Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/12326 E. 2023/5506 K. 26.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12326
KARAR NO : 2023/5506
KARAR TARİHİ : 26.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/567 Esas, 2015/815 Karar
SUÇLAR : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

… 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.11.2015 tarihli ve 2014/567 Esas, 2015/815 Karar sayılı hükümlerinin Hazine ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vekili, sanık … müdafii ve sanık … tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 14/02/2017 tarihli ve 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere “suçtan zarar görme” kavramının “suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali” olarak anlaşılması gerektiği, sanıklar hakkında atılı suçtan açılan kamu davalarına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesine göre doğrudan zarar görmeyen Hazine ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının katılma ve hükümleri temyiz haklarının olmadığı anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca sanık … müdafii ile sanık …’un hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereğince temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.03.2014 tarihli ve 2012/973 Soruşturma, 2014/946 Esas, 2014/57 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları ve 53 üncü maddesi gereği hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davaları açılmıştır.
2. … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.11.2015 tarihli ve 2014/567 Esas, 2015/815 sayılı Kararı ile icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca, sanıklardan …’in 5 ay hapis cezası karşılığı 6.000,00 Türk lirası, Haluk’un ise 5 ay hapis cezası karşılığı 4.500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Hazine ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Vekilinin Temyiz Sebepleri
Katılma hakkı bulunmasına rağmen yokluklarında hüküm kurulduğu, sanıklara üst hadden cezalar verilmesi gerektiği, kararın usûl ve yasaya aykırı olduğu ve Yargıtayca resen gözetilecek sebeplerle hükümleri temyiz etmiştir.
B. Sanık …’nın Temyiz Sebepleri
Kararın usûl ve yasaya aykırı olduğu, iş yükünün fazla olmasından ötürü yıkım kararının icrasının geciktiği, eksik incelemeyle hüküm kurulduğu, beraat kararı verilmesi gerektiği sebepleriyle hükmü temyiz etmiştir.
C. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanığın yıkım işi dışında birçok işinin bulunduğu, iş yükünün fazla olmasından ötürü yıkım kararının icrasının geciktiği, suç işleme kastının bulunmadığı, sanığın eylemi nedeniyle herhangi bir kamu zararı oluşmadığı, sanığın kast ve kusurunun bulunmadığı, şikayetçi …’in mağduriyetinin ne şekilde oluştuğunun kararda açıklanmadığı, beraat yerine yazılı şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğu sebepleriyle hükmü temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Şikayetçi Çiğdem’e ait taşınmazın terasında bulunan kaçak yapının, 25.05.2011 tarihinde … Belediyesince mühürlendiği ve … Belediye Encümeninin 26.05.2011 tarihli Kararı ile imara aykırı olan söz konusu yapı hakkında yıkım kararı verildiği, şikayetçi tarafından Encümen kararının uygulanması amacıyla farklı tarihlerdeki başvurulara rağmen … Belediyesince kararın gereklerinin yerine getirilmediği, bu husustaki sorumluluğun … Belediye Başkanı olan sanık … ile İmar Şehircilik Müdürü olan sanık …’a ait olduğundan bahisle sanıkların atılı suçtan cezalandırılmaları yoluna gidilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanıklara yüklenen eylemlerin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ve 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması gerektiği gözetilmeden, haklarında aynı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan hükümler kurulması,
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nde yapılan sorgulamada; sanıklar hakkında benzer nitelikteki eylemlerinden dolayı aynı suçtan kamu davaları açıldığının anlaşılması karşısında, tüm mevcut davaların araştırılarak, derdest ise birleştirilmesini, karara çıkmış ve kesinleşmiş ise onaylı örneklerinin getirtilerek incelenmesini müteakip, suç ve iddianame tarihlerine göre eylemler arasında hukuki kesinti oluşup oluşmadığı ile zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının saptanması, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin belirlenmesi halinde, sanıklara isnat edilen eylemlerden hangilerinin teselsül kapsamında kabul edildiğinin gerekçeleriyle birlikte açıklanıp karar yerinde gösterilmesi ile 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü ve 61 inci maddeleri de nazara alınarak sanıklara aynı Kanun’un 257 nci maddesi gereğince verilecek cezadan 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca artırım yapıldıktan sonra varsa kesinleşen dava dosyalarından verilen cezaların mahsubu ile oluşursa aradaki farklar kadar cezalara hükmedilmesi, hukuki kesintinin gerçekleşmesi durumunda ise ayrı cezalar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hükümler tesisi,
Sanıklar hakkında tayin edilen kısa süreli hapis cezalarının adli para cezasına çevrilmesi sırasında adli para cezasına esas alınan tam gün sayısının hüküm fıkralarında gösterilmemesi suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin üçüncü fıkrasına ve 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işledikleri kabul edilen sanıklar hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince hak yoksunluklarına hükmolunmaması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
1. Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle, Hazine ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.11.2015 tarihli ve 2014/567 Esas, 2015/815 sayılı Kararına yönelik sanık … müdafii ile sanık …’un temyiz istekleri ve dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar nazara alındığında, hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.04.2023 tarihinde karar verildi.