YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13001
KARAR NO : 2023/11109
KARAR TARİHİ : 14.11.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1141 Esas, 2021/153 Karar
SUÇLAR : Tefecilik
HÜKÜMLER : 1) Konya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.02.2020 tarihli ve 2019/317 Esas, 2020/288 sayılı Kararı ile; sanıklar hakkında atılı suçtan ayrı ayrı mahkumiyet
2) Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 27.01.2021 tarihli ve 2020/1141 Esas, 2021/153 sayılı Kararı ile; ilk derece mahkemesince kurulan mahkumiyet hükümlerinin kaldırılarak sanıklar hakkında atılı suçtan ayrı ayrı beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrasına göre temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrasına istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Konya Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.07.2013 tarihli ve 2013/22380 Soruşturma, 2013/11263 Esas, 2013/4808 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında tefecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 241 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmaları ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereği hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davaları açılmıştır.
2.Konya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2020 tarihli ve 2019/317 Esas, 2020/288 sayılı Kararı ile sanıkların tefecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 241 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesi uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis ve 500 gün karşılığı 10.000,00 Türk lirası (TL) adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3.İlk derece mahkemesince kurulan hükümlerin sanık … müdafii, sanık … ve mağdur … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 27.01.2021 tarihli ve 2020/1141 Esas, 2021/153 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükümlerinin kaldırılarak atılı tefecilik suçundan sanıkların 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereği ayrı ayrı beraatlerine hükmolunmuştur.
II.TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … vekili, eksik incelemeyle verilen kararların usûl ve yasaya aykırı olduğu, suçların sübuta erdiği sebepleriyle ve Yargıtayca resen gözetilecek sebeplerle sanıklar hakkındaki beraat hükümlerini temyiz etmiştir.
III.OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mağdur …’nun 2012 yılı Ağustos ayı içerisinde borçları nedeniyle kendisine ait olan bir gayrimenkulü satması için arkadaşının eşi olan sanık … ile görüştüğü, …’in, mağdurdan satılacak evin tapu fotokopisini aldığı, birkaç gün sonra …’in bir arkadaşının söz konusu evi satın alacağını mağdura ilettiği, satış işlemlerinin bir ay içerisinde gerçekleştirileceğini beyan edip 7.500,00 TL parayı mağdura kapora olarak verdiği ve karşılığında bir adet senet aldığı, aradan uzun bir süre geçmesine rağmen satış işleminin gerçekleşmemesinden şüphelenen mağdurun, …’i telefonla aradığı, …’in, mağdura “tefecilik işi ile uğraşan sanık …’den senin adına borç para aldım, senedi de …’e teslim ettim, eğer kısa bir süre içerisinde …’e 50.000,00 TL ödemezsen bu adamlar seni öldürürler, kocanı ve çocuklarını kaçırırlar” şeklinde beyanda bulunduğu, hemen akabinde …’in cep telefonundan mağduru arayarak “… senin adına benden 30.000,00 TL borç para aldı, bu para faizi ile birlikte 47.500,00 TL’ye ulaştı, bu parayı derhal öde!” dediği, böylece sanıkların iştirak halinde tefecilik suçunu işledikleri iddiasıyla açılan kamu davalarında sanıkların mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Duruşmalı inceleme neticesinde; mağdurun, sanıklardan faiz karşılığı para aldığına dair görgüye dayalı bir tanık beyanının bulunmaması, incelenen icra dosyalarında sanıkların herhangi bir senet alacaklısı olarak icra takibinde bulunmuş olmamaları, aksine dosyaların çoğunluğunda bankalara kredi kartı borcu nedeniyle borçlu sıfatı ile takibe uğramış olmaları, sanık …’in savunmasını doğrular şekilde satışa konu taşınmaz bedeli için banka aracılığıyla mağdurun hesabına para göndermiş olması, mağdurun suça konu olan taşınmazını suçun işlendiği iddia olunan tarihlerde üçüncü bir kişiye satmış olmasının da sanık …’in savunmasını doğrular nitelikte olması, kolluk araştırmasında sanıkların tefecilik yaptıklarına dair herhangi bir bilgi elde edilememesi, tefecilik yapan kişilerin faiz karşılığı verdiği paraları aleyhlerine delil oluşturacak şekilde banka aracılığı ile vermelerinin ve yine tefecilik yapan kişilerin çekmiş oldukları krediler ve kredi kartı borçlarından dolayı aleyhlerine bu kadar fazla icra takibi yapılmasının da hayatın olağan akışına uymadığı ve sanıkların herhangi bir ticari faaliyetle iştigal etmeyip emekli olmaları hususları da birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların üzerlerine atılı bulunan tefecilik suçunu işlediklerine dair mağdurun soyut iddiası haricinde mahkumiyetlerine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı değerlendirilerek sanıklar hakkındaki mahkumiyet hükümlerinin kaldırılarak ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanıkların leh ve aleyhlerindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddiaların reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmaları tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülükler için yeterli görmeyen Bölge Adliye Mahkemesinin beliren takdir ve kanaati karşısında katılan … vekilinin temyiz itirazları ile hükümlerde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 27.01.2021 tarihli ve 2020/1141 Esas, 2021/153 sayılı Kararında katılan … vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Konya 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.11.2023 tarihinde karar verildi.