YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7023
KARAR NO : 2023/7860
KARAR TARİHİ : 03.07.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/194 Esas, 2016/14 Karar
SUÇTAN ZARAR GÖREN : …
SUÇLAR : Basit zimmet (her iki sanık hakkında), icrai davranışla görevi kötüye kullanma (sanık … hakkında)
HÜKÜMLER : Sanık … hakkında zimmet suçundan beraat, ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet, sanık … hakkında zimmet isnadının ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri, katılan … suçtan zarar gören vekilleri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.01.2016 tarihli ve 2014/194 Esas, 2016/14 sayılı Kararının sanıklar müdafileri ile katılan … suçtan zarar gören vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Tarım ve Orman Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (7417 sayılı Kanun) yürürlük tarihi olan 05/07/2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususları karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu’nun 7417 sayılı Kanun’un 40 ıncı maddesiyle değişik 18 inci maddesinin ikinci fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.
Sanıklar hakkında kurulan beraat ve mahkumiyet hükümlerinin; hüküm tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereğince temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.04.2014 tarihli ve 2014/3688 Soruşturma, 2014/1841 Esas, 2014/138 numaralı İddianamesiyle sanık … hakkında basit zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluğuna karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.06.2015 tarihli ve 2015/4590 Soruşturma, 2015/3082 Esas, 2015/259 numaralı İddianamesiyle sanık … hakkında basit zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci fıkrası, icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
3. Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.07.2015 tarihli, 2015/247 Esas ve 2015/283 sayılı Kararı ile sanık … hakkında açılan kamu davasının aynı mahkemenin 2014/194 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
4. Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.01.2016 tarihli ve 2014/194 Esas, 2016/14 sayılı Kararı ile sanık … hakkında zimmet suçuna konu eyleminin değişen suç vasfına göre ihmali davranışla görevi kötüye kullanma, sanık … hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin eyleminin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 150 tam gün karşılığı 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince hak yoksunluklarının uygulanmasına, sanık … hakkında zimmet suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın … kooperatifinin muhasebesini tutmakla görevlendirildiğine ancak uzaklık nedeniyle 15.10.2013’te …’un görevlendirildiğine ve bu tarihte kasayı devralan …’un sorumlu olduğuna, zararın ne zaman oluştuğunun bilirkişilerce açıklanamadığına, sanığın oluşan zarar nedeniyle kusurunun olmadığına,
2. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri; sanık …’e isnat edilen zimmet eylemi hakkında araştırma yapılmadan beraat kararı verildiğine, yapılan tahsilatların kasaya yatırılmasında muhasebeci olarak …’in sorumlu olduğuna, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere 2012 yılı Kasım ayında 39.743,02 TL peşin satış faturası kesilmesine rağmen bankaya sadece 5.000,00 TL yatırıldığına ve bu işlemleri …’in yaptığına, müvekkili sanığın imza yetkisi olmadığına ve oluşan açıktan sorumlu olmayacağına,
3. Katılan kooperatif vekilinin temyiz sebepleri; sanık …’e isnat edilen zimmet suçunun sübut bulduğuna ve sanıklar hakkında tayin edilen cezaların miktarının az olduğuna,
4. Katılan bakanlık vekilinin temyiz sebepleri; katılma talebine, sanık … hakkında verilen beraat hükmü ile diğer sanığın zimmet suçundan açılan kamu davasında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğuna, sanıklar hakkında tayin edilen cezaların miktarının az olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihlerinde sanıklardan …’un … kooperatifi personeli olduğu, …’in ise bu kooperatif muhasebe işleri ile görevlendirildiği, … kooperatifinin deposunda 98.741,76 TL tutarında gübre ve deterjan açığı tespit edildiği ve sanıkların bu suretle zimmet suçunu işledikleri, …’in ayrıca … kooperatifinin deposunun bir kısmını tekstil atölyesi kurmak üzere kiraya verilmesini sağladığı ve kiracılar ile etik olmayan bir ortaklığa girişerek görevi kötüye kullanma suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
Mahkemece; sanık …’in zimmet suçundan beraatine, her iki sanığın da ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanıklardan …’un aşamalardaki savunmalarında, yaptığı peşin satışlara ilişkin paraları kooperatif çalışanı … vasıtasıyla muhasebeci …’e gönderdiğini, kasa açıklarının 2012 yılı Kasım ayında oluştuğunun kendisine söylendiğini, yine …’in kredi kartı ile çekim yaparak fatura kestirdiğini, … ve ailesinin hesabına gönderdiği bütün paraların peşin satışlara ilişkin olduğunu, süreç içerisinde …’e 155.390,00 TL gönderdiğini beyan etmesi, tanık …’nin …’e ilettiği miktarı 54.000,00 TL olarak beyan etmesi, …’in ise bu miktarları kabul etmemesi karşısında maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması ve peşin satış yapılan kişilere ve miktarlara dair tespitin yapılması için sanıkların ve tanıkların yeniden beyanlarının alınmasından, tüm kooperatif kayıtlarının ve …’un tuttuğu kayıtların temininden, … ile … arasında para alışverişinin ve kooperatiften …’in kredi kartı ile yapılan alışverişlerin tespiti bakımından banka kayıtlarının getirtilmesinden sonra dosyanın kül halinde konunun uzmanı Sayıştay emekli uzman denetçilerinden seçilecek yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilip, suç tarihleri arasındaki tüm kayıtların incelenerek sanıkların üzerlerine atılı zimmet iddiaları yönünden tüm savunmaları karşılar ve sorumluluklarını irdeler şekilde zimmetlerinde kurum parası bulunup bulunmadığı, varsa miktarının ne olduğu hususlarında ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre sanıkların hukuki durumlarının ayrı ayrı takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, hüküm kurmaya elverişli nitelikte olmayan bilirkişi raporlarına dayanılarak, ayrıca hangi eylemlerin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu belirtilmeden ve …’e isnat edilen kiralanan kooperatif taşınmazını kirayalan kişiler ile ortaklık kurması eylemi de karar yerinde tartışılmadan, yetersiz gerekçe ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre de;
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanıklar hakkında bu bentteki hak ve yetkilerin tamamını kullanmaktan yasaklanmalarına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki hak ve yetkilerin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi sonucu hatalı uygulama yapılması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.01.2016 tarihli ve 2014/194 Esas, 2016/14 sayılı Kararına yönelik sanıklar müdafiilerinin ve katılanlar vekillerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.07.2023 tarihinde karar verildi.