Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2020/7051 E. 2023/10639 K. 02.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7051
KARAR NO : 2023/10639
KARAR TARİHİ : 02.11.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2010/136 Esas, 2016/22 Karar
SUÇLAR : Sanıklardan …, …, …, … ve … hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma, …, … (… oğlu), … (… oğlu), …, …, …, …, …, …, …, … ve … hakkında zincirleme nitelikli zimmet
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

… 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.01.2016 tarihli ve 2010/136 Esas, 2016/22 sayılı Kararının katılan Hazine vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli ve 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere “suçtan zarar görme” kavramının “suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali” olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, Hazinenin sanıklar …, …, …, … ve …’a yüklenen görevi kötüye kullanma suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesine göre doğrudan zarar görmediği, bu itibarla bahsi geçen sanıklar ve suç yönünden kamu davasına katılma ve hükümleri temyiz etme hakkının olmadığı, mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararının da temyiz hakkı vermeyeceği anlaşılmıştır.
Sanıklar …, … (… oğlu), … (… oğlu), …, …, …, …, …, …, …, … ve … hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca katılan Hazine vekilinin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereğince temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir başkaca bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.02.2009 tarihli ve 2007/4385 Soruşturma, 2009/666 Esas, 2009/366 numaralı İddianamesiyle sanıklar …, … (… oğlu), …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları ile aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2…. 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.02.2009 tarihli ve 2009/260 Esas, 2009/77 sayılı Kararı ile sanıklardan bir kısmı hakkındaki isnatların zimmet suçunu oluşturabileceği, diğer isnatların bağlantılı olması sebebiyle davaya bakma görevinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
3…. Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.03.2012 tarihli ve 2012/2935 Soruşturma, 2012/1319 Esas, 2012/69 numaralı İddianamesiyle sanık … (… oğlu) hakkında zincirleme nitelikli zimmet suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
… Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.03.2012 tarihli ve 2012/125 Esas, 2012/68 sayılı Kararı ile bu davanın aynı Mahkemenin 2010/136 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
4…. 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.01.2016 tarihli ve 2010/136 Esas, 2016/22 sayılı Kararı ile sanıklardan … (… oğlu) hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b), diğer sanıklar hakkında aynı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararları verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz dilekçesi, verilen kararların usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
… Belediyesi bünyesinde yapılan 15.04.2004 tarihli 30.000 kg demir ve 5.900 torba çimento alımı ihalesi ile 10.07.2006 tarihli muhtelif mahallelerdeki cadde ve sokakların renkli ve renksiz parke taşı, oluk ve bordür imali döşemesi ile kaldırım beton sökülmesi ve taban zemini dolgu işi ihalesinde görev alan bir kısım sanıkların icrai davranışla görevi kötüye kullanma, sanık … oğlu …’ın ise zimmet suçlarını işledikleri iddiasıyla açılan kamu davalarında, bir kısım sanıklara isnat edilen eylemlerin zimmet suçunu oluşturabileceği kabulü ve diğer eylemlerin de bağlantılı olduğu gerekçesiyle verilen görevsizlik kararı ile zimmet suçundan açılan davanın birleştirilmesi üzerine yapılan yargılama sonucunda diğer sanık … oğlu …’ın atılı zimmet suçunu işlemediği sabit olduğundan, sanıkların ise üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair soyut iddia dışında cezalandırılmalarına yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil bulunmadığından beraatlerine karar verildiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.01.2016 tarihli ve 2010/136 Esas, 2016/22 sayılı Kararıyla sanıklardan …, …, …, … ve … hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hükümlere yönelik Hazine vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.01.2016 tarihli ve 2010/136 Esas, 2016/22 sayılı Kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.11.2023 tarihinde karar verildi.