Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/14798 E. 2023/3856 K. 03.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14798
KARAR NO : 2023/3856
KARAR TARİHİ : 03.04.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1506 Esas, 2019/2392 Karar
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜMLER :1-İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.05.2019 tarihli, 2017/367 Esas ve 2019/197 sayılı Kararı ile; eylemin sübutu halinde zimmet suçunu oluşturacağı kabulüyle bu suçtan beraat,
2-İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 20.11.2019 tarihli ve 2019/1506 Esas, 2019/2392 sayılı Kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddi.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrasınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrasına istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1…. Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.07.2015 tarihli ve 2015/74600 Soruşturma, 2015/25175 Esas, 2015/2739 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesi uyarınca son soruşturmanın açılması kararı verilmesi talep edilmiştir.

2…. 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.09.2015 tarihli ve 2015/339 Esas, 2015/314 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca yargılamasının yapılması ve delillerin takdiri için 1136 sayılı Kanun’un 59 uncu maddesine göre son soruşturmanın İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinde açılıp yapılmasına karar verilmiştir.

3. İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.04.2017 tarihli ve 2015/241 Esas, 2017/129 sayılı Kararı ile sanık hakkında zimmet suçundan beraatine hükmedilmiştir.

4.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 23.11.2017 tarihli ve 2017/2296 Esas, 2017/2456 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca bozulmasına karar verilmiştir.

5.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.05.2019 tarihli, 2017/367 Esas ve 2019/197 sayılı Kararı ile sanık hakkında zimmet suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine hükmolunmuştur.

6.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 20.11.2019 tarihli ve 2019/1506 Esas, 2019/2392 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 286 ncı maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan vekilinin temyizi, sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan bir hüküm verilmemesine, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Suç tarihinde İstanbul Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, katılanın vekili olarak alacaklı vekili sıfatıyla takip ettiği İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün 2010/19779 sayılı dosya kapsamında 49.540,38 TL’yi tahsil ettiği halde, 33.540,38 TL’yi katılana vermeyerek uhdesinde tuttuğu, ayrıca katılandan teslim aldığı borçlusu … olan 31.12.2010 vadeli, 5.000,00 TL bedelli bonoyu tahsil ettiği halde, katılana vermeyerek uhdesinde tuttuğu iddiasıyla icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılması talep edilmiştir.

Temyizin Kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Mahkemece; iddia, savunma ve bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamına nazaran, sanığın eyleminin sübutu halinde zimmet suçunu oluşturacağı ve bu suçun yasal unsurlarının oluşmadığı kabul edilerek sanığın beraatine hükmolunmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Katılan vekilinin istinaf talebi üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 20.11.2019 tarihli ve 2019/1506 Esas, 2019/2392 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükmüne karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında katılan vekilinin temyiz itirazları ile hükümde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 20.11.2019 tarihli ve 2019/1506 Esas, 2019/2392 sayılı Kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,03.04.2023 tarihinde karar verildi.