sanıklar …, …, …, …, …, … ve … hakkında denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine, sanık … hakkında denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık … hakkında ise zimmet suçundan aynı Kanun’un 247 nci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları ile 62 nci maddesi uyarınca 7 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve her iki sanık hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanık …’ın temyizi, hakkında verilen mahkumiyet kararının bozulması talebine ve sair nedenlere,
B.Sanık … müdafiinin temyizi, sanık hakkında verilen mahkumiyet kararının suç sübut etmediğinden ve lehe hükümler uygulanmadığından bozulması talebine ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık …’un suç tarihleri arasında Göynücek Belediye Başkanlığında tahsildar ve mali işler müdür vekili olarak çalıştığı, tahsil ettiği 225.093,54 TL’yi belediye hesaplarına hiç yatırmayarak ve tahsil ettiği bir kısım parayı geç yatırarak zimmet suçunu işlediği, suç tarihleri arasında belediye başkanı olan sanık …’ın ise denetim görevinin ihmali suçunu işlediğinden bahisle haklarında açılan kamu davasıda, Mahkemece; sanıkların mahkumiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A.Sanık … hakkında yapılan incelemede;
Sanığın adli sicil kaydında geçen tekerrüre esas olabilecek nitelikteki kararların onaylı örnekleri getirtilip 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni sayılmamış, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün bulunmuş, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında 53 üncü maddenin beşinci fıkrası uyarınca açıkça süre belirtilmeksizin infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu hukuka aykırılığın Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.
B.Sanık … hakkında yapılan incelemede;
1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.Dosya kapsamına göre son suç tarihinin 26.01.2009 olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, durma süreleri eklendiğinde dahi 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
A.Sanık … hakkında yapılan incelemede;
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle … Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.02.2014 tarihli ve 2012/78 Esas, 2014/44 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322 nci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasının (A) bendinin 6 numaralı alt bendinin “5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işleyen sanık hakkında 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince, ayrıca, cezasının infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın takdiren yarı miktarı olan 3 yıl 10 ay 20 gün süre ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına,” şeklinde değiştirilmesi suretiyle sair yönleri eleştirilen hususlar dışında usul ve yasaya uygun olan hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B.Sanık … hakkında yapılan incelemede;
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle … Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.02.2014 tarihli ve 2012/78 Esas, 2014/44 sayılı Kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.05.2023 tarihinde karar verildi.