YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11645
KARAR NO : 2022/14041
KARAR TARİHİ : 30.11.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yasa yollarına ilişkin hukuk normlarının yorumlanmasında, Anayasa’nın 36. maddesinde düzenlenen “Hak arama hürriyeti” ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde hüküm altına alınan mahkemelere erişim hakkının değerlendirilmesi gerekliliği nazara alınıp, yanılgılı bildirim nedeniyle temyiz hakkının etkin kullanılmasının engellendiği hâllerde temyiz isteminde bulunanın bu yanılgısından faydalanması gerektiğinin kabulünde zorunluluk bulunduğu gözetildiğinde, mahkemece ara kararıyla “sanık müdafin mazeretinin kabulüne, duruşma gününü Uyap sisteminden öğrenmesine” karar verilmesi karşısında kovuşturmanın başından itibaren vekaletnameli vekilin hukuki yardımından yararlanan sanığın yanıltılması nedeniyle temyiz istemi süresinde kabul edilerek tebliğnamede ret öneren düşünceye iştirak edilmemiştir.
26/04/2021 tarihli mazeret dilekçesi ile 29/04/2021 tarihli celse için koronavirüs hastalığının izolasyon sürecinde olduğundan bahisle duruşmaya katılamayacağını ve duruşmanın başka bir güne ertelenmesini talep eden sanık müdafin mazeretinin kabulüne karar verildiği halde, aynı celsede hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Kanuna aykırı, sanık müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 30/11/2022 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Ceza Genel Kurulunun 07/12/2021 gün ve 2019/7-187, 2021/612; 16/06/2020 gün ve 2018/8-582, 2020/291; 19/02/2019 gün ve 2017/1-285, 2019/113 sayılı Kararlarında da içtihat edildiği üzere; “Gerek yüze karşı gerekse yoklukta verilen hüküm ve kararlarda, başvurulacak kanun yolu süresi, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin hiçbir duraksamaya yer vermeyecek biçimde açıkça belirtilmesi zorunludur. Bu bildirimlerdeki temel amaç tarafların başvuru haklarını etkin bir biçimde kullanmalarının sağlanması ve bu eksiklik nedeniyle hak kayıplarına yol açılmamasıdır. Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus eksik veya yanılgılı bildirim nedeniyle bir hakkın kullanılmasının engellenip engellenmediğinin belirlenmesidir. Bildirimdeki eksikliğin yol açtığı bir hak kaybı bulunmamakta ise bu durum eski hâle getirme nedeni oluşturmayacaktır.” Dosya kapsamına göre, sanığın yüzüne karşı verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin kanun yolu bildiriminin, anılan kararlarda da açıklandığı üzere, Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerinde öngörülen şekilde ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde yapıldığı göz önüne alındığında, sanık …’in yüzüne karşı verilen 29/04/2021 tarihli mahkûmiyet hükmüne yönelik, tefhim ile başlayan bir haftalık yasal süresinden sonra müdafin 19/05/2021 tarihli dilekçeyle temyiz talebinde bulunduğu anlaşılmakla, sanık müdafin kanuni süreden sonra gerçekleşen temyiz talebinin 1412 sayılı CMUK’un 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca karar tarihi itibarıyla uygulanması gereken 310 ve 317. maddeleri uyarınca reddine karar verilmesi kanaatinde olduğumdan çoğunluğun aksi yöndeki görüşüne iştirak edilmemiştir.