YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10737
KARAR NO : 2023/7065
KARAR TARİHİ : 05.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/68 Esas, 2014/51 Karar
SUÇLAR : Tüm sanıklar hakkında edimin ifasına fesat karıştırma, sanıklardan …, … ve … hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, … hakkında resmi belgede sahtecilik, … ve … hakkında rüşvet alma ve rüşvet verme
HÜKÜMLER : Sanıklardan … hakkında atılı suçlardan, … hakkında edimin ifasına fesat karıştırma ve rüşvet verme suçlarından mahkumiyet, … hakkında resmi belgede sahtecilik, … ve … hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından beraat
İnebolu Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.07.2014 tarihli ve 2013/68 Esas, 2014/51 sayılı Kararının sanıklar … ve … müdafileri ile suçtan zarar gören vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Tebliğname başlığında yer alan sanıklar …, … ve … hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlar yönünden temyiz talebi bulunmadığı anlaşılmıştır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 10.04.2012 tarihli, 2011/2-298 Esas ve 2012/143 sayılı Kararında belirtildiği üzere; usulüne uygun şekilde 27.05.2013 tarihinde duruşmadan haberdar edildiği halde davaya katılmayan ve bu nedenle temyiz hakkı bulunmayan suçtan zarar gören Hazinenin hükümleri temyiz etme hakkının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanıklar … ve … hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenler … ve … müdafiilerinin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İnebolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.04.2013 tarihli ve 2013/246 Esas, 2012/811 Soruşturma, 2013/15 numaralı İddianamesiyle sanıklardan … hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, edimin ifasına fesat karıştırma ve rüşvet alma suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 236 ncı maddesinin birinci fıkrası ve ikinci fıkrasının (a) bendi ile 252 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca cezalandırılması, sanık … hakkında ise edimin ifasına fesat karıştırma ve rüşvet alma suçlarından 5237 sayılı Kanun’un 236 ncı maddesinin birinci fıkrası ve ikinci fıkrasının (a) bendi ile 252 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, haklarında aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına ve 55 inci maddesi gereği kazanç müsaderesine karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. İnebolu Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.07.2014 tarihli ve 2013/68 Esas, 2014/51 sayılı Kararı ile; sanık … hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası, rüşvet alma suçundan 252 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası, edimin ifasına fesat karıştırma suçundan 236 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları uyarınca hak yoksunluklarına ve 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Suçtan zarar gören Hazine vekilinin temyizi, sanıklar …, … ve … hakkında verilen beraat kararlarının bozulması talebine,
2. Sanık … müdafiinin temyizi, sanığın atılı suçu işlemediğine,
3. Sanık … müdafiinin temyizi, teslimi yapılan ihale konusu malzemeler hakkında yeniden bilirkişi raporu alınması gerektiğine, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin ek savunma hakkı tanınmadığına ve sanığın atılı suçu işlemediğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık …’ın Bozkurt Halk Eğitim Merkezi Müdürü olduğu, 17.10.2011 tarihinde EKAP (Elektronik Kamu Alımları Platformu) üzerinden 150368 kayıt numarası ile demirbaş alım ihalesi yapıldığı, yapılan ihale neticesinde, ihaleyi 17 farklı demirbaş eşyası için 82.176,00 TL teklif veren sanık …’in kazandığı, sanıkların ihalede alımı yapılacak ve şartnamede belirtilen vasıfları taşımayan malzemelerin müdürlüğe teslim edilmesi hususunda anlaştığı, …’in ihale konusu malzeme yerine yaklaşık 16.050,00 TL daha ucuz maliyeti olan düşük vasıflı malzemeyi Bozkurt Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğüne 09.12.2011 tarihinde teslim ettiği ve inceleme dışı sanıklar … ve … ile … tarafından muayene kabul tutanağı ile teslim alındığı, …’in malzemeler için harcanması gereken paradan geriye kalan 16.000,00 TL’nin 12.000,00 TL’sini aralarındaki anlaşma gereğince sanık …’a verdiği iddiasıyla haklarında düşük vasıftaki malların teslimini sağlamak için rüşvet alma ve rüşvet verme, düşük vasıftaki malları teslim ederek edimin ifasına fesat karıştırma, sanık … hakkında ise gerçeğe aykırı kabul tutanağı tanzim ederek kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından kamu davası açıldığı ve sanıklardan atılı suçları işledikleri sabit olduğundan bahisle cezalandırılmalarına karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Sanık … hakkında edimin ifasına fesat karıştırma ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, sanık … hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden
Sanık … müdafiinin tekerrür hükümleri yönünden ek savunma alınmadığına ilişkin temyiz sebebi, 10.07.2014 tarihli celsede Mahkemece ek savunma verildiğinin tespiti karşısında yerinde görülmemiş, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün bulunmuş, yüklenen suçları 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık … hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereği bu bentteki tüm hak ve yetkileri kullanmasından yasaklanmasına karar verilmesi yerine kamu görevinden geçici olarak yasaklanmasına karar verilerek sınırlı uygulama yapılması, sanık … hakkında 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun 27 nci maddesi gereğince yasaklama kararı verilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiriler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Sanıklar hakkında rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden
Sanıklar hakkında rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından mahkumiyet hükümleri kurulmuş ise de; sanık …’in beyanlarının edimin ifasına fesat karıştırma suçundan kurtulmaya yönelik olması ve …’in arkadaşı olan tanıkların beyanlarının da görgüye dayalı olmaması ile sanık …’ın inkara yönelik savunmaları nazara alındığında, rüşvete konu menfaatin sağlandığına ilişkin bir delilin olmadığı gibi rüşvet anlaşmasının varlığı, nasıl ve hangi tarihte yapıldığı hususlarının somut delillerle ortaya konulamadığı anlaşılmakla, sanıkların müsnet suçları işlediklerine dair mahkumiyetlerine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı halde atılı suçtan beraatleri yerine yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Edimin ifasına fesat karıştırma suçundan başlayan soruşturma kapsamında rüşvet suçu henüz soruşturma makamlarınca öğrenilmeden, anlatımı ile olayın tüm yönleriyle ortaya çıkmasını sağlayan sanık … hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 254 üncü maddesinin ikinci fıkrasında ”Rüşvet veren veya bu konuda kamu görevlisiyle anlaşmaya varan kişinin, durum resmi makamlarca öğrenilmeden önce, pişmanlık duyarak durumdan yetkili makamları haberdar etmesi halinde, hakkında rüşvet suçundan dolayı cezaya hükmolunmaz” şeklinde yer alan düzenleme nazara alınarak, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması nedeniyle sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasıyla ilgili yeniden değerlendirme yapılması lüzumu,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık … hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereği bu bentteki tüm hak ve yetkileri kullanmasından yasaklanmasına karar verilmesi yerine kamu görevinden geçici olarak yasaklanmasına hükmolunması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
1. Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle Hazine vekilinin sanıklar hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2. Gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle İnebolu Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.07.2014 tarihli ve 2013/68 Esas, 2014/51 sayılı Kararında, sanıklardan … hakkında edimin ifasına fesat karıştırma ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, … hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçlarından kurulan hükümlere yönelik olarak sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştirilen hususlar dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
3. Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle İnebolu Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.07.2014 tarihli ve 2013/68 Esas, 2014/51 sayılı Kararında, sanıklar hakkında rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden ve dosya kapsamında dikkate alınan sair hususlar yönünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,05.06.2023 tarihinde karar verildi.