Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/13246 E. 2023/5544 K. 26.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13246
KARAR NO : 2023/5544
KARAR TARİHİ : 26.04.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/684 Esas, 2021/741 Karar
SUÇLAR : İcrai ve ihmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜMLER : A) Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.01.2021 tarihli ve 2019/172 Esas, 2021/38 sayılı Kararı ile; zincirleme şekilde ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet,
B) İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 31.03.2021 tarihli ve 2021/684 Esas, 2021/741 sayılı Kararı ile; düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrasınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrasına istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 02.01.2019 tarihli ve 2019/50 Soruşturma, 2019/4 Esas, 2019/1 numaralı İddianameyle sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan son soruşturmanın açılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
2. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.02.2019 tarihli ve 2019/13 Esas, 2019/140 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca yargılanmak üzere son soruşturmanın Aydın Ağır Ceza Mahkemesinde yapılmasına karar verilmiştir.
3. … Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 1136 sayılı Kanun’un 59 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 31.01.2019 tarihli ve 2019/1435 Soruşturma, 2019/630 Esas, 2019/57 numaralı İddianameyle sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan son soruşturmanın açılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
4. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.05.2019 tarihli ve 2019/40 Esas, 2019/170 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları uyarınca yargılanmak üzere son soruşturmanın Antalya Ağır Ceza Mahkemesinde açılıp yapılmasına karar verilmiştir.
5. Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.11.2019 tarih ve 2019/311 Esas, 2019/525 sayılı Kararı ile; her iki dava arasında şahsi ve fiili bağlantı bulunduğu, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin değerlendirilmesi açısından gerekli olduğu gerekçesiyle bu davanın Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/172 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.

6. Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.01.2021 tarihli ve 2019/172 Esas, 2021/38 sayılı Kararı ile sanık hakkında zincirleme şekilde ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası karşılığı 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.
7. Katılan ve sanığın istinaf talebi üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 31.03.2021 tarihli ve 2021/684 Esas, 2021/741 sayılı Kararı ile; hüküm fıkrasına, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin 5 nci fıkrası uyarınca aynı maddenin birinci fıkrasının (e) bendindeki hak ve yetkilerin yasaklanmasına ilişkin bendin eklenmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan 03.05.2021 havale tarihli temyiz dilekçesi ile; sanık hakkında daha ağır bir cezaya hükmolunması gerektiğinden bahisle hükmü temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin Kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Suç tarihlerinde Antalya Barosuna kayıtlı serbest avukat olan sanığın, katılanın vekilliğini üstlendiği ve bu vekalet ilişkisi kapsamında; davalı katılan aleyhinde açılan Aydın 1. Aile Mahkemesinin 2015/233 Esasına kayden görülen boşanma davasında yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne dair verilen aleyhe karar sonrasında davalı katılanın vekilliğini üstlendiği ve istinaf talebinde bulunduğu halde, istinaf dilekçesi sonrasında, gerekli gider avansını yasal süre içerisinde yatırmadığından, mahkemece istinaf isteminin reddine dair 03.05.2017 tarihli ek kararın verilmesine sebebiyet verdiği, keza alacaklı katılan vekili sıfatıyla Antalya 1. İcra Müdürlüğünün 2016/10040 sayılı dosyası üzerinden yürüttüğü icra takibinde, 30.11.2016 tarihinden sonra dosyada herhangi bir işlem yapmayarak alacağın tahsilini geciktirdiği, hakeza davacı katılan vekili sıfatıyla, Antalya 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/1234 Esasına kayden görülen itirazın iptali davasında 20/12/2011 tarihli duruşmaya mazeretsiz olarak katılmayıp, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 150 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına ve üç aylık yasal süre içinde de davayı yenilemeyerek aynı maddenin beşinci fıkrası gereğince davanın açılmamış sayılmasına dair kararın verilmesine sebebiyet verdiği gibi katılana davanın safahati hakkında bilgi de vermediği iddia ve kabul edilerek zincirleme şekilde ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Kararın istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmadan dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmaması dışında bir isabetsizlik bulunmamış ve bu yönden de düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında adli para cezasına esas alınan tam gün sayısının hüküm fıkrasında gösterilmemesi suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin 3 üncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin 6 ncı fıkrasına muhalefet edilmesi ile sanığın, davalı katılan aleyhinde açılan boşanma davasında yapılan yargılamada, davanın kabulüne dair verilen aleyhe karar sonrasında davalı katılanın vekilliğini üstlendiği ve istinaf talebinde bulunduğu halde, istinaf dilekçesi verdikten sonra gerekli gider avansını yasal süresi içerisinde yaptırmadığından, mahkemece istinaf isteminin reddine dair ek kararın verilmesine sebebiyet verdiği iddiasına ilişkin olarak; 6100 sayılı Kanun’un 74 üncü maddesine göre, açıkça yetki verilmediği takdirde vekilin kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarla ilgili davaları açamayacağı ve takip edemeyeceği, davalı katılan ile sanık arasında düzenlenen vekaletnamede boşanma davası açma ve takip etme yetkisinin bulunmadığı, bu şekilde usulüne uygun düzenlenmeyen vekaletnameye dayanarak yapılan işlemlerle alakalı sanığın sorumluluğuna gidilemeyeceği anlaşılmış ise de; iddia olunan diğer eylemlerin sabit oluşu ve mahkemece zincirleme suça ilişkin artırımın alt sınırdan yapılmış olması nedeniyle bu husus sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştirilen hususlar dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne karşı düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında katılanın temyiz itirazları ile hükümde dikkate alınan sair hususlar yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 31.03.2021 tarihli ve 2021/684 Esas, 2021/741 sayılı Kararında katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştirilen hususlar dışında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,26.04.2023 tarihinde karar verildi.