Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/11634 E. 2023/6390 K. 16.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11634
KARAR NO : 2023/6390
KARAR TARİHİ : 16.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/483 Esas, 2020/452 Karar
SUÇLAR : İhaleye fesat karıştırma
HÜKÜMLER : Beraat

İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2020 tarihli ve 2019/483 Esas, 2020/452 sayılı Kararının katılan ve suçtan zarar görenler vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre ihaleye fesat karıştırma suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan …, Arnavutköy Belediye Başkanlığı ile Hazinenin kanun yoluna başvurma haklarının bulunması ve hükümlerin vekilleri tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu’nun değişiklik öncesindeki 18 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Hazinenin, 7417 sayılı Kanun’un 40 ıncı maddesiyle değişik 18 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince de … ile Arnavutköy Belediye Başkanlığının başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandıkları kabul edilmiştir.
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan beraat hükümlerinin; hüküm tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.12.2011 tarihli ve 2011/17880 Esas, 2009/24589 Soruşturma, 2011/7195 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları ve haklarında aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluğu uygulanmasına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
… (Kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesinin, 08.10.2013 tarihli ve 2012/218 Esas, 2013/643 sayılı Kararı ile … dışındaki sanıkların icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5’er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve aynı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca cezalarının ertelenmesine, sanık …’ın ise 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi gereği 5 ay hapis cezası karşılığı 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Bahse konu hükümlerin, sanıklar …, … ve … tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 22.05.2019 tarihli ve 2015/10524 Esas, 2019/5566 sayılı Kararı ile sanıkların eylemlerinin ihaleye fesat karıştırma suçunu oluşturabileceği nazara alınarak, delillerin takdir ve tartışması ile davaya bakma görevinin 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 12 nci maddesi uyarınca Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu ve görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle esası incelenmeksizin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ile 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca bozulmasına hükmedilmiştir.
… 10. Asliye Ceza Mahkemesince bozma ilamına uyularak 02.07.2019 tarihli ve 2019/334 Esas, 2019/434 sayılı Karar ile tüm sanıklara yönelik isnadın ihaleye fesat karıştırma suçunu oluşturabileceği, bu itibarla davaya bakma görevinin ağır ceza mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Görevsizlik kararı üzerine dosyayı ele alan İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından, 26.11.2020 tarihli ve 2019/483 Esas, 2020/452 sayılı Karar ile tüm sanıklar hakkında atılı suçtan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince beraat kararları verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekillerinin temyiz istemleri, eksik inceleme sonucu verilen mahkeme kararlarının hatalı olduğuna ve sanıkların eylemlerinin sübuta erdiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanık … hakkında görevi kötüye kullanma suçundan … (Kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesinin, 08.10.2013 tarihli ve 2012/218 Esas, 2013/643 sayılı Kararı ile verilen mahkumiyet hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleştiği gözetilmeden bu sanık hakkında 22.05.2019 tarihli bozma ilamı sonrasında görevsizlik ve beraat hükümleri kurulmuş ise de bu kararların hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu gözetilerek, inceleme katılanlar vekillerinin sanıklar …, … ve … hakkında verilen beraat hükümlerine ilişkin temyiz itirazları ile sınırlı yapılmıştır.
1.Dava konusu ihale nedeniyle ilgili kamu kurumu veya kuruluşu açısından bir zarar oluştuğuna dair iddia ve kabul bulunmaması karşısında, sanıklara isnat edilen eylemlerin sübutu halinde 6459 sayılı Kanun’un 12 nci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 235 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde düzenlenen ihaleye fesat karıştırma suçunu oluşturabileceği ve bu suçun söz konusu maddede öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.Dosya kapsamına göre suç tarihinin 19.09.2008 olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2020 tarihli ve 2019/483 Esas, 2020/452 sayılı Kararına yönelik katılanlar vekillerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,16.05.2023 tarihinde karar verildi.