YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12937
KARAR NO : 2023/6164
KARAR TARİHİ : 10.05.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1115 Esas, 2021/482 Karar
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜMLER : A) İstanbul Anadolu 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.03.2020 tarihli ve 2019/154 Esas, 2020/107 sayılı Kararı; ile atılı suçtan beraat,
B) İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 23.02.2021 tarihli ve 2020/1115 Esas, 2021/482 sayılı Kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddi.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesinin son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrasınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrasına istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Avukat olan sanık hakkında 1136 sayılı Kanun hükümleri uyarınca usulüne uygun olarak alınan soruşturma ve kovuşturma izinleri sonrası İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.07.2019 tarihli ve 2019/118712 Soruşturma, 2019/32489 Esas, 2099/6534 numaralı İddianamesi ile icraî davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca son soruşturmanın açılmasına karar verilmesi talepli iddianame tanzim edilmiştir.
2.İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.09.2019 tarihli ve 2019/478 Esas, 2019/467 sayılı Kararı ile sanık hakkında icraî davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi gereğince yargılanmak üzere son soruşturmanın İstanbul Anadolu Ağır Ceza Mahkemesinde açılmasına karar verilmiştir.
3.İstanbul Anadolu 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.03.2020 tarihli ve 2019/154 Esas, 2020/107 sayılı Kararı ile sanık hakkında icraî davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi gereği beraatine hükmolunmuştur.
4.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 23.02.2021 tarihli ve 2020/1115 Esas, 2021/482 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekili, sanığın avukat olması nedeniyle görevinin gereklerini yerine getirmekte gerekli dikkat ve özeni göstermesi gerektiği ayrıca satış süresi içinde satış mahallinde olduğu ancak pey sürmediği tanık beyanı ile sabit olmasına rağmen tecrübesizliği gerekçe gösterilerek beraat kararı verilmesinin hatalı olduğu nedenleriyle hükmü temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
İstanbul Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın çalışmakta olduğu avukatlık bürosundan aldığı talimat doğrultusunda alacaklı banka vekili sıfatıyla borçlu … hakkında yürütülen icra takibi kapsamında gerçekleştirilen rehinli aracın satışına ilişkin ihaleye pey sürmek niyetiyle katıldığı, ilk kez katıldığı satış işleminde tecrübesizliği ve bilgi eksikliği sebebiyle ihale sürecini gereği gibi takip edemediği, bu kapsamda 27.500 TL’ye kadar pey sürmesi istendiği halde teklif sunmayarak aracın daha düşük bir bedelle satılmasına neden olduğu, buna karşılık ihale mahallinde bulunduğunu kanıtlamak için ihale tutanağının ilgili kısmını imzaladığı, bu işlemden emin olmadığı için de işvereni olan avukata konu hakkında bilgi verdiği, somut olayda sanık avukatın bilgi eksikliğine bağlı hatasından kaynaklı satış işleminin daha düşük bedel ile yapılmasında sanık bakımından görevini kötüye kullanma kastıyla hareket ettiğini gösteren dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmadığından mahkemece 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi gereği sanığın atılı suçtan beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Sanık hakkında verilen beraat kararının gerekçesi yerinde olmamakla birlikte, sanığın rehinli aracın satışına katılması ancak pey sürmemesi şeklindeki eyleminin 1136 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen ve münhasıran avukatlar tarafından üstlenilerek yürütülecek işlerden olmaması nedeniyle görevi kötüye kullanma suçunun oluşmayacağı anlaşılmakla, İstanbul Anadolu 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.03.2020 tarihli ve 2019/154 Esas, 2020/107 sayılı Kararında sanığa atılı suçun yasal unsurları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmesi yerine, suç kastının olmadığı kabulüyle aynı Kanun-madde ve fıkranın (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmesi sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamış, verilen karar sonucu itibarıyla doğru bulunduğundan tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Açıklanan nedenle; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 23.02.2021 tarihli ve 2020/1115 Esas, 2021/482 sayılı Kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,10.05.2023 tarihinde karar verildi.