YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/917
KARAR NO : 2023/1002
KARAR TARİHİ : 13.02.2023
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
… Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.02.2015 tarihli ve 2014/189 Esas, 2015/19 sayılı Kararının sanık ve suçtan zarar gören vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre rüşvet vermeye teşebbüs suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un yürürlük tarihi olan 05/07/2022 tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu’nun değişiklik öncesindeki 18 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.
Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün; hüküm tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2014 tarihli ve 2014/6355 Soruşturma, 2014/1866 Esas, 2014/117 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında rüşvet vermeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 252 nci maddesinin birinci fıkrası ve 35 inci maddesi uyarınca cezalandırılması, 53 üncü maddesi gereği hak yoksunlukları uygulanması ve 58 inci maddesinin tatbiki talebiyle kamu davası açılmıştır.
2…. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.02.2015 tarihli ve 2014/189 Esas, 2015/19 sayılı Kararı ile sanık hakkında rüşvet vermeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 252 nci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluklarına ve 58 inci maddesi gereğince cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık, yargılama aşamasındaki ifadelerinin doğru olduğunu ve üzerine atılı suçu işlemediğini belirterek hükmü temyiz etmiştir.
2.Katılan Hazine vekili, 06.01.2020 havale tarihli dilekçesiyle katılma talebinin kabulüne ve Hazine lehine vekalet ücretine karar verilmesini talep etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Tüm dosya kapsamından; suç tarihinde sanığın, mağdur … ve tanıklar …, …, … ve …’in görevli olduğu hudut bölgesine geldiği, tim komutanı olan …’a “Komutanım sizinle konuşmaya geldik yarın buradan silah geçişi olacak, size haber vermeye geldim” dediği, …’un sınırdan geçişin yasak olduğunu belirtmesi üzerine, “Ne istiyorsanız ayarlarız, hallederiz hiçbir şey mühim değil siz isteyin yeter” diyerek rüşvet teklif ettiği, mağdur ve tanıkların tutanak tanzim ederek durumu kolluk görevlilerine intikal ettirdikleri, mağdur, tanıklar ile sanığın ifadelerinin alındığı, neticesinde sanık hakkında üzerine atılı suçtan kamu davası açıldığı ve cezalandırılması yoluna gidildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Kovuşturma aşamasında davaya katılma isteminde bulunmayan ve katılmasına da karar verilmeyen Hazine lehine kanun yolu muhakemesinde vekalet ücreti hükmedilmesine yasal olanak bulunmadığı gözetilerek yapılan incelemede;
Sanığın hudut bölgesinde görev yapan askerlere sınırdan kaçak silah geçirmelerine müsaade etmeleri karşılığında menfaat temin etmeyi teklif ettiği, ancak Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 04.05.1987 tarihli ve 1987/600 Esas, 1987/245 sayılı Kararında vurgulandığı gibi rüşvet suçunun konusu, işin yapılması veya yapılmaması olduğundan, şarta bağlı rüşvet sözleşmesinin yapılamayacağı, zira şart gerçekleşmediğinde rüşvet sözleşmesinin gereğinin yerine getirilemeyeceği, başka bir anlatımla anlaşma konusunun ortadan kalkacağı, somut olayda sanığın sınırdan kaçak silah geçirdiğine veya geçireceğine ilişkin delil de elde edilemediğinin anlaşılması karşısında; şarta bağlı olan teklifin rüşvet suçunu oluşturmayacağı, dosya kapsamına ve beyanlara nazaran sanığın sübut bulan kamu görevlisinin şeref ve saygınlığına saldırı niteliğindeki eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince kamu görevlisine hakaret suçunu oluşturacağı gözetilmeden, yetersiz gerekçe ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde rüşvet suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının değerlendirilmesi lüzumu,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.02.2015 tarihli ve 2014/189 Esas, 2015/19 sayılı Kararına yönelik sanık tarafından öne sürülen temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ıncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2023 tarihinde karar verildi.