YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14148
KARAR NO : 2022/14098
KARAR TARİHİ : 01.12.2022
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Müdafilerin duruşmalı inceleme taleplerinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşılan sanıklar … ve … yönünden duruşmalı, sanık … bakımından ise duruşmasız olarak yapılan incelemede;
Anayasa’nın 141/3, CMK’nın 34/1 ve 289/1-g maddeleri gereğince, hakimlerin ve mahkemelerin her türlü kararının gerekçeli olarak yazılmasının zorunlu olduğu, CMK’nın 230/1. maddesine göre de mahkumiyet hükmünün gerekçesinde delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi, ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesi gibi hususların bulunması gerektiği ayrıca rüşvet suçunun kamu görevlisinin görevinin ifası ile ilgili bir işi yapması veya yapmamasına bağlı olarak kendisine veya göstereceği bir başka kişiye menfaat sağlanması ile gerçekleşebileceği nazara alındığında; sanık …’un aşamalarda tarımsal destekleme işlemlerinde görev almadığını savunduğu, teftiş raporu ekindeki suça konu işlemleri yapanları gösteren listelerde ve soruşturma evresinde alınan bilirkişi raporunda işlem yapanlar arasında bu sanığın adına yer verilmediği halde … Tarım İl Müdürlüğünün 16/03/2009 tarihinde … İl Merkez Jandarma Komutanlığına yazdığı 16/03/2009 tarihli cevabi yazıda işlem yapanlar arasında bu sanığın adına da yer verildiği gözetilerek, sanığın suça konu işlemleri yapmakla görevlendirilip görevlendirilmediği, görevlendirilmiş ise hangi işlemleri yaptığı hususları açıklığa kavuşturulmadan, diğer sanıkların hangi işlem ve eylemlerden ne şekilde sorumlu oldukları belirlenmeden, 17/10/2008 tarihinde sadece sanıklardan … yönünden ihbarda bulunulması karşısında … hakkında …’a rüşvet verme isnadı bakımından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşulları karar yerinde tartışılıp değerlendirilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
5237 sayılı TCK’nın, 05/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önceki rüşveti tanımlayan 252/3. maddesinde “Rüşvet, bir kamu görevlisinin görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır” denilerek sadece nitelikli rüşvete yer verildiği, kamu görevlisinin yapması gereken işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanmasının veya kişilerin bu şekildeki … için kamu görevlisine çıkar temin etmelerinin rüşvet tanımından çıkarıldığı, eylemin, görevin gereklerine aykırı olarak bir işin yapılması veya yapılmaması için menfaat temin edilmesi durumunda rüşvet, kamu görevlisinin yapması gereken bir işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanması durumunda ise 6352 sayılı Yasa’dan önceki haliyle 5237 sayılı TCK’nın 257/3. maddesinde düzenlenen “görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama” suçunu oluşturacağı, kamu görevlisi olmayan diğer kişilerin ise özgü suç niteliğindeki bu suça TCK’nın 40/2. maddesi uyarınca azmettiren veya yardım eden sıfatıyla iştirak edecekleri nazara alındığında; suç tarihlerinde … Tarım ve Orman İl Müdürlüğü bünyesinde görev yapan sanıklar … ve …’un sanık … tarafından menfaat sağlanması karşılığında sahte tapulama tutanaklarına dayalı tarımsal destekleme başvurularını sisteme kaydettikleri kabul edilen somut olayda … Cumhuriyet Başsavcılığının 13/02/2019 tarihli ve 2009/13422 soruşturma sayılı kararı ile bu başvurularla ilgili olarak resmi belgede sahtecilik, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve görevi kötüye kullanma suçlarından ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğinin anlaşıldığı, dosya kapsamından söz konusu kararın kesinleşip kesinleşmediğinin belirlenemediği gözetilerek, bu hususun araştırılarak kararın kesinleştiğinin anlaşılması halinde rüşvet alma ve rüşvet verme suçları ile ilgili olarak sanıkların meşru zeminde bulunduklarının kabulü gerekeceğinden, kamu görevlisi olan sanıklar … ve …’a yüklenen rüşvet alma isnatlarının suç tarihlerinde yürürlükte olan ve sanıklar lehine bulunan 5237 sayılı TCK’nın mülga 257/3. maddesinde düzenlenen görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama, kamu görevlisi olmayan sanık …’e yüklenen rüşvet verme eylemlerinin ise TCK’nın 40/2. maddesi uyarınca özgü suç niteliğindeki bu suça azmettirme veya yardım etme suçlarını oluşturacağı dikkate alınarak, suç vasfının, buna bağlı olarak zamanaşımı hükümlerinin değerlendirilmesi suretiyle sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesi uyarınca temel cezanın, söz konusu maddenin 1. fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlarla aynı Kanun’un 3. maddesinin 1. fıkrasındaki “Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur” şeklindeki yasal düzenlemeler ile dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, suç kastındaki yoğunluk, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı gözetilerek cezanın alt ve üst sınırı arasında makul bir oranda belirlenmesi gerekirken, sanıkların sabit kabul edilen rüşvet alma ve rüşvet verme fiilleri ile bu suçların işlenmesiyle elde edilen ve sağlanan menfaat miktarları tespit edilmeden, ek kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kaynaklanan kamu zararı esas alınmak suretiyle yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle ceza tayini,
5271 sayılı CMK’nın 226/1. maddesine aykırı biçimde iddianamede yer almadığı ve ek savunma hakkı tanınmadığı halde sanık … hakkında TCK’nın 43/2-1. maddesinin uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5271 sayılı CMK’nın 302/2 ve 307/5. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, bozma kararının içeriği de gözetilerek aynı Kanun’un 304/2-a maddesi gereğince dosyanın … 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİNE 01/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
01/12/2022 tarihinde verilen … bu karar 21/12/2022 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet savcısı Şerafettin Elmacı olduğu halde, sanık … müdafi Av. … ile sanık … müdafi Av. … ve Av. …’un yokluğunda tefhim olundu.