Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/13242 E. 2023/7255 K. 08.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13242
KARAR NO : 2023/7255
KARAR TARİHİ : 08.06.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/797 Esas, 2020/2069 Karar
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜMLER : A) İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.03.2020 tarihli ve 2018/281 Esas, 2020/98 sayılı Kararı ile; atılı suçtan beraat,
B) İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 23.12.2020 tarihli ve 2020/797 Esas, 2020/2069 sayılı Kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddi.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrasınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrasına istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle ve şikayetçi …’nın katılma isteminin de yerinde olduğu anlaşılmakla, katılma kararının kaldırılmasına ilişkin 05.11.2019 tarihli ara kararın kaldırılmasına, …’nın 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kamu davasına katılan olarak kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamına göre katılan … vekili ile katılan …’in uygun görülmeyen duruşmalı inceleme taleplerinin 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesi uyarınca takdiren reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 26.03.2018 tarihli ve 2018/54622 Soruşturma, 2018/13239 Esas, 2018/2516 numaralı İddianameyle sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan son soruşturmanın açılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
2. İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.05.2018 tarihli ve 2018/136 Esas, 2018/120 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca yargılanmak üzere son soruşturmanın İstanbul Anadolu Ağır Ceza Mahkemesinde açılmasına karar verilmiştir.
3. İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.03.2020 tarihli ve 2018/281 Esas, 2020/98 sayılı Kararı ile sanığın 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine hükmolunmuştur.
4. Katılanların istinaf talebi üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 23.12.2020 tarihli ve 2020/797 Esas, 2020/2069 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … vekilinin temyiz istemi, sanığın yetkisiz olarak avukatlık görevini üstlendiğine, yetkisiz temsil ile aleyhine icra takibi başlattığına, icra takibi nedeniyle dava açmak zorunda kaldığına, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 38 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendini ihlal ettiğine ayrıca eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ve sair hususlara yöneliktir.
Katılan …’nın temyiz istemi, sanık hakkında Türk Medeni Kanunu’nun 406 ncı maddesi uyarınca kısıtlılık kararı verilen İsmail Atay’ın doğrudan vekaletini aldığına, yetkisiz olarak avukatlık görevini üstlendiğine, yetkisiz temsil ile İstanbul Anadolu 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/267 Esas sayılı vesayet dosyasında kendisi taraf olmamasına rağmen aleyhine icra takibi başlattığına, icra takibi nedeniyle dava açmak zorunda kaldığına, 1136 sayılı Kanun’un 38 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendini ihlal ettiğine ayrıca eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde İstanbul Barosuna kayıtlı avukat olan sanık hakkında, 1136 sayılı Kanun’un 38 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi hükmüne aykırı şekilde davranmak, aynı işte menfaatleri zıt olan hem kısıtlı adayı …’ın hem de vasi adayı …’nun vekilliklerini üstlenmek suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkra hükmüne aykırı davrandığı iddiasıyla icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kamu davası açılmıştır.
Mahkemece; İstanbul Anadolu 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/267 Esas sayılı vesayet dosyası incelendiğinde; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 382 nci maddesi uyarınca konusu itibarıyla çekişmesiz yargı kapsamında değerlendirilen vesayet davasında, kısıtlı …. ile vasi adayı … arasında bir menfaat çatışması bulunmaması, somut olayda tespit edilen bir zarar da bulunmadığı kabulüyle unsurları oluşmayan icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine hükmedilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararının katılan … vekili ve şikayetçi … tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda beraat hükmünde bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Katılan … vekilinin ve katılan …’nın temyiz istemlerinin yapılan değerlendirmesinde; delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmüne karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 23.12.2020 tarihli ve 2020/797 Esas, 2020/2069 sayılı Kararında katılan … vekili ve katılan … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,08.06.2023 tarihinde karar verildi.